KPMG 'Perakende Trendleri 2018 Araştırması'nı yayımladı. Araştırmaya göre rakipler arasındaki ciro savaşının temeli olan 'ürün, fiyat, tedarik zinciri' yerini artık 'müşteri deneyimine' bıraktı.

KPMG Türkiye Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Fikret Çetinkaya, araştırmadan çıkan yeniçağın perakende trendleri ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Şimdiye kadar, perakende performansının öncelikli ölçütü ‘metrekare başına satış’tı. Ancak mağazalar birer satış noktası olmanın yanında deneyim merkezi haline de geldiği için perakendede başarının yeni ölçütü artık ‘metrekare başına deneyim’ olacak.

Yapay zekanın da etkisi artacak. Yöneticiler 2020’de tüm işlemlerin yüzde 85’inin yapay zeka tabanlı olacağını söylüyor. 2018, yapay zekanın geniş ölçekte devreye alındığı yıl olacak. 2018’de başı ‘chatbot’ların çekeceği yapay zeka uygulamalarının perakendede daha çok kullanıldığını göreceğiz. Hizmeti devreye almanın kolaylığı, anında erişilebilir olması ve kaliteyi artırması nedeniyle chatbot’lar müşteri hizmetleri taleplerini yanıtlamak ve akıllı alışveriş tavsiyelerinde bulunmak için daha etkili olacak.

Bunun yanı sıra perakendecilerin elinde, yapay zekayı besleyecek ve müşterilere kişiselleştirilmiş ve yerelleştirilmiş deneyimler sunabilecek muazzam bir veri bulunuyor. Yapay zekanın potansiyelini tamamıyla kullanan perakendeciler anlık olarak satın alma işlemlerini etkileyebilecek ve gelecekteki satın alma işlemlerini öngörebilecek. Böylelikle müşterileri düzenli ve oldukça kişiselleştirilmiş bir şekilde doğru ürünlere yönlendirebilecekler.

Yapay zekanın etkisini artırmak için 2018’de perakendecilerle teknoloji şirketleri arasında yeni ortaklıkların kurulduğunu göreceğiz. İş birliği, başarının anahtarı olacak.

Tüketicilerin satın alma kararı fiyatın ötesinde birçok etkene dayanacak, bilinçli tüketicinin yükselişi devam edecek. Çünkü dürüstlük ve özgünlük artık müşteriler için en önemli özellik. Tüketiciler alışveriş yaptıkları markaların etik uygulamalarıyla daha fazla ilgileniyor.

Birleşik Krallık’ta tüketiciler satın aldıkları ürünlerin kökeninden endişe duyduklarını belirtiyor. Bir çalışmaya göre ise yüzde 74’ü, işçilerin adil ücretlendirildiğinden ve güvenli koşullarda çalıştırıldığından emin olurlarsa giyim ürünlerine daha fazla para ödemeyi kabul edeceklerini söylüyor.

Benzer bir başka araştırma ise tüketicilerin yüzde 66’sının sürdürülebilir markaların ürünlerine daha fazla para ödemeye razı olduğunu gösteriyor. Perakendecilerin özgün ve şeffaf olması aynı zamanda da bunu incelikli ve güvenilir bir şekilde aktarması gerekiyor. Aksi halde tüketiciler başka bir markayı tercih edebiliyor.

Popüler mobil uygulamalar sayesinde her şeyin gerçek zamanlı gerçekleştiği bir dünyadayız. Bunun doğal sonucu da insanların ‘anında tatmin’i talep etmesi oldu. Müşteri beklentilerini derinden etkileyen anında tatmin, perakendecilerin üzerinde muazzam bir baskı yaratıyor. Teknoloji ilerledikçe bu hız ihtiyacı da giderek artacak.

2030’da Çin’in orta sınıfından 800 milyon ile 1 milyar arasında yeni tüketici çıkacağı ve Çin’de 1 milyondan fazla nüfusa sahip 200’ü aşkın şehir olacağı tahmin ediliyor. OECD’nin tahminine göre ise Avrupa’dan 2030’a kadar 16 milyon yeni tüketici çıkacak ve bugün sadece 35 şehrin nüfusu 1 milyondan fazla.

Bugün Çin’de Amerika, Brezilya ve Endonezya’nın toplamından daha fazla kişi internete mobil telefonundan erişiyor. Çin’in internetten satışlarının yaklaşık yarısı mobil üzerinden gerçekleşirken, ABD’de satışların en fazla üçte biri internetten geliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.