Solcuların olayları romantize etmeleri, slogan ve söylemleri, oldu bitti bana çocukça gelmiştir. Ayakları yere basmayan, her şeyi bilir havalarına rağmen gerçeklikten kopmuş bir yığın insanın salvoları veya boşa kürek çekmeleri gibi.

Din gibi tartışmasız inanmışlar, kendi yarattıkları heyulaya! Ağabeyler, “devrim, sınıf mücadelesi, halkların kardeşliği, hak, adalet, eşitlik…” gibi duyunca kimsenin itiraz edemeyeceği sözcükler, kavramlar ve ifadeleri kullanırken, ıssız bir adada ufka bakıp bir geminin yanaşmasını bekliyorlar sanki! Çok fotojeniksiniz Allah için!

E güzel de biz yıllarca CHP’den de hiç kötü ifadeler duymadık. “Özgürlük, laiklik, çağdaşlık, demokrasi…” Nesi var bunların; kötü mü!

Peki, siyasette söylem ve ifadeler önemli bir araçsa, duyunca da “pek güzel” diyorsak, neden halkta somut karşılığı yok!

“Emeğin sömürülmesine karşıyız!” Neden işçiler bu ifadeden sonra çok harfli sol partilerin yanında yer almıyor! Neden, ‘sizi kimse istemiyor” ağabeyler!

Siz hiç bunu düşünmez misiniz? Sorun nerede?

Neden inandırıcılığınız yok?

Geçenlerde “Savaşa karşıyız!” bildirileri dolaşıyordu ortalarda. Bu bile itibar görmedi halkta; neden acaba! Dahası mı var; savaş kötüdür ve siz karşısınız! Gel gör ki; kimse tınmadığı gibi alay konusu oldunuz sosyal medyada!

Bir şey var! Etkinizi çarpan bir sıfır sanki.. Hop yutuveriyor sizi!

Haşmet Babaoğlu, okuyunca çok güldüğüm bir benzetme yapmış sizler için.

Güzellik yarışmalarında "dünya için barış" isteyen şapşal kızlar!

Sahiden aynen böyle göründüğünüzün farkında değil misiniz?

Çıkın diyor Haşmet Bey, çıkın artık şu hipnozdan!

Diyor da kim takar ki; siz her şeyin doğrusunu bilirsiniz!

Artık, laftan ibaret söylemlerinizin kendi içinizde bile inandırıcılığı yok. Fakat, öyle bir ideolojik körlük içindesiniz ki, ortaya koyacak bir şey de olmayınca, inadına bu tutumu sürdürüyorsunuz.

Bak şimdi! “İnadına!” deyince, bu sözcük de sizde çok revaçtadır. Sol yumruk havada; “İnadına……”

Çoğunuz da okumuş etmiş insanlarsınız da bir şey var sizde de vallahi ben çözemedim.

Koca koca insanlarsınız. Gençleri, bilimsel çalışmalara yönlendirmek, düşünmeye ve araştırmaya sevk etmek çok daha ilkeli bir duruş değil mi?Üniversitelerde, çoçukların kafasını boş işlerle meşgul edip, delikanlılık dönemlerini istismar ederken, ortaya somut olarak koydunuz ne var; hiç…

Yıllar önce, “Çorba nasıl kaynayacak çorba!” diyen amcaya, mahallenin solcu gençleri, “Hele devrim olsun… Emek, özgürlük, sınıf… bikbik…” deyince; beğendiğim oğlanın tüm karizması gözümde yerle bir olmuştu.

Ağzım açık dinlediğim günlerime acımıyorum canım!  Yoksa, fasarya olduğunuzu nasıl anlardım. Tabi, başka nedenler de vardı bana tuhaf gelmenizin.  Bir gruba ait olmak, bireysel özgürlüğümü tırpanlıyorsa ki, öyleydiniz, kaçarım hemen! Siz de bir çeşit dini cemaat gibisiniz aslında.

En komiği de parayı çok sever, iyi muhitler, lüks araba ve marka giysilerle komünist takılmanız olur. Ha bunları sevmeniz değil mesele, hani düzeni ve dünyayı değiştirmek istiyorsunuz ya; işte fırsat size, buradan, kendinizden başlayınız.

Ne demiş AldousHuxley:

Bir insanın yaşadığı evrende yapabileceği ve düzeltebileceği tek şey kendini değiştirmesidir. İnsanın gücü her şeye yetmez ama kendini değiştirmeye her zaman gücü yeter. Kendini değiştirebilen bir insan ise her şeyi değiştirebilir.İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır. Kendisi...”

Hipnozda mısınız bilmem ama uykuda olduğunuz kesin!

guldalicoskun@hotmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.