Ortadoğu’da sınır ve mezhep kavgaları, etnik sorunlar, zengin doğal kaynaklarına rağmen adaletsiz gelir dağılımı sürüp gitmekte. ABD ve Batı, buralarda bilinç uyanmaması için medya gücü ve işbirlikçi kukla yöneticilerle ellerinden geleni yaparken, tonlarca silahlarını da keyfi ve düzmece nedenlerle kullanmaktan hiç vazgeçmiyor.

Savaş sonrası iki kutuplu dünyanın satranç alanlarından biri de burasıydı ve sömürülmesi gereken zenginlikleri iştah kabartıyordu. NATO’nun kuruluşuyla, CIA’nın ilk İran darbe başarısından sonra bizim gibi ülkelerde darbe yapmak üzere bir birim oluşturuldu. Yani, darbelerin planı ilk burada yapılıyordu. Kermit Roosevelt'i de (Theodore Roosevelt'in torunu) ilk darbe denemesi için İran’a yollamışlardı; başarılı da olmuştu.

Birkaç gün önce yine Freedom House’un Türkiye raporu açıklandı. Merak edip son yıllardaki raporunu inceledim ve beslendikleri kaynaklara ve diline baktığımda karşıma PKK ve FETÖ’nün yayın organları çıktı. Bunlardan birkaç örnek verip devam edelim:

“Sürgünde yaşayan din adamı Fethullah Gülen’in destekçilerine karşı sürmekte olan soruşturmaların bir parçası olarak, 2014 yılında medya kuruluşları baskına uğramış ve gazeteciler gözaltına alınmıştır. 14 Aralık’ta güvenlik güçleri Zaman gazetesi gibi Gülen hareketi ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen kuruluşlara karşı ülke çapında baskınlar düzenlemişlerdir. Zaman gazetesinin genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı da dahil olmak üzere, bazı medya çalışanları ve gazeteciler devlet gücünü ele geçirmek amacıyla “silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla gözaltına alınmıştır. Dumanlı ile gözaltındakilerin büyük bölümü daha sonra yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Samanyolu Yayın Grubunun başkanı Hidayet Karaca senenin sonundan beri tutuklu bulunmaktadır.” (2014 raporundan)

“Hükümet 2014 yılında ayrılıkçı Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) şehir örgütlenmesi olduğu iddia edilen Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) ile ilişkili olduğundan şüphelenilen kişiler hakkındaki soruşturmalara devam etmiştir. KCK’ya karşı 2011 yılında açılan bir soruşturma, 46 gazetecinin grubun “yayın kanadında” rol aldıkları şüphesiyle tutuklanmaları ile sonuçlanmıştır. Bu gazeteciler anti-terör kanunu uyarınca yasadışı örgüt üyeliği ile suçlanmışlardır; neredeyse tamamı yargılanmak üzere tahliye edilmiş durumdadır.” (Dile dikkat)

1-2 gün önce ajanslara şöyle bir açıklama düştü:

"ABD’nin refah ve güvenliğine karşı en büyük sorun, Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi'nde revizyonist olarak sınıflandırılan güçlerin uzun dönem stratejik rekabetinin tekrar ortaya çıkmasıdır. Başka ülkelerin ekonomik, diplomatik ve güvenlikle ilgili kararları üzerinde bir veto hakkı elde eden Rusya ve Çin’in dünyayı kendi otoriter modellerine uygun bir şekilde şekillendirmek istedikleri açıktır." Bu açıklama Pentagon’dan geliyordu.

Benzer açıklamanın Freedom House’dan (FH) da gelmesi de bir tesadüf değildi. FH’ye göre "Dünyanın önde gelen otokrasileri" olarak nitelediği Rusya ve Çin'in de antidemokratik etkisini yaymaya devam ediyordu. (Dile dikkat)

ABD’de hiçbir STK ve düşünce kuruluşu devletten bağımsız olamaz.  Efendim FH, Trump’ı dahi eleştiriyormuş argümanı da komik! Çünkü, Trump, beklemedikleri bir sürprizdi “derin” Clinton’a karşı. Elbette eleştirecekler; züccaciye dükkanına giren fil gibi bir Başkan, işlerini zorlaştıracaktır.

ABD, işledikleri cinayetlerine bile çok güzel kılıflar giydirebilir! Bu bazen bir medya desteğiyle bazen de bir düşünce kuruluşu olarak karşınıza çıkabilir.

Bu arada Rooseveltler, ABD tarihinde oldukça “yararlı” çalışmalar yapmış “yurt severler”di! Bunlardan biri de Ajan Kermit’in babaannesi Eleanor’du. O, Freedom House’un kurucularından biriydi.

Diğeri de o yıllarda Roosevelt’in karşısında seçimi kaybeden Cumhuriyetçi Başkan adayı Wendell Willkie idi. Örgütün kurulduğu 1940 yılında ABD, henüz savaşa girmemiş ve Pearl Harbour baskını olmamıştı. İlk adı,"İtilaf Devletlerine Yardım Amaçlı ABD Milli Savunma Komitesi'' olan örgütün adı, daha sonra Freedom House olur. Amacı da savaşta müttefiklerinden ABD’ye daha fazla destek istemektir.

Wendell Willkie, aynı zamanda Amerikan yüzyılını 'müjdeleyen' meşhur "Tek Bir Dünya" kitabının yazarıdır. Yani, “özgürlük notu” veren Bağımsız Düşünce Kuruluşu  ambalajlı Freedom House bir ABD derin devlet projesidir.

Son raporunda Türkiye’yi “özgür olmayan ülkeler” kategorisine almış! Son 10 yıldır da gittikçe kötüleşmişmişiz! Tarihinin en özgürlükçü ve cesur adımlarının atıldığı yıllar olması hoşlarına gider miydi ki! Sen misin benim tertiplediğim darbeye direnen der gibi!

Yani; Suriye, Güney Sudan ve Eritre, Etiyopya, Yemen, Moritanya, Bahreyn, Burundi gibi ülkelerle aynı kulvardayız FH’ye göre!

 “Ayna ayna söyle bana, var mı benden güzeli” diyen cadıdır ABD, tüm entrika ve oyunlarıyla…

Yerseniz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tulay Gulacti 2018-01-21 13:42:19

Afrin taarruzunun basladigi bu pazar günü okunabilecek en ideal yazı için Tebrikler Guldali Hmm. Kaleminize sağlık.