(Not: Bu yazıda öğretmenlik mesleği üzerinden mesleki milliyetçilik ele alınacaktır. Bu yazıda amaç, öğretmenleri zan altında bırakmak ya da milliyetçilik ile itham etmek söz konusu değildir. Asıl amaç öğretmenlik mesleği üzerinden mesleki milliyetçiliği işleyip kendi mesleğimizden olmayanı sahiplenmemiz gerektiğine dikkatleri çekmektir.)

Bir bireyin, kendi meslek sosyolojisi içerisinde milliyetçilik kavramını zihinsel şemasına oturmuş olması veya böyle bir algıya sahip olmasında herhangi bir beis yoktur sanırım. Beis olan bir bireyin bu milliyetçiliği, mesleğini icra ederken hayat felsefesi haline getirmiş, yaşamına yansıtmış, hayat tarzı haline getirmiş olmasıdır. Etrafındaki bireylere bunun aksetmiş olmasıdır. Beis olan bu olur…

Peki, nedir öğretmen milliyetçiliği?

Literatürde “Kendilerini birleştiren dil, tarih veya kültür bağlarından bir üstyapı oluşturabilmiş sosyal birikimlerin adı” millet olarak tanımlanmaktadır. Öyleyse aynı mesleki tarih süreçlerinden geçmiş, aynı kültürel ortamı paylaşıp aynı mesleki dili konuşan milleti “öğretmen milleti” olarak niteleyebiliriz sanırım.

Peki, öğretmen milleti var ise, öğretmen milliyetçiliği olgusu da ontolojik açıdan kabul edilebilir mi?

Türk Dil Kurumu’na göre “Maddi ve manevi açılardan millet ve ülkesinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutma anlayışı” milliyetçilik olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamada ön plana çıkan ya da asıl vurgulanan yer ‘çıkar’ ifadesidir.

Buna göre öğretmenlik meslek olgusunu yaşatmaya çalışan demin bahsettiğimiz öğretmen milletini (eğitim camiasını), TDK’da geçen milliyetçilik bağlamında değerlendirebiliriz. Dolayısıyla çocuklarını eğitip yetiştirirken, onlara toplum bilinci kazandırıp vatan sevgisi aşılarken maddi ve manevi açılardan mesleğinin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmak mesleki milliyetçiliktir.  Mesleki disiplini ve mesleki ahlakı davranışları diğer mesleklerin disiplin ve ahlak davranışlarından üstün tutan ve bunu eylemleri ile yaşatıp kendilerinden sonra gelecek genç nesil öğretmenlere aktarıp rol model olma anlayışını benimseyen ve bunu bir kültürel kod haline getiren vizyonu öğretmen milliyetçiliği olarak tanımlayabiliriz.

Kendi mesleklerini önemli bulmak, kutsamak, toplum nezdinde itibarlı, saygın ve prestijli bir pozisyona oturtmak, mesleklerini önemsemek elbette doğrudur. Olması gereken budur.
Bir milyon nüfusu bulunan bir milleti (öğretmen milletini) zan altında bırakmak doğru değildir, genellemek de doğru değildir; yalnız, sadece öğretmenlik mesleği önemlidir ya da sadece öğretmenlik mesleği kutsaldır demek, bir tek öğretmenlik mesleği saygındır demek milliyetçiliktir. Yanlış olan budur.
Mesleki milliyetçilik, bencilliktir.
Mesleğim güzeldir, mesleğim özeldir, mesleğimin itibarını yaşatmak istiyorum, mesleğime ve meslektaşlarıma toz kondurmak istemiyorum, toplumda ayrı bir yer atfedilmesini istiyorum demekte herhangi bir beis yoktur. Milliyetçilik de değildir.  Yalnız, sadece kendi mesleğini özel bulmak ve kendi mesleğinin itibarını savunmak beraberinde diğer meslekleri gizil bir ötekileştirme havasını koklatıyorsa bu milliyetçiliktir. Bunu bir doktorun yapması Tıp Milliyetçiliği, bir Avukatın yapması Hukuk Milliyetçiliği, bir öğretmenin yapması öğretmen milliyetçiliğidir.

Mesela, bir okul müdürünün ya da bir öğretmenin bir veli tarafından darp edilmesi sırasında öğretmenlerin örgütlenerek yüksek perdeden tepkilerini dile getirmeleri ya da yetkililere seslenip öğretmenlere şiddet konusunda yasal bir düzenleme yapmalarını söylemeleri mesleki milliyetçilik değildir. Öğretmenlere dokunulmazlığı ön plana çıkaran bir toplumsal mesajdır. Mesleğini önemseyen, mesleki ahlak ilkeleri çerçevesinde mesleğinin önemini vurgulayan, eğitimcilere yapılan her türlü şiddeti kınayan bir tutum doğru ve yerinde bir tutumdur. Yalnız benzer bir şiddet olayı başka bir meslek grubundaki bir birey için söz konusu olduğunda sesini, sözünü yükseltmemesi, ketum kalması milliyetçiliktir.

Burada öğretmenleri eleştiren, ya da tepkisel yaklaşan bir görüntü vermek istemiyorum. Bu durum tüm meslek grupları için söz konusudur. Bir öğretmene şiddet uygulandığında tepkisini ortaya koymayan, susan, görmezden gelen bir doktor, bir avukat, mühendis, kendi meslektaşına aynısı yapıldığında meydanlara iniyor, sosyal medyadan tepkisini ortaya koyuyor, şiddeti kınıyorsa milliyetçidir.

Kendi mesleğimizden olmayana yapılan haksızlığı dile getirip sahiplendiğimiz gün bu ülkeye huzur gelir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.