Yine değişen bir sınav sistemi ile karşı karşıyayız. Liselere giriş sınavı şartları değişti. Yeni sisteme göre sınav başvuruları başladı. Bu belki de en kolay olanı. Önemli olan bundan sonrası.

Nitelikli lise kavramı da artık eğitim camiamız içinde kendine yer buldu. Belki resmi olarak böyle bir adlandırma yok ama toplum sözlüğü kendi kavramlarını üretmede mahir olduğu için nitelikli lise adlandırması karşılığı olan bir kavram olarak kullanılmaya başlandı. Sınavla girilebilecek okullar olarak adlandırılan liseler de kontenjanları ile birlikte açıklandı.

Kafalardaki soru işaretleri yayınlanan kılavuz ile giderilmek bir yana daha çetrefilli hale geldi. Otuz iki ilde bu listeye Anadolu liseleri giremedi. Listede fen lisesi, sosyal bilimler lisesi, mesleki teknik lisesi, imam hatip lisesi varken Anadolu liseleri ne yazık ki yok.

Azaltılan kontenjanlar da düşünülünce sınava giren öğrencilerin bu listedeki okullara girmesi nasıl mümkün olacak bekleyip göreceğiz. Mesela kontenjanı 90 olarak açıklanan bir fen lisesine girmek tabiri caizse her babayiğidin harcı değil. Çünkü özel okulların seçme öğrencileri de bu fen liselerine girmek isteyecek. 90 kontenjan için büyük bir yarış olacak gibi görünüyor.

Sınava girmeyenler, girip kazanamayanlar adrese dayalı sisteme göre tercih yapıp kendilerine yer bulmaya çalışacaklar. Tabi ki bu sistemin ayrıntıları henüz net değil. Mahallesinde Anadolu lisesi olmayan ya da meslek lisesi olmayan öğrenci nasıl tercih yapacak bunu da bekleyip göreceğiz.

Şehirlerdeki köklü Anadolu liselerinin eğitim, öğretim, öğrenci kalitelerini nasıl muhafaza edecekleri de büyük bir merak konusu. Başvuru yapan öğrencilerin nasıl belirleneceği de şimdilik en azından bizler için büyük bir sır.

Görünen köy kılavuz istemez. Mahallesindeki Anadolu lisesine giremeyen öğrencilerin tercihi ister istemez özel okullar olacak. Tabi ki bu da imkânlar dahilinde gerçekleşecek bir tercih. İmkânları zorlayanlar, kırıp döküp, borç harç çocuklarını özel okula göndermek isteyecekler de olacak. Bu da birçok sıkıntıyı beraberinde getirecek.

TEOG sistemini düşündüğümüzde her şey daha belirliydi. Şu anda veliler, öğrenciler ve eğitim camiası her gün biraz daha büyüyen bir soru işaretinin gölgesinde beklemeye devam ediyorlar. Ne yazık ki yine gelen gideni aratacak herhalde.

Kontenjanların belli olması ile çalışmayı bırakan öğrencilerin sayısı o kadar fazla ki. “Kazanmam imkânsız.” diyerek kendilerine uygun lise aramaya başladı bile öğrenciler.

Atılan her adımda eğitimin kalitesinin arttırılması için bir şeylerin yapılmasını beklerken işlerin daha da karmaşık hale gelmesi kime nasıl izah edilebilir?

Artık olağan haberler arasına giren öğretmen cinayetleri, okulların basılıp önüne gelenin öldürülmesi, yaralanması, darp edilmesi hadiseleri ayyuka çıkmışken bunlar ile ilgili atılacak sağlam adımları beklediğimiz bir zamanda böyle bir sınav sistemi veli ile okulları karşı karşıya getirecek bir uygulama olacağa benziyor.

Okullarımızda eğitim-öğretimin daha nitelikli hale getirilmesi için atılacak adımları toplumun her kesimi büyük bir sabırsızlıkla bekliyor. Öğretmenlerin incitilmediği, itilip kakılmadığı bir ortama eğitim camiasının çok acil ihtiyacı var.

Sınavların kaldırılması ülkemiz şartları düşünüldüğünde çok da mümkün görünmüyor. Çünkü birçok değerini yitirmiş bir toplum olduğumuz gerçeğini kabul etmek gerek. Ders ortalaması ile okul belirlemek ne yazık ki çok zor. Çocuğunun yazılısı 90 olan velinin soluğu okulda alıp öğretmene hesap sorduğu bir ortamda en sağlıklı sistem bütün okullara sınav puanıyla yerleşmedir.

“Özel okullarda…” diye başlayan her cümle Milli Eğitim camiasının karşısına aşılmaz bir engel olarak çıkmaya devam ediyor. Elimizdeki okullarımızın niteliğini topyekûn arttırmanın çaresini aramak gerek. Çünkü bir kısım okula nitelikli dendiğinde karşısında kalan okulların adlandırılmasını toplum çok net bir şekilde yapıyor maalesef.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.