Allah Resûlü, durumu vermeye uygun olmadığında, ya başkalarından borç alarak isteyene verir ya da yardım isteyen kişiyi rencide etmeden kibarca o an veremeyeceğini ifade ederdi.

El açıp ricada bulunanları kırmak istemeyen merhamet timsali Efendimize bir gün yine bir adam gelmiş, ihtiyacı olan bazı şeyler istemişti. Adamın istedikleri o an Allah Resûlü’nde bulunmuyordu. Allah Resulü adama:

“Biraz bekle. Bana gelen bir şey olursa sana vereyim. Şu anda sana verecek bir şeyim yok” (Müslim, Zekat 36) buyurarak rencide etmeden durumunu izah etti.

Efendimizin bu davranışından çıkarılacak mesaj şudur: Kendinden bir şey istenen kişi, o istenene verecek durumda değilse, isteyene karşı, bu durumu kırıcı olmayan tatlı bir üslupla açıklamalıdır.

Allah Resûlü, bazen de kendisinden bir şeyler isteyen kimseye onun ihtiyacını kökünden giderecek, artık kimseye muhtaç kılmayacak bir yol gösterir; ona yapabileceği bir iş, bir meslek öğretirdi.

Bir gün, adamın biri, Efendimizin yanına, ihtiyacını istemek için uğramıştı. Efendimiz ona hiçbir şey vermedi. Sadece evinde satılabilecek durumda olan bir eşyayı alıp getirmesini ondan istedi.

Adam, evinde satılacak durumda bir eşya olarak bir kilim bulabildi. Ve o kilimi getirip Allah Resûlü’ne verdi.

Efendimiz, bu kilimi açık arttırmaya çıkardı. Kilime 2 dirhem veren olunca da sattı. Adamın eline bu 2 dirhemi verirken de şu öneriyi yaptı:

-Al, bu dirhemlerden biri ile evin ihtiyaçlarını karşıla. Diğer dirhemle de bir balta ile ip satın alıp gel.

Adam denileni yaptı. Efendimizin huzuruna elinde balta ve ip ile geldi.

Efendimiz ona:

-Git, bu balta ile Medine’nin dışında odun kes. Bu iple bağlayıp omuzuna yüklen. Şehre gelip sat. Omuzunda bir iple ormana gidip odun toplayıp satman senin için dilenmekten daha hayırlıdır, buyurdu.

Adam, omuzunda ip, elinde balta ile Medine dışındaki ağaçlık yerlere gitti. Kurumuş ağaç dallarını keserek omuzuna yüklenecek şekilde iple denk yaptı. Yükünü omuzlayarak şehre getirdi. Yemek pişirmek veya ısınmak için oduna ihtiyaç duyan kişilere sattı.

Her gün bu şekilde birkaç kere odun kesip satmayı sürdürdü.

Allah Resûlü, aslında, kendisinden yardım dilenmeye gelen bir sahabisini kırmadan, incitmeden ona istediğin vermeyerek reddetmişti. Ama buna karşılık onu, devamlı yapabileceği bir iş öğretmiş; ömrünün kalan günlerini kimseye el açmadan yaşamanın yolunu göstermişti.

Peygamberimizin iş öğrettiği adam, 15 gün kadar, Efendimizin yanına hiç uğramadı.

15 gün sonra huzura çıktığında, artık yüzü gülüyordu. Üstünde de yeni elbiseler vardı.

Çünkü 15 gün boyunca, odun kesip satmış; 10 dirhem kadar para kazanmıştı. Bu para ile sattığı kilimin yerine yenisini edinmişti. Ayrıca kendine ve ailesine yeni elbiseler de satın almıştı.

Artık insanların içinde boynu bükük, avucu açık şekilde gezmiyordu. Başı dik şekilde yürüyor, bir iş sahibi olmanın mutluluğunu ve onurunu, içinde derinden hissediyordu. (Buhari, Zekat 50)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.