Durup dururken ÖSO düşmanlığı nereden hortladı? Anlayabildiniz mi? Ben ilk tartışmalar çıktığı günden bu yana anlayamamıştım. Oysa bu tartışmayı çıkaranların izlerinin sürülmesi halinde gerçekleri görmek daha kolay olacak.

Önceki gün bir arkadaş meclisinde sohbet ederken kafam dank etti. Sohbet meclisindeki arkadaşlardan biri kaşarlı eski komünistlerden. Memleketi Afrin’e yakın. ÖSO yapısının geçmişini anladığım kadarı ile biliyor. Bugün ÖSO’yu oluşturan unsurlar kim ne derse desin Suriye’nin yerli insanlarıdır. Zaman zaman rejimle aynı yapıdaki unsurlarla sürtüşürlermiş. Türkiye tarafındaki Suriye rejimine yakınlığı ile bilinen köylerle de benzeri sürtüşmeleri olurmuş. Söz konusu arkadaşta o nedenle Afrin harekâtının başarılı olması halinde PYD/PKK’dan boşalacak otoriteyi kimin dolduracağı konusuna işaret etti. Söz konusu sürtüşmelerden dolayı ÖSO’ya karşı olduğunu ifade etti.

Tabii bölgede ki demografik yapıyı bilmekte yarar vardır. Aksi takdirde ortaya çıkan tartışma konularının nereden kaynaklandığı eksik kalır.

Türkiye’de ve Ortadoğu da neler olduğu bilinmelidir. Bir zamanlar Türkiye’de PKK dışında başka hangi terör örgütleri vardı. TİKKO, DHKP-DEV-SOL ve bilumum örgütlere ne oldu? Son 5-10 yıldır adlarını sanlarını duymaz olduk. Bir anda yok mu oldular? Sadece PKK ismi var. Diğerlerini unuttuk. Unuttuğumuz bir şey daha var. O da bütün silahlı sol terör örgütleri PKK ile işbirliğine gitti. Birleşti. Tek çatı altında topladı bir el. Siyasi ayakları da HDP ile müşterek hareket etmiyor mu? Bugün HDP’yi sadece PKK’nın siyasi ayağı olarak görmek ne kadar yanıltıcı ise Suriye’de PKK/PYD’ ye de PKK gözü ile bakmak yanıltıcıdır. Burada da işbirliği içindelerdir. Öyle görülüyor ki Afrin’de sadece PKK/PYD değil bütün silahlı sol terör örgütleri koalisyon halinde. Bu silahlı sol örgütlerin Suriye rejimi ile irtibatları bilinmez ise Afrin’de elde ettiğimiz başarıya karşı ÖSO tepkisinin perde arkası da bilinmez.

Bir dostum Türkiye içinde uzun süredir PKK eyleminden çok silahlı sol terör örgütlerin eylemlerine işaret etti. Hendek olayları sonrası PKK’lı unsurların yerlerini silahlı sol terör örgütlere bırakarak dışarıya yoğunlaştığından bahsetti. PKK ve silahlı sol terör örgütlerin işbirliğinden dolayı hepsine birden PKK demenin kolaylığına kaçıyoruz yani. Hatta son zamanlarda Doğu’da Karadeniz’de PKK’lı dediklerimiz bu sol silahlı militanlar aslında.

Bir gerçeği daha görmek zorundayız. Suriye rejimi nasıl ki APO’yu yıllarca barındırmış ise silahlı sol örgütlerin önemli bir kısmını da beslemiştir. Çünkü bu unsurları kendi rejim anlayışına yakın görmüştür. Hatta eldeki bilgilere göre onların kamplarının önemli bir kısmı da Suriye’de bugün Afrin bölgesine yakındır. Bu bölge konusunda geçen sene hazırlanan istihbarat raporlarının yeniden gözden geçirilmesi halinde bazı gerçeklerin rahatlıkla görüleceği ifade ediliyor. Bu örgütlerin kaynak sorununun da bölgedeki rejim yanlısı köylerde rahatlıkla ekilip biçilen uyuşturucu ham maddelerinden halledildiği yönünde.

Bu arada enteresan bir manzara söz konusu. Bu örgütlerin PKK ile işbirliğine girmesi ve birleşmesi aynı zamanda ABD yardımlarının da direk ulaşmasını sağladı. Şu an dolayısıyla ABD’nin silah yardımları PKK/PYD, DHKP, TİKKO ve bütün sol örgütlere ulaşmaktadır. Aynı zamanda Suriye rejimi ile de sıkı bir ilişki söz konusudur. PKK/PYD’ninAfrin’e Suriye rejimini davet etmesinin altında yatan gerçekte onu gösteriyor. Bölgede kampları bulunan silahlı sol örgütlerin Afrin’in ÖSO denetimine bırakılması halinde ciddi sıkıntıya gireceği muhakkak. Şu an bu militanların elinde ABD silahları var. Hatta PKK militanlarından daha tecrübeli olduğu belirtilen bu militanların ABD silahlarını kullanmada daha fazla etkili olabileceği uyarısında bulunuluyor.

Türkiye’de durup dururken ÖSO tartışmaları neden çıktığını anlamak onun için çok önemli.Bölgede PKK/PYD’ ye karşı yapılan harekât aynı zamanda sol silahlı terör örgütlerine karşıda yapılıyor. ÖSO’nun bölgede hâkimiyeti bu örgütlerin kaynaklarını kesecek.

Bir noktaya daha işaret etmekte yarar vardır. ABD bölgede dini temeli olmayan bir yapı oluşturma stratejisi izliyor. Bu nedenle PKK/PYD gibi bütün sol terör örgütlerini besliyor. Bütün bu unsurları silahlandırıyor. Mezhep çatışmaları için alt yapı oluşturuluyor. CHP’nin içindeki ÖSO itirazlarını da böyle okumak gerek. Bu noktada ABD-Rusya-Suriye-İran rejimi buluşuyor.

Afrin harekâtını Türkiye-Kürt savaşına çeviremeyen ABD şimdi ÖSO’nun Sünni yapısı nedeniyle mezhep çatışmasına çevirmek istiyor. Afrin’de Sünni Kürtlerden oluşan PKK/PYD militanlarını öne sürerek yem kullanıp imhasına göz yumanlar mezhep kavgasına neden olacak unsurları önümüzdeki günlerde ortaya koyacak. Türkiye içinde çıkarılmak istenen ÖSO tartışmasının nedeni de budur. Dikkatli olunması kaçınılmazdır.

Cuma’nın hayrı üzerinize olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-02-01 21:19:04

Yazarımızın tespitlerine katılıyorum. CHP, DEAŞ i sayın Erdoğan kurdurdu ve destekliyor diyerek sürekli saldırdı. Bununla yetinmeyip algı operasyonunu dış ülkelere taşıdı her gittiği yerde Ülkesini şikayet eden bir Kılıçdaroğlu. Sonuç olarak DEAŞ i kimin kurduğu kimin desteklediği açık bir şekilde ortadır. Kılıçdaroğlu Sayın Erdoğan dan ve Türkiye den özür bile dilemedi. Barzani refaranduma gitti CHP de çit yok. Şimdide ÕSO ordusuna iftira atıp karalama pesindeler CHP lilere soruyorum? Neden PKK/PYD/DEAŞ a laf yok teröristlere laf yok onları savundugunuzu halk zaten biliyor. CHP, ABD ve Batı nın Turkiye temsilcisi gibi hareket etmektedir.