13 Ekim 2017 Cuma 08:52
'Konsolosluklarda FETÖ ajanları cirit atıyor'

ALİ ADAKOĞLU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna ve Sırbistan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu.  FETÖ olayının daha farklı bir zemine kaydığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu zemin de şu, Konsolosluklarının içerisinde FETÖ faili ajanlar bulunuyor. Bunlar diplomat değil, bunlar ajan. Benzer ajanlar şu anda Amerika’da da var. O ajanlar da Kongre ile çok sıkı ilişki içinde. Zaten FETÖ’nün baş ajanı Pensilvanya’da. Sene 1999, oraya yerleşti. 400 dönümlük arazi üzerinden oradan dünyadaki 170 devleti bu adam yönetiyor. Size 85 koli getiriliyor, teslim ediliyor. Ondan sonra arkadan mahkeme kararları gönderilmeye başlanıyor. Şu anda ağırlaştırılmış müebbetler çıktıkça bunlar da kendilerine gönderilecek” ifadelerini kullandı.

ABD ile yaşanan vize geriliminin ardından Amerika’nın tavrında bir yumuşama veya yeni öneri söz konusu mu?

Sayın Dışişleri Bakanı (Tillerson) Dışişleri Bakanımıza ‘Komisyon oluşturalım’ demiş. Onunla ilgili olarak yetkililer kendi aralarında konuşacaklar. Bir ortak komisyon oluşturmak suretiyle, ‘Nasıl bir adım atalım ki bu sıkıntıları aşalım’ demişler. Onun için bu komisyonun nasıl olacağına ilişkin metni bizim tarafa ileteceklerdi.

Tutuklu Metin Topuz’un avukatı ile görüşmesi bir adım olabilir mi?

Bu olay ayın 4’ünde gerçekleşti. Tutuklama oldu. Bana gelen bilgilere göre ayın 4’ünden 10 Ekim’e kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılmış herhangi bir görüşme talebi olmamıştır, Sayın Bakan’la da görüşüldü. Böyle bir şey olursa zaten tavrımız bellidir. Gidip ailesi de avukatı da görüşebilir. Bu konularda savcılarımız olumlu düşünüyor. Adalet Bakanımız olumlu bakıyor.

ABD ile vize meselesinin çözümü için komisyon kurulduktan sonra ‘Artık yavaş yavaş kriz aşılacak’ diyebilir miyiz?

Krizle ilgili olarak Sayın Başkan veya Dışişleri Bakanı Tillerson’ın bu konuda yapması gereken şey komisyonun kurulması veya kurulmaması değil ki. Bir defa krizin sebebi büyükelçidir. Zaten 2-3 gün içinde de gidiyor. Bir ülkenin Türkiye gibi bir ülkede büyükelçisi olacak, bu büyükelçi iki ülke arasında bir krize neden olacak ve bu krizi bir büyükelçi yönetecek. Böyle bir şey, Bakan’ın kendi durumunu da zayıflatır. Hele hele Başkan’a da saygısızlık olur. Biz niye hemen mütekabiliyet kuralını işlettik? Burası Türkiye. Asırlara baliğ bir geçmişe sahip asil bir devletiz biz. Kabile devleti değiliz. ‘Bizim büyükelçiliklerimizde, konsolosluklarımızda çalışan Türk personeli gözaltına almak, tutuklamak böyle bir şeyin olmaması lazım. Bunlar aramızdaki sözleşmelerde yer almalı…’ tarzında bir yaklaşım olamaz. Biri suç işlemişse, pekala soruşturmaya da maruz kalır, gözaltına da alınır.

-Gözaltının misilleme olduğunu, bir başka deyişle hukuki olmadığını iddia edenler var

Türkiye bir hukuk devletidir, misilleme olamaz. Ama onların neler yaptıklarını da biliyoruz. Örneğin benim vatandaşım eşiyle beraber kapılarına gitmiş, gözaltına almışlardır. İki yıl oldu neredeyse daha mahkemeye çıkarmadılar. Kefalet, onu da kabul etmiyorlar. Arkadan Halkbank Genel Müdür Muavini 6 kere ABD’ye giriyor, çıkıyor; 6. veya 7. girişinde kalkıyor gözaltına alıyor, sonra da tutukluyorlar. Benim 13 korumamla ilgili gözaltı, tutuklama kararı çıkarıyorlar. Üstelik, bunların bir kısmı ABD’ye hiç gitmemiş. Bir kısmı orada eşimin yanında, olay yerinde bile değil. Bunları bana izah edemiyorlar. ‘Onlar, federal devletin polisleri değildi, eyalet polisleriydi’ gibi bir gerekçe sunuyorlar. Olabilir eyalet polisi. Eyalet polisine, federal devlet kalkıp da bir çeki düzen vermeyecek mi? ‘Siz ne yapıyorsunuz? Bunlar federal devleti yaralayan şeylerdir’ demeyecek mi? Öbür taraftan, terör örgütünün bana saldıran bir iki elemanını göstermelik olarak alıyorlar ama, o saldırganlara karşı çıkmış vatansever vatan evlatlarından iki kişiyi de tutup içeri alacaklar. Peki sonra ne oluyor? O iki evladımız hala içeride, o PKK’lılar ise bırakılmış durumda. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil.

ABD ile FETÖ arasındaki ilişki hangi seviyede ve kurumlardaki sızıntılar ne boyutta?

Konsolosluklarının içerisinde FETÖ faili ajanlar bulunuyor. Bunlar diplomat değil, bunlar ajan. Benzer ajanlar şu anda Amerika’da da var. O ajanlar da Kongre ile çok sıkı ilişki içinde. Zaten FETÖ’nün baş ajanı Pensilvanya’da. Sene 1999, oraya yerleşti. 400 dönümlük arazi üzerinden oradan dünyadaki 170 devleti bu adam yönetiyor. Size 85 koli getiriliyor, teslim ediliyor. Ondan sonra arkadan mahkeme kararları gönderilmeye başlanıyor. Şu anda ağırlaştırılmış müebbetler çıktıkça bunlar da kendilerine gönderilecek.

Bütün bunlara rağmen ABD’nin bu işlerde seyirci kalmaya devam etmesi, kusura bakmasınlar, stratejik müttefikle bağdaşan bir tavır olarak değerlendirilemez. Ayrıca şu anda Suriye’de yaşadıklarımız da ortada. Orada bir terör örgütünü yanlarına almışlar, onunla bir başka terör örgütü ile savaşma derdindeler. Bunun için bir terör örgütüne, 3.500’ü aşkın TIR silah, zırhlı araç, tank, top hepsini verdiler. ‘Bu silahların seri numaralarını alıyoruz. İş bitince toplayacağız’ diyorlar. İnandırıcı değiller! Nitekim Irak’ta toplayabildiler mi? Hayır. Bu yaptıkları, Kuzey Suriye’deki terör koridorunu güçlendirmekten başka bir şey değildir.

AB istediği kadar rahatsız olsun!

Sırbistan seyahatiniz bazı Avrupa ülkelerinde tuhaf karşılandı. Bu konuda neler söylersiniz?

Bazı AB üyesi ülkeler buraları arka bahçeleri olarak görüyorlar. Arka bahçeleri olarak gördükleri için de rahatsızlıklar olacaklardır. Ama onlar istedikleri kadar rahatsız olsunlar. Biz, birilerinden izin alarak bu ziyaretleri yapacak değiliz. Kaldı ki biz AB’de de müzakereci ülkeyiz. Müzakereci ülke olsak da olmasak da davet olduğu zaman biz bu tür davetlere icabet ederiz. Sırbistan’la Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey (YDSK) kurulmasını imzaladık. İnşallah nisan sonu mayıs başı ben Sırbistan Devlet Başkanı Vucic’i davet ettim, iade-i ziyaretini yapacak. YDSK’in ikinci toplantısını da İstanbul’da yapacağız.

S-400’lerin ortak üretimi ve Rusya’da buna karşı bir direnç var mı? Türkiye Patriotlarla da ilgileniyor mu?

S-400’lerle alakalı olarak herhangi bir sıkıntı yok. Birinci paketi onlardan alacağız, ikinci paketten itibaren inşallah  ortak üretimin adımlarını atacağız. İşi S-400’lerle bitirmeyi düşünmüyoruz. Temenni ederim ki  görüşmelerimizi S-500’lerle alakalı hayata geçiririz. Patriotlarla ilgili herhangi bir düşüncemiz yok. Patriotlar dünyada tedavülden kalkıyor. Tabii bizim şu anda yeni attığımız bazı adımlar da silahlı ve silahsız insansız hava araçlarında aldığımız mesafe, bunun yanında tank motorları ile ilgili adımlar var. Bunlarla ilgili değişik ülkelerde güzel gelişmeler var.

YPG heyeti Moskova’da ağırlandı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

İçeriğini tam bilmiyoruz. Sadece ağırlandığını duyduk. Yani Rusya kendine göre mi manevra yapıyor? YPG şu anda Amerika ile ortak çalışmanın içerisinde Suriye’de. Nedir gerekçesi? Bunun bilgisini istihbarattan alırız.

PYD de Barzani’yi destekleyeceğini açıkladı. Bu durumda Barzani belli ki geri adım atmayacak. Bundan sonra  Barzani’yi ne bekliyor?

Birincisi, ambargo olayı var. Nedir? Kapılar… Kapılar noktasında bir İran geçişi var, iki Ovaköy geçişi var, gerekirse üç, Azez, Suriye’den tekrar bir giriş var. Bizim şu anda eş zamanlı olarak İran ile bunu yürütme kararlılığımız var. İşte biz yarın arkadaşlarla tekrar bir değerlendirmemizi yapacağız ve bu uygulamaya hemen gireceğiz. Irak halkının ihtiyaçlarının, Irak Merkezi yönetimi tarafından böylece sağlanması gündeme gelmiş olacak. Yani Kuzey Irak yerel yönetimine bunları vermiyoruz, ama bütün bu ihtiyaçlar insanidir, dolayısıyla merkezi yönetime biz bunları vereceğiz ve merkezi yönetim de Kuzey Irak’a, halka bunları ulaştırma yollarını arayacak. İkincisi ise hava sahasıyla ilgili adımdır. Bu konuda biliyorsunuz uçuşları zaten durdurmuştuk. Şimdi diğer hamle ise Erbil’e ve Süleymaniye’ye iniş-kalkışlara hava sahalarımızı artık tamamen kapatmak olacaktır. Bunun takvimini de bugün yarın herhalde belirleriz.

Olan Irak halkına oluyor

Temennim başka adımlara gerek kalmadan meselenin çözümlenmesidir. Bu konuda İran, Türkiye ve Irak merkezi yönetimi olarak kararlılığımız var. Kuzey Irak Yerel Yönetimi yaptığı hatayla, oradaki halkı dünyaya kapalı hale gelmesine sebep oluyor. Yönetimin hatası yüzünden insanlar İran’dan çıkamayacak, Türkiye’den çıkamayacak, güneyden gidemeyecek, Suriye tarafından da gidemeyecek.  Şimdi, ertelemeden söz ediyorlar. Ama biz ertelemeyi kabul etmiyoruz zaten. Kuzey Irak’ta bizim için erteleme diye bir şey yok.

ABD ziyaretinizden dönüşte Arakanlı Müslümanlar için Bangladeş’te bir ada tahsis edilmesi konusunu dile getirmiştiniz.  Bu konudaki gelişmeler nelerdir?

O adayla ilgili duruma baktığımızda, O ada bu işlere hiç müsait değil. Onun için Bangladeş yönetiminden şu anda kampların olduğu bölgede bir yer tahsisi istenmiştir. Eğer bu yer tahsisi yapılabilirse, ki ısrarımız o istikamettedir; bizler orada hakikaten şu andaki mevcut kamplarla mukayese edilemeyecek imkânlara sahip kamp imkânlarına orayı kavuşturalım istiyoruz. Ve Bangladeş’in “Burayı tekrar terk etmezler” endişesini de öyle veya böyle giderelim istiyoruz. Ve Sayın Hasine, galiba bir ameliyat geçirdi Amerika’da, onun dönüşünden sonra da Sayın Başbakan ve Başbakan Yardımcımız ile birlikte Bangladeş’e bir ziyaret gerçekleştirilebilir.

Geçtiğimiz hafta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile iki saati aşkın bir görüşme yaptınız Beştepe’de. Çeşit çeşit spekülasyonlar yapılıyor. Bu konu hakkında neler söylersiniz?

Sayın Gökçek ile biz, Külliyemizin hemen karşısında, biliyorsunuz, 15 Temmuz Şehitler Abidesi’nin mekânının yan tarafında bir müze ve otopark projesi olayı vardı.. Ne oldu vesaire diye, bu konuyla alakalı kendisini bir çağıralım dedik. Bu vesileyle o konulara da, yani sizin ifade ettiğiniz konulara da girme durumu oldu. Bunları aramızda konuştuk, görüştük. Daha önce de söylediğim gibi olay sadece Melih Bey’in şahsında olan şeyler değildir. Yani bu konuyla ilgili, partimizde, bazı yerlerde bir değişim iradesi söz konusudur.

Ekonomide atılacak adımlar noktasında ve faiz politikası bağlamında Türkiye’nin yol haritası nedir?

Şu anda önümdeki en önemli hedeflerden bir tanesi, bu faiz noktasındaki çalışmadır.   Faiz hususunda da özellikle başta devlet bankaları olmak üzere toparlayıp ondan sonra diğer bankaları da bir araya getirmek suretiyle faizi nasıl frenleyeceğiz ve faizi nasıl daha da düşüreceğiz? Ki  bakın buraya geliyorum yine, bunda iddialıyım – enflasyon düşsün. Enflasyon birilerinin dediği gibi domates salatalık işi değil. Enflasyonun bir numaralı sebebi faizdir. Baştan beri hep bunu söylüyorum ve bu doğru orantılıdır diyorum. Faizi düşürdünüz, enflasyon düşer; faizi yükselttiniz, enflasyon yükselir.


Son Güncelleme: 13.10.2017 10:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.