“Ben, Osmanlı Ordusu, Yirminci Kolordu, Otuz Altıncı Tabur, Sekizinci Bölük, On Birinci Ağır Makineli Tüfek Takımı Komutanı  Onbaşı Hasan’ım.

Bizim artçı bölük elli üç neferdi. Mütarekeden (Mondros Ateşkesi) sonra ordunun terhis edildiği haberi geldi. Başımızda kolağamız (yüzbaşı) vardı. ‘Aslanlarım, devletimiz müşkül vaziyettedir. Şanlı ordumuzu terhis ediyorlar, sizden tek isteğim var: Kudüs bize Sultan Selim Han Hazretleri’nin yadigârıdır.  Siz burada nöbeti sürdürün. Sonra halk ‘Osmanlı da gitti, bundan sonra bizim halimiz nice olur!’ demesin.   Fahri Kâinat Efendimiz’in ilk kıblesini Osmanlı da terk ederse gâvura bayramdır. Siz, İslam’ın şerefini, Osmanlı’nın şanını ayaklar altına aldırmayın.’ Bölüğümüz Kudüs’te kaldı. Düşman değil de yıllar biçti geçti bizi. Bir ben kaldım buralarda. Bir ben, koca Kudüs’te bir Onbaşı Hasan.” dedi.

Merhum Gazeteci İlhan Bardakçı’nın 1972 yılında Kudüs’e yapılan resmi bir ziyarette,  Mescid-i Aksa avlusunda gezerken rastladığı doksan yaşında olmasına ragmen  nöbet yerini bırakmayan son Osmanlı Neferi Onbaşı Hasan ile yaptığı görüşmeden bir bölümdü bu satırlar.

Son İslam Devleti Osmanlının adaletle hükmettiği topraklar, emperyalist haçlı çizmesiyle talan edildi. Bugün dünyanın yaşanmaz hale gelme sebebi, yaşanan iki Cihan Harbi sonunda Haçlı Batının hakim olmasındandır. Batı hem teorisiyle hem de pratiğiyle kötüdür. Ve kötüden iyilik değil, kötülük sâdır olur.

Ecdadın can vererek yüzyıllar boyunca savunduğu mukaddes Kudüs davasına fiilen tekrar dahil oluşumuz, Mavi Marmara  gemisiyle olmuştur.  Bugün hamdolsun Cumhurbaşkanımızın “Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir “ ifadesinde görüldüğü gibi,  devletin en tepe noktası da dahil millet olarak Kudüs davasını sahiplenme gayretindeyiz.

Amerika'nın bizim olan toprakları Siyoniste başkent yapma gayreti, bizim için şaşırtan, süpriz bir hadise değil. Zaten alınmış bir kararı bir tetikçiye onaylattılar. Gavur gavurluğunu yapıyor. İngiliz desteğiyle siyonisti  Müslüman topraklarına soktular, Amerikan desteğiyle de Arzı mevud'u gerçekleştirmek istiyorlar.

Suriye, Mısır  ve diğer bölge ülkelerinde olanlar, PKK’ya  devlet kurdurma planları; 15 Temmuz işgal girişimi, Amerika ve diğer Batı ülkelerinde devam eden enfermasyon saldırısı ve, Fetöcü benzeri bir çok hainin desteklenmesini biz  hep bu çerçeveden değerlendiriyoruz.

Şunun farkında olmamız gerek.  Kudüs’ün kurtuluşu, Sancağı, düştüğü topraklarda ayağa kaldırmaktan,  Anadolu’dan geçiyor.  Kudüs'ü  -özgürleştirmek Anadoluyu özgürleştirmekten geçer.  Türkiyenin Emperyalizmin prangasından kurtulup bağımsız, güçlü ve tarihi misyonunu sırtlanacak bir devlet olması, başta bölgemiz olmak üzere dünyadaki  olumlu değişimi  belirleyecek ana noktadır.

Elbette bu süreçte yapılan zulümlere tepkimizi gösterecek, hassasiyetle yapmamız gerekeni yapacağız.

Ama bileceğiz ki önce Anadolu kurtulacak... Anadolu kurtulacak ki Kudüs kurtulsun. Anadolu kurtulacak ki ümmet kurtulsun.  Kendi ayakta duramayan başkasını taşıyamaz. Batının, zihnini iğfal ettigi kadrolar eliyle bizi  sömürge haline getirmesinden kurtuldugumuz gün Kudüs özgürleşir.  Şam, Bağdat, Grozni,Kabil, Mekke-Medine, Sarayeva,  Üsküp özgürleşir..."

Hamdolsun artık bunun şuurunda olan kadrolar ve yetişen bir nesil var. Bu yüzden her taraftan yoğun saldırı altındayız. Bağımsızlık yolunda yürümeye devam ettikçe de saldırılar artacaktır. Ama dirayetle yürümeye devam edersek yapabilecekleri pek bir şey yok. Su yatağına girdi. Bunun önünde duran silinip gidecek inşallah… İstedikleri kadar plan yapsınlar, nihayetinde biz savaşmayı göze aldıkça bu küfür soyu kazanamayacaktır.

Zalimin anladığı tek şey güçtür.  Güç ise sadece elindeki teknoloji vs değildir. Güç maneviyattan gelir. İradedir, birliktir, dirliktir, kararlılık, fedakârlık, şehadete sevdalı olmaktır.  Yedi düvel bir olsa iman ve ihlas ile, omuz omuza karşılarında durduğumuzda bizi yenemeyeceklerdir. Bunun en katı misalini O dünyaya patronluk yapan (!)  emperyalist haçlı-siyonistlerin bir türlü bitiremediği Filistin Direnişinde görebiliriz.

Kudüs’te bir başına nöbet bekleyerek ahirete göçen  Onbaş Hasan’ın nöbetini manen biz taşıyoruz. İnşallah fiilen de devralacağımız günler yakındır.  

Allah vatana millete ve ümmete zeval vermesin…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.