Neden kimse üzerine alınmaz?

Sadullah Özcan 13.08.2017


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan bir süredir ağzı çıktığı kadar yüksek sesle feryat ediyor. Parti yönetimlerindeki ve kademelerinde ki metal ve mental yorgunluktan bahsediyor. İl-ilçe teşkilatlarının köhneleşmesinden, belediye yönetimlerinde üstten bakıştan, vekillerin vatandaştan uzak kalışından.

Cumhurbaşkanı'nın bu feryatları ülkenin en ücra köşesinde, milletin en küçük ferdinde karşılık buldu. Millet şimdi Cumhurbaşkanı'nın bu feryatlarını konuşuyor. Koyduğu teşhisin tam isabet, yaptığı çağrının yerinde olduğunu konuşuyor. Toplum şunun çok iyi farkında, Türkiye'de yenileşme AK Parti'den başlamadıkça başarılı bir dönüşüm olmayacak. Bu yenileşmenin, değişimin, dönüşümün mimarı olarak Recep Tayyip Erdoğan görülüyor. O nedenle 16 Nisan sonrasında AK Parti'ye yönelik sözleri toplumun umut kaynağı olarak görüldü.  Üç yıl aradan sonra üstlendiği AK Parti Genel Başkanlığı tek başına değişimin kendisi. Fakat her şeye rağmen değişimi Bakanlar Kurulu'nda  da bekledi. MKYK'da da bekledi. MKYK'da değişim sınırlı kaldı. Sınırlı kalışı Binali Yıldırım'ın gelişi ile zaten olduğu şeklinde yorumlandı. Kongre'den sonra beklenen Bakanlar Kurulu revizyonu sürpriz bir zamanda etkili bir şekilde yapıldığı yorumları sonradan yapıldı. Gördüğümüz kadarı ile Bakanlar Kurulu'nda ki sürpriz değişim aslında Cumhurbaşkanı'nın istediği değişim mantalitesinin şifrelerini gösterdi. Hem yaptığı işte başarılı olan, hem de milletin beklentilerine hitap eden simalara öncelik. Diğer açıdan bakıldığında mecbur kalınacak bir seçime hazırlık.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın memleketi Rize'de açıkça dillendirmeye başladığı parti kademelerine yönelik eleştirileri ve çağrıları her ne kadar toplumsal yapıda çok güçlü bir karşılık oluştursa da asıl muhataplarını sağır ve dilsiz rolüne sevk etti. Adeta Erdoğan'ın sözleri AK Parti kademelerine değil CHP teşkilatlarına, MHP teşkilatlarına yönelikmiş gibi algılanıyor. Bu sözler ve uyarıları hiçbir il-ilçe teşkilatı, hiçbir genel merkez yönetimi, hiçbir milletvekili, hiçbir belediye başkanı veya belediye meclis üyesi üzerine alınmıyor.

Bir tek il başkanı, bir tek ilçe başkanı, bir tek belediye başkanı “Bu sözlerin muhatabı biziz.” deyip, “Buyurun istifa mektubumuz. İstediğiniz tasarruf başımızın üstüne” deme cesaretini halen göstermedi. Bu durum normal mi, anormal mi? soramadan edemiyorum. Bu soruları sadece ben sormuyorum. Konuştuğum, görüştüğüm vatandaşlarda soruyor. Sormakla kalmıyor vatandaş cevabını da veriyor; “Öyle görülüyor ki tutanlar yağlı kapıyı bırakmak istemiyorlar. Kim bırakmak ister ki? Adamın AK Parti ile alakası yok. Ama menfaati için köşeyi kapmış. Neden terk etsin ki?”

Şu net olarak orta da, AK Parti yönetimleri Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerinden sonra ciddi bir samimiyet imtihanında. Bu imtihanı anlayan, üstüne alan daha olmadı. Erdoğan'ın her konuşmasında dile getirmesine rağmen kendiliğinden oluşmayacağı kesinleşecek olan değişim bundan sonra zora ki devreye girecektir.

Erdoğan değişimin gücünün farkında. Fakat bu değişimin gönül rızasına dayalı gerçekleşmesini istiyor. Milletin değişim beklentisine AK Parti'de normal yollardan karşılık bulunamadığı takdirde köklü bir manevra uzak olmayacaktır. Bir gün Recep Tayyip Erdoğan'ın “Bütün teşkilatları lağvetme' haberi duyulursa sürpriz olmasın. Çünkü değişim ihtiyacına cevap vermek teşkilatların ve AK Parti kadrolarının insafına bırakılmayacak kadar önemlidir. Aksi takdir de Recep Tayyip Erdoğan'dan milletin beklentisi boşa çıkacaktır.

Bu satırları kaleme alırken bir dostumu aradım. Yazdıklarımda yanılmayayım. Haksız yere bazı ifadelerde bulunmayayım diye. Fakat o dostun AK Parti tabanındaki tespitleri daha enteresan. Bu dostun ifadelerine göre samimi AK Parti tabanı şu an Reis konusunda tereddütsüz. Fakat AK Parti'yi temsil ettiğini sananların tavır ve davranışları samimi tabana karşı yabancı. Bu tavırlarının yapmacık olduğu her tutum ve davranışta kendini gösteriyor. Zaten dostun aktardığına göre “Durum böyle giderse Başkanlık için oyumuz kuşkusuz Reis'e, ama sonrası meçhul” diyenler giderek çoğalıyor.

Zaten dostun anlattıkları son zamanlarda vatandaşın ağırlıklı görüş ve düşüncesini yansıtıyor. AK Parti'den ümidin kesilmesine rağmen Recep Tayyip Erdoğan. O ümidin boşa çıkma lüksü yoktur.

Daha çok yazılacak şeyler var ama şimdilik bu kadar.

Kalın sağlıcakla…

 


Etiketler: