Zeytin Dalı Harekâtına engel olamadılar. Erken seçimi/sonuçlarını boykota hazırlanıyorlar.

Türkiye'nin kuşatmayı yarmasına fena halde kızgınlar. Seçimlere bir buçuk yıl varken erken seçim kararı alınması kirli planları bozdu. Olağanüstü halin kaldırılması adı altında başlatılan oturak  eylemleri, Gezi benzeri bir kalkışmanın alt yapısını oluşturmak içindi. Bu eylemleri, tedrici olarak bir buçuk yıla yayacaklar  ve nihayetinde  2019'da ülkeyi  seçim yapılamaz hale getireceklerdi.

Erken seçimi 'olağanüstü hal' gerekçesiyle sakatlama girişimleri ciddiyiye alınmalı.

ABD,  olağanüstü hali gerekçe göstererek seçim güvenliğine şaibe karıştırma çalışmalarına başladı bile. Bu her iki durum da  Türkiye karşıtlığının resmidir. Avusturya ve Hollanda seçim çalışmalarını yasaklayacağını şimdiden  açıkladı.

Fırat'ın doğusunda ABD'nin Araplardan ordu konuşlandırılması gündemde. Kuzey Suriye'de daha önce yüz bin kişilik terör ordusu planını  Türkiye, Afrin operasyonuyla bozdu. Terör ordusu planı, başka isim  altında uygulanmak isteniyor.

"Olağanüstü hal kaldırılsın"  oturma eylemleri  derin bir provokasyonun habercisi. Sayın, Devlet Bahçeli'nin " İsterlerse amuda kalksınlar" tepkisi tuzakların beyhude olduğunu anlatması kadar tehlikenin boyutunu da göstermekte.

Türkiye'nin terörle mücadelesi baronları rahatsız ediyor.

MİT, On sekiz ülkeden seksen FETÖ mensubunu  derdest edip Türkiye'ye getirdi, yüz on ülkede dört bin yüz altmış yedi teröristin kimliğini tesbit etmiş durumda.

MİT'e yurt dışında operasyon yapma yetkisi, 7 Şubat 2012'de ameliyat masasında  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kelepçelenmesi planının deşifre edilmesinden sonra verildi. Malum zevat, MİT'e böyle bir yetkinin verilmesine de itiraz etmişti. 

Her türlü operasyonu deniyorlar: siyasi, askeri, ekonomik...

Oturak eylemciler, artık istedikleri kriz ortamını oluşturamıyorlar. Erken seçime şaibe karıştıma çabaları da bu çaresizlikten, panikten kaynaklanıyor.

Cumhurbaşkanı'nın ve milletin canına kastedenlerin saygı selamıyla tankların arasından süzülerek kaçtığı evin  koltuklarına kaykılıp kahvelerini yudumlayarak darbenin gerçekleşmesini bekleyenler 15 Temmuz Zaferini, 'başı kesilmiş er' yalanını servis ederek karalamaya, Yenikapı ruhunu kirletmeye yeltenmişlerdi. İşte bunun hesap zamanı 24 Haziran'dır

Terör ittifakıyla  Türkiye'yi işgal etmek istediler. Bölgenin tasmalı petrol şeyhleri, kralları, menfaatperest siyasileri tetikçilik yapmaya çoktan teşne olmuş durumdalar.

Filistin'in Büyük Dönüş Yürüyüşü aslında ümmetin yürüyüşünün bir parçasıdır. Türkiye de Büyük Dönüş(üm) Yürüyüşüne 24 Haziran'da bir ivme kazandıracak. Türk milletinin üç asırdır - özellikle 1950'den sonra - yürüttüğü yenilenme, güçlenme mücadelesi 16 Nisan 2017'de yeni bir döneme girmişti. 24 Haziran'da bu yeni hükümet sistemi yürürlüğe girecek. Aslında bu her ne kadar  yeni bir hükümet sistemi olsa da  halkın değerlerine saygılı, uzlaşmacı yeni bir muhalefet anlayışını da ikame edecektir.

Halka rağmen halkçılık dönemi kapanmıştır. Şeflik sistemi çoktan ölmüştü, zaten. Ancak ölü sevicileri bunu bir türlü kabule yanaşmadılar.

Şimdi potansiyel bir kriz de cumhurbaşkanı adayı göstermek için yüz bin imza şartıdır. Bu durum, suistimallere, provokasyonlara açık. Kriz / kaos lobisi, seçim kurullarını çalışamaz hale getirmeyi deneyecektir. İmzaların, gerçek - sahte; yeterli sayıya ulaşıp ulaşmadığı, adayların şartları taşıyıp taşımadığı  tartışmaları seçimi gölgede bırakabilecek, seçim sonuçlarını şaibeli yapacak cinsten. Oy pusulasında onlarca kişinin alfabetik sırayla mı, kurayla mı  yer alacağı tarışmaları da işin cabası.Yüz bin imza yerine, seçime katılma yeterliğine sahip siyasi partilerin cumhurbaşkanı adayı göstermeleri mümkün olmalı. Nihayetinde, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi; yeni yönetme biçimi, siyasi  partiler de ülkenin yönetimine talip kuruluşlar değil mi?

Oturak eylemcileri için 24 Haziran akşamından itibaren yeni bir olağanüstü kurultay süreci başlayacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.