Allah Teâla, Kur’an-ı Kerim’de “Nebi, mü’minlere kendi nefislerinden daha evladır.” (Ahzab, 33/6) buyurarak, peygamber efendimizin konumunu, Müslümanların gönüllerinde tescillemiştir. Bir müminin Hz. Muhammed’i kendi nefsinden daha fazla sevmesi gerektiğinin vurgulanmasının sebebi, O’nun, “Allah’ın Habibi” olarak nitelenmesi dolayısıyla en sevilen varlık olmaya layık olmasıdır.

Allah Resûlü’nün Müslümanlar için en sevgili olmasını gerektiren sebeplerden bir diğeri de, O’nun dünyaya gelişinin kâinata rahmet olmasıdır.

Allah, son elçisini, âlemlere, özellikle de insanlara rahmet olarak göndermiştir. O’nun hayatının her anı ve her karesi, bu rahmetin yansımalarıyla doludur.

İnsanlığa gösterilecek en büyük rahmet, insanın Allah’a kul olduğunun tespitidir. Çünkü insanın onuru, şerefi, değeri, bu kullukla ortaya çıkar. Hür olmak, zengin olmak, fakir olmak; Allah’a kul olmanın yanında teferruat kalır. Âlemlerin rabbine kul olmaktan daha değerli ne olabilir ki? İşte Efendimiz, gelişiyle, insanların kulluk yönünü ön plana çıkararak, onlara Allah’ın bu büyük rahmetini sunmuş, en büyük hizmeti etmiştir.

Allah Resûlü, tüm insanlığı rahmet kanatları altına aldığı gibi, kendisine tabi olan ümmetine karşı da büyük bir şefaat ve merhamet duymaktadır. Ahirette ümmetine şefaatçilik yapacak olması, O’nun “Rahmet Peygamberi” olmasının en büyük tezahürüdür.

Allah Resûlü, tarih boyunca, en çok horlanan, ezilen, istismara uğrayan, şiddet ve hakarete maruz bırakılan kadınlar için de bir rahmet peygamberidir.

O’nun örnek hayatında, kadına ne bir tokat atma, ne bir fiske vurma, ne de sözle onu azarlama söz konusudur.

Allah Resûlü, kadınları, Allah’ın erkeğe sunduğu bir nimeti ve emaneti olarak tanımlamış; O’nun narin ve nazik yapısını rencide edecek her türlü muameleden ümmetini sakındırmıştır.

Allah Resûlü, rahmetini, çocuklardan –özellikle yetimlerden- ve dul kadınlardan da esirgememiştir.

İnsanlık tarihinde, O’nun kadar yetime sahip çıkan, dul kadınları koruyup kollayan ikinci bir insan gösterilemez.

Allah Resûlü’nün rahmetinden nasibini alan bir kesim de, engelli insanlardır. O’nun bedenen veya zihnen engelli kişilere iyileşmeleri yönünde dualar yaptığı, tedavisi mümkün olanları tedavi ettirdiği, tedavisi kabil olmayanları da uhrevi mükâfatlarla teselli ettiği, bütün bunların ötesinde, o kişileri hayattan dışlamayıp yapabilecekleri görevler verdiği, siyer ve hadis kitaplarında kayıtlıdır.

Allah Resûlü’nün rahmeti, sadece insanların en zayıf ve hukukları en çok çiğnenen kesimleri ile de sınırlı değildir. O’nun yaşadığı çevreye ve o çevrede bulunan her türlü canlıya karşı da engin bir şefkat ve merhameti söz konusudur.

Bilhassa insanların elinin altında bulunan ve etinden, sütünden, tüyünden yararlanılan ya da bineklik ve yük taşıma hizmetleri gördürülen hayvanlara muamele konusunda, Allah Resûlü, insanlara uyarılarda bulunmuştur. İnsan hakları gibi, onların da haklarının korunması gerektiğini pek çok vesile ile vurgulamıştır.

Allah Resûlü’nün ağaç dikimine verdiği önem, yeşil alanların korunmasına ve çoğaltılmasına gösterdiği titizlik, doğal kaynakların israfına ve kirletilmesine karşı çıkışı, O’nun çevre konusundaki duyarlılığını göstermektedir.

Allah Resûlü, yeryüzünden zulmü, baskıyı, işkenceyi, alayı, hakareti, şiddeti, kin ve düşmanlığı kaldırması; insanlar arasında barışı, uzlaşmayı, adaleti tesis etmesi; toplumda birlik ve kardeşliği pekiştirmesi yönüyle de, Rahmet Peygamberi olarak anılabilir.

Allah Resûlü’nü Rahmet Peygamberi kılan tüm bu özellikler, O’nu, mü’minlerin gönlünde en sevilen varlık mevkiine çıkarmıştır.

Rabbim idrak edeceğimiz Mevlid Kandili münasebetiyle bizlere, O’nun hayatını ve davasını idrak etmeyi nasip etsin. Bunun gibi mübarek günler ve geceler hatırına bizleri O’nun, salih amellerde yarışan ümmetinden kılsın. Bizleri ahirette O’nun sancağı altında toplananlardan eylesin…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-29 14:07:14

Amin. İnşAllah Selam ve dua ile Hayırlı Kandiller