İslam İşbirliği Teşkilatı'nın Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Bilim ve Teknoloji Zirvesi açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “En parlak beyinleri Batı'ya kaptırdığımızı” söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın FETÖ konusunda “hata yaptık, bilemedik” sözlerinde olduğu gibi bu sözü de eski Türkiye özlemi içinde olan çevrelerce aksi yönde değerlendirildi.

Erdoğan konuşmasında Türkiye dahil tüm İslam alemini kastederken bizim kompleksli azınlık sol medyaca bu tespit Ak Parti dönemine hasredilerek ele alındı.

Azınlık medyasına göre Türkiye'de var olan;

Kuru kuruya itaat kültürü,

Özgürlükleri yaşayamamaları,

Liyakatin esas alınmaması,

Bazı rektörlerin siyasilerden daha despot olmaları ve

İdeolojik müfredata geçilmesi nedeniyle beyin göçü gerçekleşiyormuş.

“Acaba Ak Partiden önce CHP zihniyetinin hakim olduğu Türkiye'de durum farklı veya iddiaların aksine miydi?” diye şöyle bir arşivleri tarıyorsunuz.

Ama taramaya da gerek kalmıyor.

En son PKK bildirgesine imza atan 120 akademisyen gözlerinizin önüne geliyor.

Tamamı terörist…

ODTÜ'de milletin dini değerlerine hakaret edip DHKP-C'ye kuyruk sallayan öğretim üyelerine şahit olmuştuk.

ODTÜ akademisyenlerinin çoğunluğunun DHKP-C ve diğer sol terör örgütlerinden devşirilme ya da önerileri üzerine atanmış olduğunu görüyorsunuz.

Hepsi yine terörist…

Tüm üniversitelerden atılan FETÖ'cülerin nasıl olup iş başına getirildiğine bakıyorsunuz.

Tamamı yine terörist…

Ortada kalanlarla bakıyorsunuz. FETÖ'den, PKK'dan, DHKP-C'den veya CHP'den hasbelkader bir şekilde onay alan tipler…

Bunlar da kendinden başka kimseye faydası olmayan, üretmeyen, düşünmeyen, suya sabuna dokunmayan, teröristlere “dur” deme cesareti gösteremeyen tipler…

Ortada kalanların az sağında duran mutedil tipler ise yukarıda saydıklarımızın referansına muvaffak olup Müslüman isim ve görünümünde üniversitelere bir plan dahilinde torpille yerleştirilen kripto ermeni, rum, Yahudi ve Hrisitiyanlardan oluşuyor.

Bunlar da iki satır yazı yazmaktan aciz, ülkenin varlık ve birliğini kurtarma adına bir halt yemeyen hatta en kritik anlarda ortaya çıkıp vatan hainlerinin ekmeğine yağ süren, milli çıkarlarımız için çalışanlara engel olmak için fren görevi yapan takozlardan oluşuyor.

Ve bunların tamamı intihalci hırsız...

Türkiye'de YöK (Yüksek Öğretim Kurulu) bünyesindeki tez ve ilmi çalışmalar da yüzde 30 üzerinde intihal olduğu araştırmalarla tespit edilmiş durumda.

Yard. Doç. Dr. Zekai Erdal, Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü hocalarından Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in “Sultan II. Kılıç Arslan ve Aksaray” isimleri eserinin intihallerle dolu olduğu makalesi, uluslararası hakemli dergi olan Mukaddime'de de yer aldı. (Mukaddime, 2017, 8(1), s.173-190)

Ne YÖK'ten ne de ilgili Fakülte yönetiminden hala bu konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.

Bu yazılanları neden mi kaleme aldım?!

Yazının girişinde Türkiye'de beyin göçünün nedenleri olarak sıralanan azınlık medyasının iddialarının boş olduğunu anlatmak için…

Türkiye'de beyin göçü Ak Parti'den önce had safhada idi. Ve Türkiye'de üniversiteler akademisyenler için adeta bir cennet.

Yani mesele özgürlük, itaat, ideolojiden öte hala zihinlerden silinemeyen Avrupa merkezli dünya algısı ve kriptoların oturduğu koltuklarda takoz görevi görüyor olmasından başka bir şey değil.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.