Sabah odamı açtım, bilgisayarın başına oturdum. Haberlere şöyle kısaca göz gezdirirken gözüme çarpan başlığın altını okuduğumda ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz.

Ankara’da ABD Konsolosluğunun olduğu caddenin ismi “Zeytin Dalı” olarak değiştiriliyormuş. Caddenin eski ismi “Nevzat Tandoğan”dı. Hani şu meşhur Tandoğan… Jakoben-Otoriteryen-Kemalist Bürokrasinin en bıçkın isimlerinden birisi. Ankara’da bulunduğum zamanlarda gerçekten de Ankara’daki pek çok cadde isminden nefret etmişimdir. Birisi de buydu. Çok şükür değişmiş. Bu değişimler çok önemli. Ankara’nın soğuk yüzünün bu türden değişimlerle biraz tebessüm eder hele getirilmesi gerekiyor. Diğer bazı cadde isimleri de değiştirilmeli. Jakobenizmi, otoriteryenizmi ve yabancı hayranlığını çağrıştıran bütün cadde isimleri değiştirilmeli. Bugünlerde yürütülen Afrin operasyonu dolayısıyla Amerika’ya kapak olacak cinsten bir girişim olması yanında Ankara’nın resmi-soğuk, ekşimiş yüzünün biraz makyajlanması için de bu gerekliydi. Tebrikler Mustafa başkan, yüreğine sağlık!

Taksim Meydanı’nın da ismini değiştirsek!

Biliyorum bizdeki endişeli modernler bundan biraz huylanacaklar ama, Taksim meydanının ismini değiştirsek de mesela orayı “Kut’ül Amare” meydanı yapsak? Nasıl Olur? Güzel olmaz mı? İngiliz emperyalizmine sağlam bir tokat attığımız bu “Kut’lu” zaferin anısına Taksim meydanına bağlanan caddelerden birisine de “Halil Kut Paşa Caddesi” ismini versek Büyükşehir Belediyesi Meclis kararıyla. Hı, ne dersiniz? Birkaç sene sonra da şöyle seçkin bir mimari eser olması kaydıyla bir de estetik ve mimari boyutları zenginleştirilmiş bir cami yapıversek Taksim Meydanı’na güzel olmaz mı? Unutmayalım bir ülkede şehirlerin meydanları önemlidir. Meydanlara, caddelere, sokaklara verilen isimlerle orada yaşayan halkın kültürel ve tarihi hafızası arasında yakın ilişki vardır! Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mevlüt Uysal’a buradan bir çağrıda bulunuyorum. Gelin Taksim Meydanı’nın adını değiştirelim. Bakın Ankara Nevzat Tandoğan’ı Zeytin Dalı yapabildi. Biraz cesaret ve ferasetle bu işi bitirelim. Dünyanın büyük devletleri meydanlarına tarihi hafızalarını tazeleyecek isimler veriyorlar. Mesela Londra’daki Trafalgar meydanı İngilizlerin bağımsızlığını simgeler. İngiltere tarihinin en meşhur denizcisi Amiral Horatio Nelson Cebelitarık Boğazı’nda Fransız ve İspanyol donanması ile büyük bir deniz savaşı yapmıştır. İşte bu deniz savaşının yapıldığı yerin yakınlarındaki bir burnun adı Trafalgar’dır. İngiliz donanmasının bu savaşta kazandığı büyük zaferin anısına bu meydana Trafalgar meydanı adı verilmiştir. Aslında meydanın ilk ismi IV. William meydanıydı, 1820 yılında adı Trafalgar meydanı olarak değiştirildi. Sanırım mesele anlaşılmıştır.

***

Tebrikler TRT

“Mehmetçik Kut’ül Amare” dizisini izliyor musunuz? Ben izliyorum ve diziyi çok sevdim. Süleyman Askeri ve Osmancık taburunun başından geçen hadiseleri dizi tadında işleyip sunan ve ekranlara taşıyan TRT’yi tebrik ediyorum. Benim tebrik etmemle TRT’nin başı göğe ermez ama olsun. Yine de edeyim. Çok kaliteli yapımlar dönüyor TRT’de bu aralar. Özellikle tarihimize ve kültürümüze dönük olanlar çok önemli. Yeni nesillerin bunları özellikle takip etmesi lazım! Kut’ül Amare dizisi de unutturulan bir zaferin hikayesi olmak bakımından da çok önemli. Bizler tarih yapan bir milletiz ama tarih yazan bir millet olamadık ne yazık ki! Bizim tarihimizi de egemen batılı emperyalist güçler yazdılar-yazdırdılar! Geçmişimizle hakkıyla yüzleşemedik bu yüzden! Mesela kendimden örnek vereyim. Ben Kut’ül Amare dizisi dolayısıyla merak edip pek çok şeyi okudum, bilgi sahibi oldum! Mesela Süleyman Askeri’nin acı sonu! Teşkilat-ı Mahsusa’nın ne zor şartlar altında ne büyük tehlikeleri göze alarak yıkılmış bir imparatorluğun tekrar dirliğe kavuşması için verdiği mücadele! Bunlar gerçekten hatırlanmaya, anılmaya, yazılmaya değer hususlardır. Bazen bir dizi, bir film, bir tiyatro ya da başka bir sanat eseri bir kıvılcım yakabilir ve başka türlü bir etki oluşturabilir. Sanatın dönüştürücü, sarsıcı, hatırlatıcı, diriltici gücünden yararlanmak lazım.

***

Vesayet Savaşları!

Irak’ı işgalinden sonra askeri taktik değiştirerek bizzat sahada kendi askeriyle olmak yerine paralı lejyonerleri yoluyla Ortadoğu’daki sıcak çatışma alanlarına giren ABD büyük bir hata yaptı şimdi bu hatasının bedelini ağır ödeyecek. Stratejik müttefik olarak deklare ettiği ama özde düşmanlığını da bir an olsun esirgemediği Türkiye’ye bölgede velisi ve vasisi olduğu terör örgütleriyle savaş açtı! ABD’nin bu tavrı yeni değil. 1990’larda da çekiç güç helikopterleri dağdaki PKK’lıya erzak, silah, mühimmat atıyordu havadan. İki yüzlü ABD şimdi Türkiye’yi direkt karşısına almak yerine bölgede kemik attığı kuduz itleri marifetiyle havlıyor! Peki ne yapmak lazım? Birincisi İncirlik üssü derhal kapatılmalı. İkincisi ABD’ye 48 saat süre verilmeli, Menbiç’i terk etmesi için. ABD, bu iki tavır karşısında herhangi bir beklenmedik pozisyon alırsa da Menbiç’te küçük bir kıyamet koparılmalı, askerimiz olanca gücüyle orada düşman unsur kim varsa itlaf etmeli. Afrin operasyonunda Türkiye cesur davranır ve korku gömleğini üzerinden atarsa bölgedeki hakimiyeti 50 kat artar! Çünkü ABD bölgede Türkiye’yi denklem dışı bırakarak var olamaz! Şimdi ABD’ye haddini bildirme zamanıdır!

***

Haklısın Abi!

Geçenlerde bir abimizle sohbet ediyorduk. Laf lafı açmışken söz döndü, dolaştı vefaya geldi. Vefa bizim camiada İstanbul’da bir semtin ve ünlü bir boza şirketinin ismidir abi diyecektim ki, aklıma “ensesinde boza pişirmek” ve “İstanbul’un kışına, siyasetçinin puştuna güven olmaz” deyişleri geliverdi. Ensemizde boza pişirmeye kalkan dost bildiğimiz karaktersizlerle, puştluğu ve vefasızlığı hayat felsefesi haline getirmiş “bazı” politikacılarımızın “değişen ve dönüşen dünya dengeleri”(!) içerisinde ne denli profesyonel bir oryantal marifete sahip olduklarını bir kez daha hatırlayarak “canını sıkma” abi diyecek oldum, yolun sonuna geldik el sıkışıp ayrıldık. Ayrılmadan önce abimizden şunları dinledim: Bir zamanlar aynı lisede iki öğretmen arkadaşlarmış. Abimizin arkadaşı olan zat herkesin tanıdığı meşhur bir siyasetçi olmuş. Vakt-i zamanında birbirlerinin cebine başları sıkıştığında harçlık koyacak kadar da samimilermiş. Abimiz diyor ki “şimdilerde ne arıyor, ne soruyor, zaten arasak da dönmüyor”! Böyük adam olmuş ya Hazret!

***

Oksijen Diyarı Ordu

Ordu, dünyanın en çok oksijen barındıran atmosferine sahip bölgelerinden birisi. Fındığı ile meşhur. Ama meşhur başka şeyleri de var. Ordu üzerine bu aralar bir çalışma yapıyorum. Memleketim Ordu’nun tarihi, kültürü ve coğrafyasına dair çok farklı bilgilere ulaştım. Ordulu olmama rağmen bilmediğim çok şey çıktı ortaya. Ordu bu anlamda keşfedilmeye değer bir yer. Henüz gelmediyseniz gelin, görün, gezin, yaşayın. Yaylalar, Yason Burnu, Ünye, Fatsa, Perşembe, balık, mısır ekmeği, kaldirik ve melucan kavurmaları sizi bekliyor. Ulugöl, Gaga Gölü, Çaka Plajı, Çambaşı Yaylası, Aybastı Şelaleleri görülmeye değer zenginlikler. Ordu merkezde cevizli helvayı muhakkak bulun ve tadın.  Merkez PTT yanındaki satıcılarda bulabilirsiniz. Baharda ve yazda gelin ki hem yaylaya çıkar serinlersiniz, hem sahillerde denize girersiniz! Bu arada Boztepe’ye teleferikle çıkmayı sakın unutmayın. 450 metre yüksekliğinde bir rezidanstan ya da balkondan denize ve şehre bakıyor gibi olacaksınız. Heyecanlandınız değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-02-14 00:32:03

Yazarmızın kalemine ve gönlüne sağlık.cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz Afrin operasyonunda Başarılı bir şekilde götürmektedir her şeyin farkındalar Allah'ım yar ve yardımcıları olsun. ALLAH ım Zeytindalı operasyonunda askerlerimizi korusun. Bir Ordu lu olarak buradan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Enver beye çalışmalarında başarılar diliyorum Ordu da Ak Parti,büyükşehir belediyebaşkanı sayın Enver Beyle beraber bütünleşerek çok büyük hizmetlere ve başarılara imza atmışlardır. yazarımızın da bahsettiği gibi Ordu'nun gezilecek görülecek çok güzel yerleri var tavsiye ederim ordumuz Aynı zamanda misafirperverdir Denizi, kumsalı ile Çambaşı Yaylası vb.