1999 İstanbul doğumluydu, selvi boyluydu. İstanbul üniversitesi, Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği, 1. Sınıf öğrencisiydi. Üç yıldır podyumlarda boy gösteriyordu! Yeşilçam oyuncusu Itır Esen'in yeğeniydi, seslendirme sanatçısı Hayri Esen'in torunuydu!

Görseniz masum mu masum, hanım mı hanım… Ama dış görünüş kimseyi aldatmasın. Her şey kalpte, her şey vicdanda bitiyordu!

Itır Esen… 

Miss Turkey 2017 birincisiydi. Tacı takmıştı başına. Güzeldi, farklıydı, alımlıydı… Türkiye’yi dünya güzellik yarışmalarında temsil edecekti.  Ama Victor Hugo’nun da ifade ettiği gibi “güzellik, kısa süren bir saltanattı”. Güzellik fizikte değil, kalpteydi…

Bu birinciliği elde eden arasında kimler yoktu ki… Aydan Şener, Neşe Erberk, Jülide Ateş, Arzum Onan, Pınar Altuğ, Demet Şener, Çağla Şikel, Tuğçe Kazaz, Azra Akın, Hande Subaşı ve daha niceleri…

Her şey çok iyi gidiyordu. Twitter’dan atmış olduğu tweet belki de bütün bir hayatına mal oldu. Ancak bu öyle bir mesajdı ki okuyanların kanını dondurmaya yetti. 15 Temmuz gibi tarihimizin çok önemli bir dönüm noktasını oluşturan, 250 şehit verdiğimiz bir günü bu şekilde bel altı bir iletiyle aşağılaması, tiye alması ve sıradanlaştırması kabul edilemez ve su götürmez bir davranıştı.

Bu olay üzerine Esen’in birincilik tacı geri alındı. Itır Esen'in tacının geri alınmasının ardından jüri puanlamasına göre ikinci olan Aslı Sümen´in birinci, puan sıralamasında üçüncü olan Pınar Tartan'ın ikinci, dördüncü sırada olan Yasemin Çoklar'ın ise üçüncü olduğu bildirildi. Esen tepki olarak Miss Turkey yarışmasına ait bütün fotoğrafları sosyal medya hesabından kaldırdı. Daha sonra Instagram’dan bir açıklama yapan Esen, "hiçbir siyasi amaç gütmediğini" belirtti.

Bir kısım hala 15 Temmuz’u bir parti meselesi olarak gördüğü için hemen Esen’i haklı bularak onun yanında yer almaya başladı. “Efendim o daha küçük, o daha çocuk, aklı ermiyor olabilir” gibi savunma nitelikli cümleler sarf edildi. Regl olmanın farkında olan bu çocuğumuzun (!), 15 Temmuz gibi hayati önem taşıyan ve tarihimizin dönüm noktası olan bir günün farkına varmaması gerçekten çok şaşırtıcı! Sözün bittiği yer olarak nitelendirebiliriz…

Son olarak da Itır Esen hakkında 15 Temmuz gazisi 33 kişi 1’er kuruştan 33 kuruşluk tazminat ve ceza davası açtı. Amaç tazminat almak değil, amaç Esen’e bu önemli günü öğretmek, şehitlik mertebesini anlatmaktı. Çanakkale’de savaşan ve yiğitçe vatanı uğruna şehit düşen, 15 Temmuz’da canını hiçe sayarak tanklara, tüfeklere karşı koyanlar asla unutulmadı, unutulmayacak!

Burada Itır Esen’i tam anlamıyla suçlamak da doğru değil. Ona bu tweeti attıran etmenler, kişi ya da kişiler bu olayın baş mimarıdır. “15 Temmuz tiyatrodur!”, “15 Temmuz kontrollü darbedir” diyen siyasetçilerimiz, büyüklerimiz olduğu müddetçe daha yeni yeni olgunlaşmaya başlayan bir neslin böyle cümleler sarf etmesini asla yadırgamıyorum… Bir tiyatro oyunu düşünün ki 250 kişi bu oyun uğruna şehit düşsün, bir tiyatro oyunu düşünün ki bu oyun uğruna 2196 kişi gazi olsun!

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Bazılarımız ise 15 Temmuz gazilerine ayrıcalık tanındığını ifade ediyor ve ağır eleştirilerde bulunuyor. Hiçbir vatandaşımızın vatanı uğruna şehit düşmüş kahramanlarımız için farklı düşündüğünü zannetmiyorum, zannetmek de istemiyorum. Kimisi cephede, kimisi köprüde şehit düştü. Köprüde şehit düşenlerin sadece aslan gibi yürekleri vardı. Sırf muhalefet olmak adına bu şehitlerimizin kemiklerini sızlatmak, gazilerimizin gönüllerini kırmak size ne kazandırıyor? Bu sorunun cevabını vermeniz gerekli diye düşünüyorum…

Topluma mal olmuş ve medyada yer bulmuş isimlerin, sanatçıların, siyasetçilerin, bilim insanlarının vakalara daha duyarlı yaklaşmaları gerekiyor. Özellikle milli ve manevi değerler eleştirilecekse bile asla dozunun kaçmaması önem arz ediyor. Gençliğimizin büyük çoğunluğu ne yazık ki geçmişini bilmediği için geleceğini de bilemeyecek gibi gözüküyor. Bu noktada bizlere düşen çok önemli görev ve sorumluluklar var. Bizim işimiz öğretmek ve eğitmek olmalıdır. Taraf olmayı bırakıp, gerçekleri görmek, kuru eleştiriyi bırakıp somut öneri sunmak gerekiyor. Itır Esen’in yaptığı hatanın farkında olmasını diliyor, sosyal medyadan yaptığı açıklamayı yeterli bulmuyor, tüm Türkiye önünde şehit ailelerinden ve gazilerimizden özür dilemesini yürekten istiyorum. Sadece biraz vicdan, sadece biraz izan…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hikmet Duran 2017-09-30 16:50:22

Hocam kalemine sağlık. Yazılarını çok beğeniyoruz.