Oruç tutmak kendini tutmaktır

Orucun bedenle birlikte ruhla da tutulması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Mehmet Özşenel, “Oruç tutmak aslında insanın kendisini tutmasıdır. Yemek yemekten ve yasaklardan geri çekilip muhafaza olmaktır. Dedikodudan, münakaşa etmekten ve ahlaki yanlışlardan sakınmaktır” dedi.

Oruç bedenî bir ibadettir; ama aynı zamanda bir sabır ve disiplin eğitimidir.

Bugün on bir ayın sultanı Ramazan ayının ilk günü.  Hadis-i Şerif’te başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtuluş olarak zikredilen bu kutlu ayda heyecanla akşam ezanı beklenecek, iftar ve sahur sofraları kurulacak ve camiler teravih namazlarında cemaatle dolup taşacak. Osmanlı’dan bu yana sürdürülen güzel geleneklerin yaşatılması adına düzenlenen Ramazan eğlencelerinin yanı sıra yardımlaşmanın huzurunu aralayan zekât ve fıtır sadakası, bin aydan hayırlı gece Kadir Gecesi ve okunan mukabeleler de Ramazan ayının değişmez parçası. Sabır, dua ve ibadet ayı Ramazanı tüm yönleriyle Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özşenel’le konuştuk.

Yeni bir başlangıçtır

-Ramazan ayının insan üzerindeki en büyük etkisi nedir?

Ramazan, toplumda yeni bir heyecan, yeni bir başlangıç ve kendini dizayn edip sıfırlamanın kapısını aralayan bir aydır. Oruç, ibadetler arasında İslam’ın beş temel esasından biridir.

-Oruç sadece aç kalarak nefsi terbiye etme ibadeti midir?

Oruç bedenî bir ibadettir; aç kalarak nefsimizi terbiye ederken ihtiyaç sahibi, fakirlikten ve savaşlardan ötürü yokluk içinde yaşayanların halini anlayarak empati kurmamızı sağlıyor. Sabretmeyi öğreterek disiplin kazandırıyor. Belli bir saatte yemek yemek için kalkıp belli bir saate kadar da aç kalıyorsunuz. Bu yüzden oruç bir sabır ve disiplin eğitimidir.

Oruç toplumsal bir eğitimdir

-Normal şartlarda oldukça zor katlanılabilecek bir açlığa saatlerce dayanabilmenin kaynağı nedir?

Hiç kimse Allah rızası olmaksızın aç kalmayı istemez. Fakat Ramazan öyle bir iklim sunar ki; insanlar Allah için nefsini kontrol etmekte zorlanmaz. Orucun insan bedeni ve psikolojisi üzerinde toplum olarak büyük faydaları var. Dolayısıyla oruç aynı zamanda toplumsal bir eğitimdir.

-Orucun sağlık açısından da yararı olduğunu açıklayan doktorlar var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Orucun manevi kazanımlarının yanı sıra sağlık açısından da faydası çok. İbadetimizi yapıyoruz ama fiziksel olarak da bedenimizi rahatlatıyoruz. Tabi biz Allah’ın rızasını kazanmak için oruç tutuyoruz ama arkasından da birçok yararını görüyoruz.

Her kesime etkisi olan bir ibadet

-Ramazan sadece muhafazakâr kesimi mi etkiliyor sizce?

Toplum Ramazan ayında topyekûn manevi bir atmosfere giriyor. Yanlış bir iş yaptığının idrakinde olan kimi meyhaneler bir ay Ramazan boyunca kepenklerini indiriyor. Bazı lokantalar gündüz satış yapmıyor. Bununla birlikte son zamanlarda dini bilincimizde bir azalma var. Dünyevileşme artmaya başladı.  Oruçlu insanlara karşı ferdi anlamda bir duyarsızlık söz konusu. Yine de Ramazan atmosferinin toplumun her kesimine etkisi olduğunu düşünüyorum.

 -Ayrıca bu ayda zekât ve fitre veriliyor. Bedenî ibadetin yanı sıra ihtiyaç sahiplerine yardımla da bağlantılı…

Zekât ve fıtır sadakasının mutlaka Ramazan’da verilmesi gibi bir şart yok. Asıl olan bu yardımın yapılacağı vade dolduğunda vermektir. İçinde bin aydan hayırlı olan Kadir Gecesi’ni barındıran mübarek bir ayda kat be kat sevabı olması ihtimalinden ötürü Osmanlı’dan beri zekât ve fitrenin Ramazan’da verilmesi anlayışı günümüze intikal etmiştir.

Ramazan ayı, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı, insanlar arasındaki muhabbeti artırır.

Toplumsal dayanışma ve muhabbeti artırır

-O halde ramazan aynı zamanda bir yardım ayıdır da diyebiliriz…
Toplumsal dayanışma ve yardımlaşma toplumda muhabbeti artırır. İnfak kavramı sadece zekâttan ibaret değil. İyilik yapmanın, hayır hasenatta bulunmanın zamanı olmaz. Peygamberimiz çok cömert bir insandı. Elinde bir şey bulundurmaz ve etrafındaki ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı. Allah-ü Teala’nın değer verdiği bu ayda Peygamber efendimizin sünnetine uyarak daha çok yardımlaşmak lazım.

-Ramazan ayı kapsamlı içeriğiyle sosyolojik bir boyut da kazanıyor öyle değil mi?

Toplum katmanları arasında irtibat kurulması müspet bir ortam sağlayarak pozitif bir enerji oluşturur. Birlikte rahmet vardır. İnsanlar arasındaki bağı kuvvetlendiren her türlü infak Peygamberimiz tarafından teşvik edilmiştir. Bu bağlamda sosyal yardımlaşmaya orucun büyük katkısı var.

Sahur olmazsa olmaz

-Bu uzun ve sıcak günlerde iftar ve sahur arası az bir süre olduğu için sahura kalkmadan oruç tutanlar da var. Bu doğru mu sizce?

‘Sahura mutlaka kalkın çünkü sahurda bereket vardır’ buyuran Peygamberimiz sahura kalkar ve ashabını da teşvik ederdi. Sahur olmazsa olmaz. Sahur vaktinde; yani rahmet kapılarının açık olduğu bir zaman diliminde ayakta olmak, bir hurma ya da su içerek vücudun tüm gün dirençli olabilmesini sağlayabiliriz.

-Oruç ibadeti sadece yiyip içmemek ve ibadet etmekten mi ibaret?

Oruç tutmak aslında insanın kendisini tutmasıdır. Yemek yemekten ve yasaklardan geri çekilip muhafaza olmaktır. Dedikodudan, münakaşa etmekten ve ahlaki yanlışlardan sakınmaktır. Allah’ın bizim orucumuza ihtiyacı yok. Eğer oruç bizi bazı hatalardan alıkoymuyorsa yapılan ibadetin ne anlamı kalır ki! Dolayısıyla orucu bedenimizle birlikte ruhumuza da tutturmalıyız.

Ramazan’da gündüzü oruçla, geceyi ibadetle geçiren bir kişinin bağışlanacağı müjdesi apaçık veriliyor.

Teravih oruçla geçen günü taçlandırır

-Teravih namazının önemi nedir?

Teravih namazıyla oruçlu geçirilen gün taçlandırılmış oluyor. Peygamberimiz Mescid-i Nebevi’de ashabına teravihi cemaatle kıldırırken kalabalığın gün be gün arttığını görünce dördüncü günden itibaren mescide çıkmayı bırakmıştır. Nedeni sorulunca da teravihin ümmetine farz kılınmasından endişe ettiğini söylemiştir. Peygamberimiz teravih farz kılınırsa Müslümanların bu ibadeti yerine getirmekten aciz kalabileceklerini düşünerek hareket etmiştir.

-Hadislerde Ramazanın af ve mağfiret ayı olduğuna özellikle vurgu yapılıyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bir hadisi şerifte ‘kim Ramazan gecesini özellikle Teravih Namazını ihya ederek değerlendirirse geçmiş günahları affolunur’ buyrulmuştur. Gündüzü oruçla, geceyi ibadetle geçiren bir kişinin bağışlanacağı müjdesi apaçık veriliyor. Allah kulunu affetmek için birçok sebep ve bahane yaratıyor. Dolayısıyla bunun kıymetini bilmek lazım.

Diyanet doğrusunu yapıyor

-Son yıllarda imsak vakti tartışmaları sıkça yaşanıyor. Birkaç saat önceden mi oruca başlıyoruz?

Diyanet’in dediğine tabi olmak ve orucu riske atmamak lazım. Diyanet İşleri Başkanlığı oldukça dikkatli ölçümler yaparak imsak vakitlerini belirliyor. Bunun dışındaki görüşlere itibar edilmemesi gerekir. Kısaca Diyanet en doğrusunu yapıyor.  

PROF. DR. MEHMET ÖZŞENEL KİMDİR?

 1967 yılında dünyaya gelen Mehmet Özşenel 1989’da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1992’de Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans tezini tamamladı. 2012’de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne atandı. 2015’te aynı fakültede Hadis Anabilim Dalı’nda profesör oldu. Yayımlanmış çalışmaları arasında çeşitli ilmi makaleler yanında Muhammed Taki Osmani’den yaptığı  ‘Sünnetin Değeri ve Bağlayıcılığı’ adlı çevirisi, Ebu Yusuf’un ‘Hadis Anlayışı, ‘Pakistan’da Hadis Çalışmaları’ ve “İlk Dönem Hadis Rey-Tartışmaları Şeybani Örneği’ adlı kitapları bulunmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624