Suriye’de çözüme en yakın unsurun, Astana iş birliği olduğunu hemen herkes biliyor. Bu sebeple saldırı formatını konjonktüre göre değiştirdikleri bir gerçek. Tarafların arasını bozmaya dönük; askeri, politik, ekonomik vb. enstrümanları kullanarak adeta bir MARKAJ uyguluyorlar. Yani düşünceleri, Astana sürecini böl ve yönet mantığı içerisinde seyrediyor. Suriye operasyonu sonrası Macron’un, “Rusya ile Türkiye’yi ayırdık” itirafı zaten bu demek. Değişen SALDIRI FORMATININ SİYASİ AMACINI gözler önüne sermesi bakımından da yeterli.  

Fakat ortada bir GARİPLİK söz konusu olduğunu biraz kafa yoranlar kavrayacaktır. Zira füzeler ateşlenmeden evvel, üslerin rejim tarafından boşaltılması hala kafalarda soru işareti. Rusya’nın namus meselesi gibi gördüğü saldırılara, sonradan sessiz kalmasını da buna ekleyebiliriz. Hoş! Rusya şayet cevap verse, belki önüne geçilemeyecek bir savaşa evirilebilirdi hadise. Lakin Rusların hava savunma sistemlerini kapatması, insanın aklına bin bir şey getirmiyor değil. Yoksa bazı uzmanların “kısmi bir anlaşma zeminin arandığı” tezi, öyle yabana atılabilecek cinsten sayılmaz. 

Keza Trump’un ''Rusya ile ilişkimiz Soğuk Savaş da dâhil her zamankinden daha kötü. Bunu gerektiren bir sebep yok. Rusya'nın, ekonomisine yardım için bize ihtiyacı var. Bunu yapması çok kolay olurdu” şeklindeki twete hala hafızalardaki yerini koruyor. Aynı Trump’un Rusya’ya yönelik ek yaptırımları ANİDEN ASKIYA ALMASI ise bir o kadar manidar. Tıpkı Sergey Lavrov’un geçen hafta; “Putin’in Beyaz Saray’ı ziyaret etmesi halinde, Trump’un da iade-i ziyaret yapabileceğini” söylemesi gibi…  

Elbette şuan için sonuç odaklı bir tespitte bulunmak çok zor. Ama Rusya’yı kısmı bir anlaşma zeminine ZORLADIKLARI kesinlikle göz ardı edilememeli. Şayet bu sağlansa da sağlanmasa da, Türk-Rus ilişkilerine fitne sokmak için yeltenecekleri ihtimaller arasında. Mesela Afrin konusu bu çerçevede değerlendirilebilir. Kaldı ki Rus Dışişleri Bakanı’nın “Türkiye, Afrin’i rejim güçlerine devretmeli” açıklaması, serde BENZEŞEN niyetlerini deşifre ediyor. O nedenle Batılı güçler ileride Afrin konusunu BM’ye taşımak isterse şaşırmamak gerekir. Tabi böyle bir durumda Rusya’nın tutumu belirleyici olacak… Çünkü bu; Rusların az bir menfaat karşılığı, ABD’nin sonuca ulaşmasına ne derece rıza göstereceğiyle sınırlı.

***

Anlayacağınız Avrupa, Afrika ve özellikle de Ortadoğu'da ki dengeler, her an değişmeye meyyal bir karaktere sahip. Türkiye'ye sınır çizerek ORTADOĞU ve AKDENİZ’i gönüllerince dizayn etmeye çalıştıkları ise artık sır değil. Baksanıza K. Suriye’ye konuşlandırmayı planladıkları Körfez Ülkeleri, Mısır ve Ürdün, ilk toplantısını geçtiğimiz hafta yaptı bile. Devletimizin terör unsurlarına müdahalesini, diğer bir ifadeyle bölgeye inmesini bu şekilde engellemek istemedikleri NET... AB’nin Türkiye Raporunu da, Yunanistan’ın Ege’de sergilediği zibidiliği de, maruz kaldığımız kur baskısını da bu minvalde okumakta yarar var.

Yani ileriki zaman için; çıkabilecek bölgesel belirsizliklerden, sıkışmalardan, hassasiyetlerden ve risklerden söz etmek mümkün. Bunun KÜRESEL anlamdaki yansımaları ve muhtemel tehditlerini ise şimdiden göz önünde bulundurmak elzem. Özellikle de terör örgütlerinin İran sınırına kadar temizlenmesi gibi bir askeri, siyasi ve diplomatik süreç bizi beklerken… O cihetle Sn. Devlet Bahçeli'nin ERKEN SEÇİM ÇIKIŞINI iç politik kaygılarla özdeşleştirmek abesle iştigal sayılır. Zira Sn. Cumhurbaşkanımızın 17 aylık görev süresinden feragat ederek teklifi kabul etmesi, yaşanan gelişmelerin hiç de dışında görülemez.

Hülasa önümüzdeki döneme bölgesel tehditlere karşı HAZIRLIKLI, GÜÇLÜ ve KARAR MEKANİZMALARI HIZLANMIŞ şekilde girmek bir gereklilikti. Netice itibarıyla da karar alındı. Buna İki bin yıllık siyasi tecrübe harekete geçerek, OYUN BOZDU dersek yanılmayız. Yoksa darbeci Sisi’nin katı OHAL şartlarında yaptığı seçime, tek laf etmeyen malum ülkeler neden 24 Haziran’dan endişe duysun ki?  Belli ki planları bozulmuş. Lakin korkunun ecele faydası yok. Her şey olacağına varacak…

Vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.