17 Şubat 2018 Cumartesi günü Türk Edebiyat Vakfı’nda Prof. Dr. Ayhan Songar’ı anmak için bir araya geldik. Toplantıyı gazeteci-yazar, fikir adamı Özcan Ünlü tertipledi. Toplantıda Ayhan Hocamızın ailesi (kızı Neslihan Songar Tezcan-Evcet Tezcan), Prof. Dr. Sefa Saygılı ve ben konuşmacı olarak yerimizi aldık. Toplantıyı İbrahim Öztürkçü yönetti.

Toplantıyı genç, yaşlı, erkek, kadın çok sayıda saygıdeğer topluluk izledi. Önce Ahmet Kabaklı hocayı, Servet Kabaklı’yı rahmetle andık. Türk Edebiyat Vakfı’nın kurulmasında emeği geçen Nevzat Yalçıntaş’ı, Süleyman Yalçın’ı, Recep Doksat’ı Sabahattin Zaim’i ve diğer zevatı şükranla yad ettik, dualar gönderdik.

Prof. Dr. Sefa Saygılı, Prof. Dr. Ayhan Hoca ile ilgili şunları söyledi: “Hocanın çok sayıda eseri mevcuttur. Hocamız halka psikiyatriyi tanıtmış ve sevdirmiştir. Çok sayıda tıp öğrencisi psikiyatriyi sevmiş ve seçmiştir. Hocamız çok sayıda uzman ve akademisyen yetiştirmiştir. Hocamız ülkemizin her yerinde konferans vermiştir. Kendisi Yeşilay ve Aydınlar Ocağı Genel Başkanlıkları yapmıştır. Hocamız birçok gence rol-model olmuştur.”

Neslihan Songar hanımefendi babası (hocamız) için şunları söyledi: “Heparini (bana) ilk uygulayan babam olmuştur. Necip Fazıl’ı hapiste ziyaret eder. Yahya Kemal Beyatlı’yı tedavi etme şansını yakalamıştır. Rıfat Ilgaz ve Neyzen Tevfik ile ahbap idi. Songar marka radyo imal edip yayın yaptırdı. Mandolin, Obua, Ud çalardı. Beste yapar, güfte yazardı. Evde sohbet toplantıları düzenlerdi.”

Ben ise hoca ile ilgili şunları söyledim: “Ayhan Hocam ülkemizde ilk defa Adli Psikiyatri servisini kuran kişidir. Hocam Cerrahpaşa’da Geropsikiyatri, Madde Bağımlılığı Servisi, Etnomuzikoloji Merkezi gibi pek çok kuruluşu hayata geçirerek ilklere imza atmıştır. Hocamızın Ankara’da geniş bir çevresi vardı. Konservatuvarların kuruluşunda emeği çoktur.”

Hocamızla ilgili yazıdan sonra spor gündemine geçelim: Beşiktaş-Fenerbahçe maçını izledik. Kabul etmek gerekir ki, Beşiktaş ülkemizin en iyi takımıdır. Ancak, Avrupa’da arzu edilen seviyede değil. Münih’e yenilmesi beklenen ancak arzu edilmeyen bir husus idi. Önemli olan gereken dersleri çıkarmak, önlemleri almak olmalıdır.

Şu anda Afrin’de askerlerimiz çarpışıyorlar, destan ve harikalar yazıyorlar. Şehitlerimiz var, gazilerimiz mevcut. Geleceğimiz ve bağımsızlığımız için bu hareketi yapmağa mecburduk. Eğer geç kalsaydık yıllarca bu dert sürecekti. Senelerce aynı girişimi yaparak çok zayiat verebilirdik. Siyasi iradeyi ve liderliği kutluyoruz.

Maçlarda Mehter Marşı “çalınsın” diye temennimizi dile getirmiştik. Biz bu konuyu gündeme getirmeye devam edeceğiz. Milli Birlik ve Bütünlüğümüzün zirve yaptığı bugünlerde Mehter Marşı dinlemeye hararetle ihtiyacımız mevcuttur. Avukat (milletvekili) Emin Akbaşoğlu’nun önerisi olan Mehter Marşının çalınması konusunu gündeme getirmeye devam edeceğiz.

Ülkemizin bu sıkıntılı günlerinde “Spor Gündemi” fırsat olarak görülmelidir. Mehter Marşı sayesinde hamasi hava yakalanabilir.

Sonuç: “Spor sahalarında Mehter Marşı çalınmalıdır ve milli atmosfer yakalanmalıdır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.