Onu tanıdıktan sonra, bir insanı özel kılan şeyin sadece kelimeleri olmadığını düşünmeye başladım. Zaten kelimeler de insanın yüreğinde yürüyen, oyalanan ve sonra dışarı sızan hâl ikliminin birer yansımalarıydı… Hem lisanında gerçek bir şiiri taşıyabilme kabiliyeti de, kumaşında gerçek bir şiir bulunduranlarda vardı.

Yıllar geçiyor, insanlar değişiyor, yanılıyor, yanıltıyor ama O, merhametin kalbinde beklercesine öylece duruyordu. Belki de bunun için yıllansa ve üzerinden geçtiği yıllara güzellik katsa da yaşlanamadı içimde… Tüm zaman annelerinde titreyen gönüller onun göğsünde toplanmış, tüm mekân çocuklarında hıçkıran çığlıklar, göğsünde dindirilmişti benim için. İncecik hanım tebessümünde zarafetin en kusursuz numuneleri vardı.

En kesif ve kalabalık zamanlarımda bile, manalı bakışlarındaki kan düşünce defterime, bir tefekkür sarar benliğimi. Onu içerimde eskitmeyen, eksiltmeyen sırrı ararım. Heybemde biriktirdiğim dertlerle ne zaman kapısına gitsem, ellerime bir derman reçetesi tutuşturan o varlık sırrını… Benim hüzünle ve tepeden tırnağa şikâyetle dolan âlemim, yine, yeniden ve bilirim ki dünyada bulundukça nasiplenir kalbime damlatılan “güzel niyet” iksirinden… Aslında hissederim, sesini duymadığımda, yüzünü göremediğimde de o efsun, bulacaktır kalbimi bir yerlerde…

Bizlerin sözlere, dedilere, demişlere takılıp kaldığı bir dünyada O, “kim ne derse desin, dedirten aynı… Söyletene öfkelenmeye kalkarsak haddi aşanlardan oluruz.” gerçeğinde durur da, duru bir gönülle mutlak vuslat gününe hazırlar kendisini…  Gördüğümüz her çirkinliğe, aslında bakışlarımızdan bir kötülük bulaştırdığımızı söyler. Onda öfke, “demek ki biz kendimizi anlatamamış, müsaade etmiş yahut noksan kalmışız.” güzelliğinin ötesine geçemez. İğnelemeleri, imaları, acıtma çabaları olmamıştır hiç. Âleme güzel bir niyetle nazar ettiği için “benim yolumda sadece, kendi kusurum üzerine notlar almak ve çalışmak vardır.” der ve ekler; “kişinin kendini baltalamasından “aşk” doğar… Bir taşın pırlanta olabilmesi için darbe alması gerekir. Olmak, dövmek değil, dövülmektir. Böylece incinme gerçekleşir. İncinen insan ne güzel incelir.”

Böyle, seyretmeye muvaffak olabildiğimizde âlemi ve âlemin içinde yürüyebilen samimiyet erlerini, niyetin ne kadar önemli bir yerde durduğunu kavrıyoruz. Dünyaya rağmen dünyada, bambaşka bakabilen, durabilen, yürüyebilen, konuşabilen ve hatta susabilen insanlar olduğunu görüyoruz. Nihayetinde onları güzelleştiren vasıfların da bizim kaçtığımız yaralardan geldiğini idrak ediyoruz. Dışımızda, belki de uzağımızda aradığımız düşman, hüsnü zanna tutunmaya başladığımızda çıkıveriyor içimizden… Bazen bir fısıltı, bazen bir vesvese, bir haykırışla bazen ama “nefis” ismiyle, içimizden… Hatırlıyoruz sonra, en büyük düşmanı içimizde taşıdığımızı…

Dünyadaki herkes, Allah’ın yarattığı o müthiş ve latif ruhun üzerine çamurdan bir beden giydi ve o beden örtüsü araya girince duyamaz oldu ruhlar birbirini… Hatta acıyla itiraf etmeliyiz ki, gözlerimiz, dilimiz, ellerimiz bile ulaşamaz oldu beden elbisesinin altında elem duyan ruha… Böylece nefis hükmetti, beyin zan-netti ve ruh, bu ısrarla örselendi… Belki de bunun için “Niyeti kötü olanın attığı ok kendine döner” buyurdu Hz. Ali…

Ne güzel söylemiş sonra söyleyen;

Aşk ile yola çıkmak ise niyetin, bela ile imtihan edilirsin. Zül’celalve’l ikram... Önce kahır, sonra ikram…”

Bu cihanda niyeti güzel insanların daima amelleri de güzel olmuştur. Başaran ama başardığıyla gururlanmayan o incelik, güzel niyetlerin ürünüdür.

Niyet et ve başla… İçlerinde hüzün taşıyan kervanların geçtiği bu yoldan selamete ulaşamazsın, hâlis bir niyetin olmayınca…

Selam ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aynur Eralp 2018-02-26 08:51:48

bir muamma idi satırlar. perde perde gizlenmiş sanki maksat cevap; niyeti halis olandı şüphesiz. tebrikler... çok güzeldi, doyumsuzdu. keşke bitmeseydi dedirtti.

Avatar
C.OKÇU 2018-02-26 12:01:43

Boşuna gezmişim yok tabiatta, içimdeki kadar iniş ve yokuş.... Hissedilen felsefe..Selam dua

Avatar
suskun 2018-03-02 11:09:43

"dünyaya rağmen dünyada, bambaşka bakabilen, durabilen, yürüyebilen, konuşabilen ve hatta susabilen insanlar olduğunu görüyoruz." konuşanı dinleme vaktindeyim,sabırla