12 Temmuz 2018 Perşembe 03:01
Başkan Erdoğan: Türkiye rotasını buldu

Ali ADAKOĞLU

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, devlet geleneğini sürdürerek, seçimlerden sonra ilk yurt dışı ziyaretini Azerbaycan ve KKTC’ye yaptı. Ziyaretler sonrası dönüşte uçakta gazetecilerinin sorularını cevaplayan Başkan Erdoğan, Dağlık Karabağ ve Kıbrıs sorununda soydaşlarımızı asla yalnız bırakmayacaklarını vurguladı.

TANAP hayati konumuz

Azerbaycan ziyaretinde bölgesel konuları ele aldıklarını belirten Erdoğan, enerji meselesine ağırlık verdiklerini söyledi. Erdoğan, “Enerji konusu bizim Azerbaycan’la en önemi hayati konumuz. Zira gerek TANAP gerek TAP (Türk Akımı Projesi) projelerimiz kapsamında adımlarımız var. Azerbaycan’dan aldığımız doğalgaz miktarını artıracağız. Şu anda yılda 6 milyar metreküp; bu daha sonra 8’e, 12’ye çıkacak. Biz doğalgazda tedarikçi değil, tüketici ülkeyiz. Bir diğer özelliğimiz transit ülke olmamız. Rusya ile ilişkilerimizin de can alıcı noktası bu. Birinci derecede tüketici ülke olmamız Rusya ile ilişkilerde önem arz ediyor” dedi.

Gardaşlarımızın yanındayız

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorununa değinin Erdoğan, bu konuda Bakü’ye verdikleri desteği sürdüreceklerini ifade etti. Uluslararası arenada bu konuyu gündemde tuttuklarını belirten Erdoğan, “Burada üç tane sorumlu ülke var bunlar da ABD, Rusya ve Fransa. Maalesef istenilen performansı ortaya koyamadıkları veya koymadıkları için ne yazık ki bu sorun devam ediyor ve çözülemiyor. Azerbaycan’ın yanında olmak suretiyle tavrımızı ortaya koyuyoruz. Bu konuda da hiçbir zaman kendilerini yalnız bırakmadık, bırakmayacağız” diye konuştu.

Kıbrıs meselesinde net adımlar atılacak

Türkiye olarak Kıbrıs sorununda BM çerçevesinde gerekli tüm katkıları verdiklerini dile getiren Erdoğan, Güney Kıbrıs’ın her seferinde masadan kalktığını söyledi. Devlet olarak Kıbrıs meselesinde karar vereceklerine dikkat çeken Erdoğan, “Olacaksa olacak, nasıl olacak bundan sonra bunu da siz düşünün diyeceğiz ve adımımızı da atacağız. Türkiye’deki benim vatandaşım, kardeşim ne kadar önemli ise, KKTC’deki kardeşlerimiz de bizim için aynı derecede önemlidir. Dolayısıyla onlara elimizden geleni desteği ne kadar verdiysek, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Başkan Erdoğan ile yapılan röportajın satırbaşları aşağıda yer alıyor:

İkinci başkan yardımcısı olabilir

-Yeni sistemin ilk kabinesinde dikkat çeken özelikler var. Önce Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ile başlayalım. Birçok isim konuşuldu. Nasıl karar verdiniz ve tek yardımcı ile mi çalışacaksınız?

Fuat Oktay Bey özellikle Başbakanlık’taki Müsteşarlığı döneminde, Afad’daki çalışma döneminde başarılı bir isimdir. Amerika’da önemli yerlerde çalıştı. Ben endüstri mühendislerine çok dikkat ederim, devlet yönetimlerinde de başarılı olurlar. Fuat Oktay üretimi ve katkısı ile MGK’larda yaptığı sunumlar ile hep dikkatimi çekmiştir. Bunun burada da yansıyacağına inanıyorum. Şu anda bir başkan yardımcısı olarak atadık, ama ileride bir ikinci başkan yardımcısı atama durumum da olabilir. Bir mesafe alalım, nerede bir aksama oluyor olmuyor bakarız. İlerde durumu değerlendirir, gerekli görürsek gerekli adımı atarız.

Hulusi Akar ile TSK’da dayanışma artacak

Çift başlılık ortadan kalktı

- Kabinede en dikkat çeken isimlerden biri Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar. Genelkurmay Başkanı iken Savunma Bakanı olarak görevlendirilmesinde ne etkili oldu? Genelkurmay Başkanı’nın yetkilerinde bir değişiklik olacak mı?

2014 yılı sonunda Avrupa Birliği müktesabatına göre Genelkurmay Başkanlığı’nı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlama süreci ve gerekliliği vardı. O günden bugüne, biz Avrupa Birliği müktesabatında bir şeylere, tatsızlığa fırsat vermeyelim, diye bu işi pek kurcalamadık. Bir çift başlılığın olması doğru bir şey değil. Bunu artık bir yoluna koymamız lazım. Bunu kararlılıkla aşacağımızı tahmin ediyorum. Gerek Hulusi Akar Paşa’nın gerek ise Yaşar Güler Paşa’nın ve Ümit Dündar Paşa’nın birbirleri ile olan gönül bağları ve birliktelikleri “şüpheci nazar” ile bakma gibi bir durumu ortadan kaldırmıştır. Sivil- asker gibi bir yaklaşım kalmamıştır, aşılmıştır. Milli Savunma Bakanı ile Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin arasındaki ilişkiler çok daha dayanışmacı olacaktır. Karar alma sürecinde de bir sekteye fırsat vermeyecektir.

TSK boşluk kabul etmez

-Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanabilir mi?

Bağlanabilir, hiçbir manisi yok. Dikkat ederseniz, Hulusi Akar Paşa’yı bakan olarak açıkladık. Aynı anda da Genelkurmay Başkanı’nı, Kara Kuvvetleri Komutanı’nı ve Genelkurmay İkinci Başkanı’nı atadık. Çünkü Silahlı Kuvvetler boşluk kabul etmez. Aslında devlet yönetiminde hiçbir yer boşluk kabul etmez. Nitekim ben aşağıda bakanlarımızı açıklamaya giderken, vekaleten olmaz dedik ve atamaları hemen yapalım diyerek, işi bitirdik.

Berat Albayrak ekonomiyi toparlayacak

- Ekonomi yönetimi dikkat çekici. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na Berat Albayrak getirildi. Ekonomi yönetimindeki atamaların gerekçelerini anlatır mısınız ?

Berat Albayrak Bey’in finans sektörü ile hem pratikte hem de teorikte geçmişi var. Özel sektörde başarıyla çalışmış, son dönemlerde Marmara Üniversitesi’nde bu konunun dersine girmiş, böyle bir geçmişi olmuş bir arkadaşımız olması sebebiyle bu işi çok daha seri derleyip, toparlayacağına ve başarıyla yürüteceğine inanıyorum. Maliye ve hazine bakanlıkları geçmişte zaten tek bir bakanlıktı, ancak sonradan ayrılma süreci oldu. Ama o uygulama fayda getirmedi, zarar getirdi. Zira maliye hazineden ayrı hareket ediyor, hazine maliyeden ayrı hareket ediyor. Bunlar aslında bir bütünün parçalarıydı. Şimdi biz bunu “deneme - yanılma “ diyelim; neticelerini gördük ve birleştirmeyi uygun bulduk.

- Mehmet Şimşek’in kabinede yer almaması yabancı basında olumsuz yorumlar yapılmasına sebep oldu. Bu konuda bir değerlendirmeniz var mı?

Türkiye iyi yolda

Yabancı basının yaklaşımlarına göre hareket etmek doğru bir anlayış değildir. Dolayısıyla, onların yaklaşımlarını pek umursamıyorum. Kaldı ki yabancı basın, bizim için hiçbir zaman hayırlı rüyalar görmemiştir. Biz pik yaptığımız zamanda bile hayırlı rüyalar görmemiştir. Kredi derecelendirme kuruluşlarının, biz tırmanışta iken bile bize hep eksi verdiler. Buna karşılık, komşuda dibe vurma var; ama bir bakıyorsunuz komşuyu dört derece birden yükseltiyor. Bu nasıl bir kredi derecelendirme kuruluşudur, bunları anlamak mümkün değil. Onun için biz onların açıklamalarına değil, daima kendi işimize bakalım. Türkiye iyi yolda. Yatırımlarımız ortada.

Kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz

Uluslararası kuruluşların, kredi kuruluşlarının Türkiye’de yatırım yapanlara kredi vermesi de bunu gösteriyor. Nitekim 18 Mart Köprüsü’nün finansmanını dışarıdan temin ettik. Herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Hatırlarsanız, Üçüncü Havalimanı’nı başta engellemeye kalkışmışlardı. Önce yerli bankalarımız finansör oldu, baktılar ki bu iş kalmayacak, bizi de oraya katın demeye başladılar. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, kesiyoruz. Sonradan onlar da arkamıza takılıyorlar zaten. Bundan sonra çok daha iyi olacak.

Faizi el birliğiyle düşüreceğiz

- Siz kabineyi açıklamadan dolar kuru 4.50’ye kadar geriledi. Sonra 4.75’e fırlatıldı. Hazinenin ihalesinde faiz yüzde 20 civarında gerçekleşti. Yeni sistem başlarken negatif operasyon çekildiği kanaatinde misiniz?

Birileri bu işi tırmandırmaya çalışsa da, bunun düştüğünü göreceksiniz. Bu kadar emin konuşuyorum. Yeminden sonra devir teslim başladı. Hazine ve Maliye Bakanımız elbette ne gerekiyorsa yapacaktır. Burada birçok enstrümanlarımız var. Önümüzdeki süreçte inanıyorum ki faizin de düştüğünü göreceğiz. Ben eminim, sadece devlet bankalarımız değil, özel bankalarımız da gerektiğinde taşın altına eline koyacaktır. Yüksek faiz, istihdamda düşüşü de beraberinde getirebiliyor. Yatırımcılar, gerçek girişimcilerin, yatırımlarını geliştirmeleri, istihdamlarını artırmaları, elbette kendilerine imkân sunulmasıyla mümkündür. Bu işi sadece devlet bankalarının sırtına yükleyemeyiz.

Bakanlarımızın başarı grafiği çok yüksek

-Kabinede iş dünyasından birçok isim var. Bu atamalarınızın gerekçesini anlatır mısınız?

Bu arkadaşlarımız dünyayı iyi tanıyorlar, dünya ile entegre olmakta bir sıkıntıları yok. En büyük özellikleri dürüstlükleridir, ehliyet ve liyakatleridir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na getirdiğimiz arkadaşımız Mehmet Ersoy, turizm sektörü içindeki neredeyse bir numara operatördür. Davet ettik, kırmadı, görevi üstlendi. Ticaret Bakanlığı’na getirdiğimiz Ruhsar Pekcan sektörün içinde bir iş insanı. Kendisine inanıyorum, ondan da çok şey bekliyorum, odalarla ithalat -ihracat konularında yoğun çalışmaları olacak.

Genlerinde başarı var

Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’ya “Arkadaş işinin başından geleceksin” dedik. Sağ olsun o da kırmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’na da Ziya Selçuk Bey’i getirdik. Okullarında başarı grafiği yüksek. Oradaki başarılarını devlet okullarımıza hâkim kılmasını temenni ediyorum. Gıda Tarım Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’nin babasından genlerine işlemiş bir başarı var, gıda sektöründe önemli görevlerde bulundu, ekonomi dünyasını da iyi bilen bir isim. Diğer yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da çok önemli. Berat Albayrak’ın Bakanlığı dönemindeki müsteşar arkadaşımız Fatih Dönmez yıllardır sektörün içinde başarılı bir arkadaşımız.

Varank atom karınca gibi

Mustafa Varank’ı zaten tanıyorsunuz. Sanayi ve Teknoloji Bakanı’mız ODTÜ mezunu, Amerika’da yüksek lisans öğrenimi oldu. Gayretli, pratik, zeki, tuttuğunu koparır; atom karınca diyebilirsiniz. Çalışma, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’mız Zehra Zümrüt Selçuk çok zeki, farklı yerlerde eğitim görmüş, iyi bir istatistikçidir, kadın istihdamı ile ilgili önemli çalışmaları var. Ben Fatma Betül Sayan Kaya Hanım’dan, Jülide Sarıeroğlu’ndan da çok memnundum; ama parlamentodan kabineye çok fazla isim çekmeyelim istedik.

Murat Kurum’u anlatmaya gerek yok

Gençlik ve Spor Bakanlığı’na getirdiğimiz Mehmet Kasapoğlu Spor Toto’nun başında idi. Bakanlıkta da başarı olacağına inanıyorum. Ulaştırma Bakanımız Cahit Turan daha önce Karayolları Genel Müdürlüğü yapmış, özel sektörde üst düzey yöneticilik yapmış, çok çalışkan, dürüstlüğü ile bilinen, saat mefhumu olmayan bir isim. Çevre Bakanı Murat Kurum’u Emlak Konut’tan aldık. Onu anlatmaya gerek var mı? Emlak Konut’un Murat Kurum ile nasıl uçtuğunu, güçlendiğini biliyorsunuz. Bu arada Dışişleri Bakanlığı’nda Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanlığı’da Süleyman Soylu, Adalet Bakanlığı’nda ise Abdülhamit Gül, onların da her biri kendilerini ispatlamış arkadaşlarım.

CHP ve HDP’nin yaptığı saygısızlıktır

- Muhalefet partilerinden CHP ve HDP’nin sizin ve bakanların yemin törenindeki tutumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Genel kurulu terk ettiler… Son olarak da sizi Sosyal Medya’dan tebrik eden CHP milletvekili İlhan Kesici ’ye tepkiler. Muhalefetin bu tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Muhalefetin bu tür yaklaşımları kendilerine zarar verir. Bize hiçbir zarar vermez. Bunların hepsi milletin gözü önünde oluyor. Gizli saklı değil. Örneğin İstiklal Marşı okunacağı anda bile birilerinin kaşına gözüne bakarak ayağa kalkanlar milletin gözünden kaçmadı. İstiklal Marşı bu milletin marşıdır belli bir grubun marşı değildir. Cumhurbaşkanı içeri girerken ayağa kalkmış kalkmamış hiç umurumda değil. O da yine kendilerine fatura ettikleri bana göre bir harekettir. Tayyip Erdoğan cumhurun başkanı olarak oraya inmiştir ve 26 milyon 334 bin kişinin oyunu almış bir Cumhurbaşkanı var. Kabul edersin etmezsin, bu 26 milyon 334 bin kişiye saygısızlıktır. Onun için de yine benim bir hocamın ifadesiyle; “Nefisini bil, kendini bil, haddini bil derler. Bu işler rastgele olan işler değil.”

Terörle mücadele geri adım yok

Süleyman Bey, Hulusi Akar Bey yemin ederken dışarı çıktılar. Milli Savunma Bakanımız, Süleyman bey ne yaptı? Teröre karşı, dış güçlere karşı amansız bir mücadele verdi. Şimdi bütün bu mücadeleyi verenlere karşı eğer burada bir ittifak oluşuyorsa, bu onların kim gerçek kimliklerini göstermesi bakımından çok önemli, ama bizim için önemli değil. Biz sadece güler geçeriz. Ama şunu bilsinler ki biz teröre karşı olan mücadelemizi asla geri adım atmadan devam ettireceğiz. Biz ne dedik İstanbul’dan Ankara’ya adalet adı altında yürüyüş yapanlar bu yürüyüşü kimle yaptılar? Terör örgütünün desteklediği kişilerle yaptılar. İç ve dış terör bunlarla mücadelemiz devam edecektir. Ciddi mesafeler aldık ama bunu hiç rehavete kapılmadan devam ettireceğiz.

Bakan yardımcılıklarında sistem nasıl olacak?

Bakan yardımcıları birden fazla olabilecek, bazılarında ikiyi bazılarında üçü zorlayacağız. Bakanlıkların güçlü olması lazım. İşlevlerine göre belirleyip çalışmaları güçlü hale getirmek istiyoruz. Personelde ciddi manada üst düzey yönetici de azaltmaya gidiyoruz. Amerika’yı düşünün, bir bakanın altında üç tane, dört tane bakan yardımcısı var. Biz de bakanlığın vasfına göre buralarda bu tür adımları atacağız. Bakan yardımcılarını da bakan arkadaşlarımız delege edecek. Sistemin bir diğer özelliği yalın olması.

- İki önemli projeniz yani Millet Bahçeleri ve Kıraathaneleri ile ilgili çalışmalar başladı mı?

En önemli sözlerimden biri Millet Bahçeleri. Bunu hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile hem de belediyelerle yürüteceğiz. Kültür Turizm Bakanlığı ile de Millet Kıraathanelerini süratle yapacağız. Bunun için Mili Emlak Genel Müdürlüğü’nü Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan aldık, Çevre Şehircilik Bakanlığı’na devrettik. Amacımız devletin elindeki emlakın tamamen devlet, millet ve ülke için kullanılmasını sağlamak.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.