Elimizdeki telefonların neler yapabildiğini, bir satırlık mesaj ile insanları birbirine düşürüp savaşlar çıkarabildiğini, hatta nükleer santralleri ateşlemede kullanılabildiğini görüyoruz.

Silahlar uzaktan kontrol edilebiliyor, insansız hava araçlarının bir savaşın kaderini belirlemede nedenli etkili olduklarını biliyoruz. Artık uzaktan yada yakından kontrol edilemeyen hiçbir sûni teknoloji ürünü yok. Üretilmiş olan herşey bir şekilde kontrol edilebilmekte.

Şimdi üzerinde durmak istediğimiz mesele Allah’ın yaratmış olduğu en mükemmel varlık olan insanın kontrol edilebilme meselesidir.

İnsanı kontrol edebilmek için insanın düşünce dünyasının yani beyninin kontrol edilebilmesi gerekir. Beyin de nihayetinde gıdalarla beslenmekte. Gıdaların kontrol edilmesi ile insan doğal bir süreçle kontrol edilebilecektir. Her bir gıda farklı moleküllerden, farklı atomlardan oluşur.

Daha önceden bildiğimiz gibi insanı psikolojik faaliyetlerle, beyin yıkama yöntemleri ile kontrol edebiliyorlardı. Özellikle kimyasal maddeler kişinin düşüncesini kontrol etmeme çok önemli bir araçtı. Şimdi bütün insanlığın düşünce yapısını kolay kontrol edebilmek için gıdalardan başlanılması gerektiği biliniyor. Zaten DNA’sı bozulmuş gıda maddeleriile insanı kontrol edebilme çalışmaları bilim dünyasının epeydir gündeminde. Bu gıdalar sayesinde bir bakıma sunileştirilecek olan insan vucudu, ve özellikle de beyni uzaydan gönderilecek olan elektromanyetik dalgalarla çok kolay bir şekilde kontrol edilebilecek.

Çünkü Allah kainatı “Radiant Enerji” denilen bir enerjiden yaratmış, gözümüzün görmediği dalga boylarından oluşur. Herşeyin birbirine bağlı olduğu akılları şaşkına çeviren dalga boyutları var. Morötesini yada kızılötesini göremesek de bunlar bir gerçek. Akıllı telefonlarımızın farklı dalga boyutları ile bilgi akışını nasıl gerçekleştirdiklerini biliyoruz.

Bir robot kendisine gönderilen sinyallere karşı direnç gösterme iradesine sahip olmadığına göre insan da aynı şekilde elektromanyetik sinyallerle kendisine gönderilen komutlara karşı duramayacak hale gelecek ve kendisinden ne isteniliyorsa onu yapacaktır. İnsanın duygusu, düşüncesi, neyi sevip neyi sevmeyeceği de aynı şekilde elektromanyetik dalgalar sayesinde belirlenecek. İnsan davranışlarının kontrol edilebildiği çeşitli bilimsel deneylerle artık ispatlanmış durumda. İnsan bir robot gibi, bir aygıt gibi elektromanyetik enerji sayesinde uzaktan kontrol edilebilecek.

Daha geçenlerde Suudi Arabistan vatandaşlığı alan yapay kadın Sophia şimdiden akılları şaşkına çeviren marifetler ortaya koymaya başladı. Doğal insan yerini zamanla yapay insana bırakacak sözü biraz âfâki olsa da teknojoji ile artık yapay insanların nasıl kontrol edilip insanın hizmetinde bulundukları apaçık ortada.

Asıl anlatmak istediğim Sophia’nın ne olduğu yada robotların insan hayatındaki yeri yada etkisi değil. Yani robotların insanlaşmasından ziyade insanların robotlaştırılması meselesi. Teknoloji ile birlikte maddi yapıtlar ulvileşirken, ulvi olan insanın suflileşmeye doğru hızla gidiyor olması. İnsanın insanlığının, yani özgür ve bağımsız düşünme yetisinin elinden alınıp robotlaşması meselesi.

Bu nasıl olacak tabiki teknoloji sayesinde. Maddeyi insan boyutuna taşıyan teknoloji, insanı madde boyutuna indirgeyecek. Düşüncesi uzaktan kontrol edilebilen aygıtlar haline gelecek insanlar. Bunu da robotları insanlar seviyesine çıkaran, yapay akıl ile kontrol edebilenler yapacak. Yani bilgiyi elinde bulunduran, teknolojiyi kontrol edebilenler.

Teknolojinin alabildiğine ilerlediği günümüzde maddi dünyanın manevi dünyayı etkisi altına alacağı kaçınılmaz bir gerçek artık. Bununişaretlerini “Deccal” hadislerinden biliyoruz. Deccalin bilgiyi manipule ederek insanları kendine inandırmaya çalışacak. Yani beyinlerini kontrol edebilecek. Yapılması gereken şu başdöndürücü teknolojinin etkisi ile maddileşen insanın manavi boyutunun korunmasıdır. Bir bilgisayarın işletim sistemine sokulan bir virüsle yada casus bilgi ile nasıl ki o bilgisayar uzaktan kontrol edilebilecek hale geliyorsa, beyne elektronik sinyaller gönderilen insan da bağımsız düşüncesi olamadan uzaktan kontrol edilebilecek.

Çok yakında elektromanyetik sinyaller ile insan beyninin uzaktan kontrol edilebildiğini göreceğiz. Özgür düşünceler tamamen yok olacak, maneviyat yokluğundan iradesi zayıflayan insanlar da kendilerini elektromanyetik sinyallerin etkisinden kurtaramayacaklar.

Eğer tedbir almazsak özgür insan diye birşey kalmayacak. Uzaktan kontrol edilmeye ayarlı elektromanyetik köleler varolacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.