Bir hafta içindeki iki haber sosyal medyadaki örtük acımasızlığın çehresini iyice ortaya çıkardı. Dubai’den dönen on bir genç kızın yürek acıtan ölümü karşısındaki lakayt, öfkeli, agresif yorumlar, insanlık adına üzücüydü!

Aynı günlerde basına düşen bir diğer haber ise kaç kişinin dikkatini çekti bilemiyorum! Şanlıurfa’daki kalede öz çekim yaparken düşüp hayatını kaybeden Halil Dağ’ın ardından sosyal medyada yapılan insafsız yorumlara karşı sessiz bir çığlıktı işittiğimiz!

38 yaşındaki adamın ölüme gidişinin kamera görüntülerinin günlerce sosyal medyada dönmesinin garipliği bir tarafa habere ilişkin yorumlar korkunçtu!

Halil Dağ’ın 19 yaşındaki kızının bu yorumlardan etkilenip intiharı düşündüğünü açıklaması hadsiz ve vicdansız klavye kahramanlarının parmak uçlarına çarpan bir tokat gibi olmalıydı ama zerre titreme bile hissetmediler!

Sağlık meslek lisesi mezunu genç kız, insafsız yorumlardan dolayı kardeşleriyle birlikte içlerine kapandıklarını söylüyor. Taziyenin ikinci günü babasının düştüğü yere gittiğini, düşme video görüntülerini hatırlayınca intihar etmek istediğini anlatıyor. İntihardan, yanındaki kuzeni sayesinde vazgeçmiş ama babasının etrafında dönen acımasız yorumları unutmamış.

“Babamın görüntüleriyle gırgır geçtiler. Düşüncesiz insanların yorumlarına tek tek bakıp mesaj attım. ‘Neden böyle yapıyorsunuz?’ dedim. Ama kimse cevap yazmadı!” diye konuşmuş. Aslında bu, konuşmak değil haykırmak ama nedense soru, muhataplarına ulaşmamış gibi görünüyor…

16 yaşındaki diğer kız kardeş ise “Artık uyuyamıyorum. Telefonumda fotoğrafları ve videosu duruyor. Çok izledim ama artık bakamıyorum.” Diyerek haleti ruhiyyesini anlatırken bir insan evladının ölüme düşme görüntülerini pervasızca paylaşanların yüzleri kızaracak mı dersiniz?

Aslında bu haber, Dubai’deki “bekârlığa veda partisi”nden dönerken elim bir kazada hayatını kaybeden 11 genç kızımız için yapılan hunharca yorumlar arasında kaynayıp gitti…

Hiç sevmemiş hiç anne-evlat-eş olmamış hiç ayrılık acısı çekmemiş gibi öfkeyle yapılan yorumlar ölümsüzlüğü kuşanmışlara özgü olmalıydı belki, lakin bunlarınki ne cüretti!

Bekârlığa veda partisi türevi konuları kültür-gelenek bağlamında işlemek için bir sonraki yazıya bırakırken ölüm gibi insanlığın ortak yazgısı karşısında gösterilen bu hissizliği anlamak oldukça güç!

Elbette olumsuzlukla toplum genelini kapsamıyor, münferit kabul edenler de olabilir ancak dâhil olduğumuz sosyal yapıda acımasızlık -nadiren de olsa- vücut bulmamalıydı yanılıyor muyuz?

İnsanların acılarını görüntüleyip yaymak, acımasızca eleştirmek hangi toplumun kodlarında yer alır bilemem ama emin olduğum bunların toplumsal yapımızda asla yer alamayacağıdır!

Dünyadaki insan sayısı kadar inanış biçimi, yaşam tercihi, bakış açısı olsa da acının, ölümün duygusu herkeste aynıdır!

Ölüm gibi yok edilemez ve her yaratılmışın kaderi karşısında bile birleşemiyorsak veya sosyal medya insanlığın öldüğü mecraya dönüşmüşse eğer yazmak da konuşmak da beyhude bir uğraştan başkası değildir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
recep 2018-03-18 09:02:08

kadınların kına geceside bir bekarlığa veda partisidir