Otobüs durağa yanaştı. Kapı açıldı. Düşecek gibi oldu. Hemen yakalayıverdim kolundan. Kurtulmuştu düşmekten. Dönüp yüzüme baktı. Bir derin iç çekti.

-Keşke beni tutmasaydınız der gibi bir hali vardı.

-Ölseydim de kurtulsaydım bu ıstıraptan sözleri de dökülüverdi dudaklarından.

Halbuki kendimce iyilik yapmıştım. Onu düşmekten kurtarmıştım. Fakat bir teşekkür bile etmeden gitmişti. Neyse dedim. Yap iyiliği dön sırtını.

Onun bu hali bana dert olmuştu. Bir daha karşıma çıksaydı diye içimden geçirmişim o an. Günler geçmişti bu hadisenin üzerinden. Hatta aylar neredeyse yıllar. Dünyanın dalmıştım gailelerine. Fakat unutamamıştım o anı uzun bir süre.

Bugün toplu taşıma araçlarıyla işime gideyim diye niyet ettim. Çocuklarımın yanaklarından öptüm. Eşimden helallik aldım. Evden çıktım. Vardım durağa. Bindim otobüse. Oturdum koltuğun birine. Aldım kitabımı elime. Başladım okumaya. Bir kaç durak ilerledik. Ardından hazin bir buyurun böyle bacım sesiyle irkildik. Kaldırdım kitaptan başımı. Bir kadın ve kucağında bir çocuktu bu dramatik yer vermenin muhatabı. Başımı indirip tekrar kitabıma döneyim derken. Yoksa bu o mudur dedim birden. Duam kabul olmuştu. Bunca zaman sonra onunla tekrar karşılaşmıştım. Evet bu o düşmekten kurtardığım kadındı. O beni görmüyordu. Görse de belki tanımazdı. Fakat ben görüyordum onu. Hali yüreğimi yaktı. İlk karşılaşmada bir teşekkür etmemesinin sebebi anlaşılmıştı.

Nice hayatlar var ki yoktur hakikatinden haberimiz.

Ve nice nimetler var ki hayatımızda farkında değiliz.

Hayatının baharında olan birinin, ölümü neden bu kadar arzu ettiğini şimdi anlıyordum.

Başladım hüzünlü hüzünlü onu seyretmeye. Kucağındaki çocuğu galiba devasız bir derde tutulmuştu. Belki de doğuştandı. Cebinden çıkarıyordu bembeyaz bir mendil. Siliyordu sürekli çocuğun ağzını şefkatli bir el.

Kapattım kitabı çantama koydum. O çileli annenin yavrusu için yaptıklarını seyre daldım. Hiç bir engeli yokmuş gibi seviyordu evladını. Sanki hayattaki tek ıstırabı evladının iyileşmesi idi. Üzerine gelen o garip bakışlara hiç aldırış etmiyordu. Her defasında ağzından akan suları silip yanağına öpücük konduruyordu. Arada bir camdan dışarıya bakıyordu. Bakışlarındaki derinlik bir şikayet değildi yaradana. Sanki sağlıklı çocukların kıymetini bilmeyen ebeveynlere sitem gibiydi. Çocuğun hareketliliğiyle birden kendini alıyordu o haletten. Yıllardır evladını görmemiş gibi şefkat gösteriyordu ona yeniden. Yine siliyordu ağzından akan suları. Kokluyordu başını ve arz ediyordu derdini bir yere. Gözünden akan yaşlar yanaklarını ıslatıyordu. Acizliğini ve çaresizliğini böyle dile getiriyordu. Lakin derdini daha fazla gizleyemiyordu. O masum yavrusuna davranışı çok nazik ve şefkatliydi. Anne olmak galiba tam da böyle bir şeydi. İnsan olmanın ve insan kalmanın en somut tespitiydi. Ta ineceği durağa kadar hep bu hal üzereydi. Otuzlu yaşlarda birisiydi. Ama derdi onu çok daha ileri yaşlarda göstermekteydi.

Vardık gideceğimiz durağa. Önce ben davrandım bir daha düşmesin diye. İndim ve dışarıda onu bekledim.

-Buyurun bu taraftan hanımefendi dedim.

-Siz o adamsınız. Yine mi karşıma çıkarıldınız. Galiba geçen defa size teşekkür etmemiştim düşmekten beni kurtardığınızda. Herhalde beni anladınız bu halimin akabinde. Yıllardır bu çocuğumla ilgilenmekteyim. Sürekli ıstırabımı bir yere arz etmekteyim. Bazen oluyor ki ölümü hayattan daha çok arzuluyorum. O gün işte böyle bir haldeydim. Lütfen hakkınızı helal ediniz. Bana ve çocuğuma da dua ediniz.

Ha bir de evliyseniz ve evlatlarınız varsa onların sağlığını önceleyiniz. En büyük sermayeniz ve sevinciniz onların sağlıklı oluşudur. Korkmayınız rızıklarını Allah verir. Başarıları ise çok önemli değildir. Hele itibar ve şeref denen şey ise bence sağlıklı olmanın yanında çok anlamsız bir şeydir. Görüyorsunuz halimi. Neler vermezdim ki çocuğumun sağlıklı olması için. Ne yapalım bu da benim kaderim. Sakın yanlış anlamayınız şikayetçi değilim. Ben derdimle yaşamayı çoktan öğrendim.

-Nereye gidiyorsunuz. Bu hastanede çok arkadaşım var. Sizlere seve seve yardım ederler. Buna emin olun. Yapılacak bir şey varsa yerine getirirler dedim.

-Benim hastaneye gelişim bir avunmaktır. Hastalığımızın çaresini ancak Allah verir. Eğer olsaydı evladımın bu derdine bir çare. Neler vermezdim ki bu sevdiğim biçareye. Ama her evden çıkışım kendimi aldatmanın bir oyunudur. Bu hastalığın çaresi ancak öldükten sonra bulunur. Siz yine de bize dua ediniz. Umulmaz bir yolun yolcusuyuz biz.

Çaresizliğin ve acizliğin resmiydi sanki o anne. Kelimeler kifayetsiz, yapılan iyilikler ise görünüşte tesirsiz kalıyordu bu kişilere.

Nice imkanı olanlar vardır ki çaresizlik içinde kıvranıp dururlar. Nice çaresizler de vardır ki imkanlar peşinde koşarlar. Elindekinin kıymetini bilenlerdir daima mutlu ve mütevekkil olanlar.

Bir anne daima annedir. Cennetin, annelerin ayaklarının altına bırakılması da Hakk’ın en hikmetli tecellilerindendir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Zavalsız 2018-02-17 00:42:39

Yazarımızın kalemine ve gönlüne sağlık. Peygamber Efendimiz ( S.A.S. ) de buyurmuşlar ki:
Mümin bir kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü isabet etse, hattâ ayağına bir diken batsa… Bunlar, müminin günahlarına keffaret olur. Bir tanıdığıma evladı olduğunda Allah'ım sağlık ve sıhhatle büyütsün dediğimde bana Allah hayırlısını nasip etsin dememi söyledi ben de şaşırmıştım niye böyle dedi diye sonradan öğrendim ki çocuğu engelliymiş. Engelli birisi olarak AK Parti den ve sayın Cumhurbaşkanımız dan ALLAH razı olsun sağlık ve Engelli konularında çok önemli hizmetler vermekteler.

Avatar
GaziHakki eygul 2018-02-17 10:40:51

Değerli hocam Mehmet Emin Bey yazısını ilk defa okudum çok duygulandım bir devlet Gazisi olarak kendimi hep hastalıklı üzüntü içinde gördüm kendime o Yazıdan bir pay biçtim bir insanın dermanı olmayan Hatta bir annenin bir hastalık içinde nasıl Hayata baglı olmaya çalıştığını gördüm bundan da anlaşılıyor ki hayatta mutluluk ve huzur daim aranınca bulunuyor çabayla sabırla yazarımız bilgisi ve merhametiyle yazılara dökerek bizleri de Aydınlatmıştır.

Avatar
Suleyman yılmaz Şerbetçi 2018-02-17 08:07:36

Yarabbi hiç bir Anne ve babayı evlatlarının hastalıkları ve acıları ile imtihan eyleme.

Avatar
tahsin özyamak 2018-02-17 08:23:32

Hastalık ve sağlığın kıymetini sabır ve şükürle Yaşamımıza zikredebilsek hayatımızın ne kadar kıymetli olduğunu anlayacağız sanırım.

Avatar
Aydın Saygılı 2018-02-17 10:57:39

Mevlam kimseyi evladıyla imtihan etmesin Allahım şifasını versin amin amin amin

Avatar
Ahsen 2018-02-17 10:12:18

Anne olmak ne zor...Anl8amak lazım.

Avatar
mervenur uludag 2018-02-17 13:47:52

Rabbim tum hastalara yardim etsin insAllah

Avatar
Beyti kebap Ercan usta 2018-02-17 17:02:01

Rabbim tüm hasta kullarına şifa ve sabır etme nimetini nasip etsin inşeAllah