Zamanımızda yaşanan birçok hadisenin, İpek Yolu Projesinden kaynaklandığını ifade etmiştik. Dile kolay! 30 Trilyon doları aşkın bir potansiyelden bahsediyoruz. Dolayısıyla da güzergâhta bulunan ülkelerde, ciddi bir ekonomik kazanım… 

O cihetle çoğu sıkıntının, hep İpek Yoluistikametinde cereyan etmesi, kesinlikle bir tesadüf olarak görülmez. Çünkü ABD’nın; bunu engellemek, ele geçirmek yahut alternatif oluşturmaktan başka, bir çaresineredeyse yok gibi. Nitekimİpek Yolunun orta koridorunu teşkil eden; Çin-Pakistan-Bangladeş-Hindistan-Myanmar-Afganistan… hattındaki durum, bunu fazlasıyla özetliyor.

Bu perspektifte benzer bir fotoğrafın, bölgemiz için de geçerli olduğunu söylersek kesinlikle yanılmamış oluruz. Kısacası bölgemizdeki kaos; büyük oranda, ipek yolunun kuzey ve güney koridorundaki STRATEJİK KONUMUYLA ilişkili. Şayet ABD ve çetesinin; buradaki planı tutarsa ki ZOR, amaçlarına bir değil, on adım daha yaklaşmaları işten bile sayılmaz.

Hal böyleyken coğrafyamızda, bununla paralel adeta bir sıkışmışlık sendromu yaşamaktadır. O nedenle de gün geçmiyor ki, farklı senaryolara şahitlik etmeyelim…  Baksanıza! Barzani; “Bana ne oldu bilemem, eski halimi hiç göremem” türküsünü tutturmaya başladı bile. Diğer tarafta ise referandum öncesi ifade ettiği bir atmosfere doğru sürükleniyor çaresiz.

Ne demişti Barzani? Hatırlayın; “referandumdan sonra görevim son bulacak”… Bu bir öngörü müydü yâda bir planın parçası mı, bilemiyoruz ama siyasi hayatının son demlerine yaklaştığı bir gerçek. Anlayacağınız kısa vadede gündemi, Barzani’nin yerine kimin geleceği şekillenecek gibi duruyor.

Bizim açımızdan gelecek kişinin; demografik yapıyı bozmaması, teröre destek vermemesi, bilakis mücadele etmesi veTürkmenlerin haklarını gözetmesi en önemli kıstaslar arasında zikredilebilir.  Umuyorum ki Türkiye, Rusya, Irak ve İran’ın sağladığı ortak zemin, bu noktada da etkisini gösterecektir.

Fakat birileri tüm planlarını, söz konusu ittifakın ahengini kaybetmesine bağlamış durumdalar. Bu minvalde Suud’un; “verenhükmeder” ışığında Irak’a yatırım kararı alması da, Tillerson’nun; “HaştiŞabi birliklerine bölgeyi terk etme” çağrısı da, hiç hayra alamet görülmüyor. Elbette İran’a yönelik ambargo söylemleri de, bununla birlikte seyrediyor. Niye mi?

Çünkü bu ve benzeri hadiseleri; Irak yönetimine ekonomik baskı uygulamak ve İran’ınbölgedeki etkisinin azaltmak şeklinde okumak mümkün…. Plan ise gayet açık...Bu sayede bir takım örgütlere bölgede alan açmanın hesabı peşindeler kısaca.

Hülasa yeni bir kurgu ile karşı karşıya olduğumuz yadsınamaz. Kaldı ki Rakka’da bulunan militanların da buralara taşındığı düşülürse, enterasan bir tablo çıkıyor önümüze. Sonuçta PKK/PYD’nin, DAEŞ ile kurduğu dirsek temastan, bugün çocuklar dahi haberdar. DAEŞ’ın Kerkük’e saldırılması ise zamanlama bakımından eksik parçaları tamamlıyor.

Diyeceğim o ki; K.Irak toprakları, ileride PKK/PYD’nin bölgeye inerek, DÜMENDEN DAEŞ’i püskürtmesine sahne olabilir. Yani sinsice kurulmuş Oskar’lık bir kareyi yansıtabilir. Böylece Barzani’nin yerine, PKK/PYD’nin güdümünde birini getirime ihtimalleri de artacaktır doğal olarak. Tabirimi mazur görün; biz PKK/PYD diyelim, siz ABD ve İsrail anlayın…

Tabi onlar bu oyunları kurarken, bölge ülkelerinin habersiz olduğunu düşünmek saf dillilik olacaktır. Gerekli önlemler muhakkak alınıyor/alınacaktır da. Sürdürülen mekik diplomasisini buna yorabiliriz. Taktir edersiniz ki bu atmosferde; K. Suriye’ye başlatacağımız bir harekat, tüm hesaplarının çöpe atılmasıyla eşdeğer.

Lakin gelinen aşamada, ittifak halindeki ülkelerin başka şeylerle meşgul etmeleri mevzu bahis…  Malumunuz en çokta Devletimizi… Bir hafta önce Hatay'da Alevi bir kanaat önderinin suikast’e uğraması, bu mana değerlendirilebilir mesela. Hatta Rakka'da terörist başının posterlerinin asılması. İçimizdeki bazı muhaliflerin anlamsız tavırları ve dahası… Ne var ki bu saydıklarımızdan hiçbir sonuç alamadılar.Birliğimizi ve bütünlüğümüzü kaybetmediğimiz sürece de almaları imkânsız...

Vesselam…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.