Öğretmene uygulanan maddi, manevi, psikolojik şiddetin her gün biraz daha hızını arttırdığı bir ortamda eğitim camiasının atılacak somut adımları merakla beklediği günlerdeyiz. Beklenletiler bu yönde ama performans değerlendirmesine dair taslak metinler hem can sıkmaya hem de şevk kırmaya devam ediyor.

Bazen taslak metinler gelen tepkiler neticesinde ya revize edilir ya da iptal edilir. Taslak metinlere ben her zaman “nabız yoklamak” olarak bakarım. Muhatapların tavrına göre şekil alan yönetmeliklere de şahit olmuştuk birçok kez. Şimdi “Öğretmen Performans Değerlendirme Yönetmeliği” adıyla hazırlanan taslak metin eğitim camiasına sunuldu.

Performans değerlendirmesi kavramı bir ipucu verse de meselenin aslı şu: Öğretmenin performansı; müdür, diğer öğretmenler, veliler, öğrenciler tarafından değerlendirmeye alınacak. Çıkan sonuca göre alınacak birçok karar da öğretmenleri bekleyecek.

Ne kulağa ne de gönle hoş gelen bir uygulama olarak görülmüyor bu yönetmelik. Öğretmeni bir cendereye hapsedecek değerlendirmeler zinciri ne yazık ki son yıllarda iyice köşeye sıkışan öğretmenleri daha da bunaltacağa benziyor.

Öğretmenler görevlerini gönül huzuruyla yapacakları bir ortamın oluşturulmasını istiyor. Toplum nazarında her gün biraz daha kaybettikleri itibarlarının düzeltilmesine imkân sağlayacak düzenlemeleri bekliyor. Öğretmene karşı uygulanan şiddete dur diyecek bir huzur ortamının sağlamasını arzu ediyor.

Bütün bu beklentiler çığ gibi büyürken performans değerlendirmesi gibi öğretmeni; idare, öğretmen arkadaşları, veli ve öğrenciler ile yüz yüze getirecek bir uygulama öğretmenlerin kolunu kanadını kırmaya yeter de artar bile.

Bizim bir maarif davamız olmalı. Oluşan bütün boşlukları değerlendirmesini bilen ve eğitim-öğretim ortamını işlenmez hale getiren elimizden kayıp giden bir nesli inşa etme derdimiz olmalı. Her şeyi daha iyi hale nasıl getirebiliriz gibi bir davanın ardına düşmemiz gerekiyor.

Okuyan nesil, araştıran gençler, değerlerine sahip çıkan, memleket toprağını aziz bilen gençler bizim asıl meselemiz olmalı.

Öğretmenin yakasından tutan değil yanında durarak öğretmene destek olan velilerle okulları nasıl barıştırırız gibi bir derdin ardına düşmemiz gereken zamanlardayız.

Sınav sistemlerinin artık belli olduğu, nesillerin geleceklerini en iyi şekilde kendi elleriyle kurabilecekleri bir sistemin hazırlanması beklentilerinin en üst seviyede olduğu zamanlardayız.

Okulların bir huzur iklimine kavuşması için atılan adımlar elbette var. Gençlerin elimizden kayıp gitmemesi için yapılan o kadar çok çalışma var ki, büyün bunlar gençlerimizi kötülüklerden korumak adına atılan önemli adımlar.

El birliği ile eğitim dünyamızı nasıl ayağa kaldırırız diyerek elimizi taşın altına koymamız gerekiyor toplumun her kesimi olarak. Ayırmadan hem de. Çünkü eğitim davamız bizim gelecek davamızdır.

Bütün bunlar yapılmalı. Gönülleri ferahlatacak, öğretmenlerin görevlerini huzur ile yapmalarını sağlayacak sağlam zeminler oluşturulmalı ama bu performans değerlendirmesiyle olmaz. Hazırlanması düşünülen değerlendirme okulları kırık kalpler ülkesine çevirmenin ötesine gitmeyecektir.

“Asıl davamız kültür ve eğitim davamız olacak.” diyor her fırsatta Cumhurbaşkanımız. Bu ses kulak verelim. Davamıza sahip çıkalım. Öğretmenlerimiz ile omuz omuza, yürek yüreğe.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
SÜLEYMAN 2018-03-05 08:12:46

abi̇, Allah razi olsun. türki̇yeni̇n en kalabalik sendi̇kasi nerede? gerçi̇ onlar oraya buraya müdür atamakla meşguldür

Avatar
Ali yut 2018-03-05 09:13:58

Hrsap zamanı yaklaştı 2019 geliyor

Avatar
Öğretmen 2018-03-05 11:10:18

yüksek lisans yapmış öğretmene ne para ne de unvan, hiç bir şey vermeyen, öğretmeni tamamen siyasi ve ideolojik bir değerlendirme ile değerlendiren bir yapı getirmeye çalışmakla eğitimde bir atılım yapılamayacaktır.