Okul başarısı deyince ilk çağrışım yapan kelime “not” oluyor. Öğrencinin notları iyi ise başarılı, değilse başarısız anlayışı var. En büyük yanlışı da burada yapıyoruz.

Özellikle kurslarda yapılan sınav neticesinde öğrenciler seviyelerine göre (sınav sonucuna bakılarak) sınıflara yerleştiriliyor. Bir grupta on tane seviye sınıfı vardı, merak ettim ve araştırdım. Okulda tüm notları 85 (pekiyi) olan öğrenci ilk sınıfta da var 7. ve 8. seviye sınıflarda da var ve aralarda ki sınıflarda da...

İlginç bir sonuç değil mi? Aslında beklentimiz ilk iki sınıf idi ama maalesef değil. Bu araştırma sonucunu ayrıntılı olarak inceleyince ortaya şu sonuçlar çıkıyor: Okulda öğrenci başarılı derken, farklı öğrencileri kıyaslayabilmek için tüm okulların aynı seviyede, tüm öğretmenlerin aynı kalitede, tüm sınıf sayılarının eşit olması gerekir. Aksi halde adil bir kıyaslama olmaz.

Okulda bir öğrencinin herhangi bir dersten notunu 85 yapabilmesi için, yazılılardan iyi not alması, ödevlerini zamanında yapması, ders içi performansının iyi olması (dinleme ve katılım anlamında) gerekir.

Birçok öğrenci ders içinde ve ödevde iyidir ama yazılılarda iyi olamadığı için notu düşük gelir. Özellikle biraz zeki ve dersi takip eden öğrenci yazılılarda hocanın nerelerden soracağını takip ederek ya da hocanın tarzını bilip ona göre çalışarak yazılılardan 85 alır ve yılsonunda ortalamayı tutturur. Hele bir de ders öğretmeni konu sınırlaması getirip belirli yerlerden soracağını belirtirse iş daha da kolay olur.

Peki, 85 almak demek o işlenen konunun çok iyi bilindiği anlamına mı geliyor?

Binlerce okul birincisinin üniversite sınavında açıkta kaldığı ülkemizde okul başarısı kavramı soru işareti ile dolu. Ezberleyerek alınan bir not aslında öğrencinin kendi sonunu hazırlıyor. Genç, bildiğini, iyi olduğunu zannediyor. Başarılı olduğunu zannediyor ama bir yıl önce işlenen konulardan soru çıkınca “unutmuşum” maskesinin altına sığınıyor.

Zaten öğrenmemişti ki, geçici olarak ezberlemişti o kadar. Genel sınavlarda, denemelerde öğrencilerin zorlanmasının ya da başarısız olmasının arkasındaki en büyük sebeplerden bir tanesi budur.

Yani ”Okul Başarısı” diye adlandırılan şey.

İşte gerçek manada öğrenmek için çalışan öğrenci ile diğerleri arasındaki fark, değişik okullardaki birinciler bir araya gelince ortaya çıkıyor...

Gerçek okul başarısı nedir peki?

Çalışma alışkanlığı, okuma alışkanlığı, disiplinli bir yaşam, düzenli ve bilinçli beslenme ve spor alışkanlığı, güzel konuşma ve kendini iyi ifade etme becerisi, iletişim becerisi, düşünme ve problem çözme becerisi, proje hazırlama, sunum yapma, dil öğrenme becerisi, estetik anlayışı vb. gibi…

Gerçek okul başarısına ulaşmak dileğiyle…

Başarılar dilerim

#GeleceğinAşkınKadar


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YUSUF ŞENER 2017-11-05 14:37:58

İçimizdeki eğitim anlayışımızı çok güzel ifade etmişsiniz .Liseyi bitiren bir öğrenci kabiliyetli olmalı sporda müzikte edebiyatta ama muhalesef mezun olanlar ya üniversitede bir süre oyalanıyor yada niteliksiz iş yapıyorlar.

Avatar
Mücahit Eraslan 2017-11-07 10:58:41

Çocuk yetiştirmekle büyütmek arasında fark var vardır.Balik koyarsin önüne buyutursun balik tutmayi ogretirsin yetistirisin.Büyütmeyi değil yetiştirmeyi hedef edinme temennsiiyle kalemine ve Yüreğine sağlık Mustafa hocam