Çok severim bu hikâyeyi, çok derin anlamı vardır: Adam oğluna hep “sen adam olamazsın” dermiş, oğlu da “ileride göreceksin, nasıl bir adam olduğumu sana göstereceğim” dermiş. Aradan yıllar geçer oğlan okur ve bir ile vali olur. İlk işi babasının ismini vererek “gidin falan köyde falan adam var onu alın getirin” der. Adamlar, babayı apar-topar alıp getirirler, babasının içeri girmesiyle oğlu babasına “ bana adam olamazsın diyordun, bak vali oldum baba” der. Baba ise “oğlum, ben sana vali olamazsın demedim ki, adam olamazsın dedim, adam olsaydın eğer, babanı ayağına getirtmezdin der. İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı ve profesör olmuş Ümit Özdağ, bizzat partisinin hazırladığı grafiklerle, kendi sosyal medya hesabı üzerinden son dönemde Suriyeli mülteci kardeşlerimize karşı bilinçli bir şekilde başlatılan linç kampanyasının başaktörü olmuştur. “Rakamlarla Türkiye” diyerek “Suriyeli mültecilerin yüzde 32,6’sının aşırı kilolu, yüzde 27,7’sinin obez olduğunu, Suriyelilerin adeta Türkiye’yi istila ettiğini” ifade ederek ırkçı bir eyleme imza atmıştır. Özdağ, bu paylaşımlarıyla ülkelerindeki savaştan ve ölümden kaçan Suriyelileri açık bir şekilde ırkçı gruplara hedef haline getirmiştir. Halkın sosyal sınıf, ırk, mezhep bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ederek, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin de fitilini ateşleyerek TCK. madde 216 anlamında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçunu işlemiştir.

AYNEN ABD VE AB’DEKİ IRKÇI ZİHNİYET

Resmi rakamlara göre Türkiye’de % 75’lik kısmı kadın ve çocuk olmak üzere 3 milyon civarında geçici koruma altına alınan Suriyeli var. Bunun yaklaşık % 10’luk kısmı kamplarda ve barınma merkezlerinde iyi şartlarda ve insani ortamlarda yaşarken, geriye kalan % 90’lık kısmı da çoğunlukla metropollere olmak üzere hemen hemen tüm illere dağılmış durumdalar. Duraklarda, ışıklarda, çarşıda, pazarda dilenen Suriyeli çocuk ve kadınları her an görmek mümkün. Büyük şehirlere göçen mültecilerin büyük kısmı 8-9 kişilik kalabalık nüfuslarıyla son derece kötü, binaların rutubetli, havasız bodrum katlarında yaşamaya çalışmakta,barınacak yer bulamayanların bir kısmı da park ve bahçelerde yatıp kalkmaktadırlar. Açlık ve sefaletle boğuşup obez durumuna gelebilen Suriyelileri ben göremedim. Özdağ, nerede görmüş ve nasıl milyonlarca Suriyelinin kilosunu tartmış çok merak ettim doğrusu. Türkiye’de yaşayan Suriyelileri hedef alan Özdağ, Türkiye’deki açlık ve yoksulluğu Suriyelilere bağlıyor. Bu yorum aynen ABD ve Avrupa’daki Müslümanlara karşı yapılan faşizan ve ırkçı bir zihniyetin dışa vurumudur. Arap olmamakla beraber Türkiyeliliğiyle gurur duyan ve Türkiye’nin her karış toprağını namusu gibi koruyan, yaradılanı Yaradan’dan ötürü ayrımsız seven bir Kürt olarak empati kurduğumda bu yaklaşımları asla kabul edilir bulamam.

İNSANLIK YÜZDE:0 IRKÇILIK:YÜZDE 100

Ey Meral AKŞENER! İyi Parti olarak Suriyeli mültecilere yönelik çözüm öneriniz, resmi görüşünüz; yabancı düşmanlığı ve ırkçılık mı? Böyle fütursuz paylaşımlarla mı oy toplayacaksınız? Bu zihniyet mi ülkeyi yönetmeye talip? Böyle kafaların yönetici olduğu bir parti iyi bir parti olamaz, olsa olsa ırkçı parti olur!Savaştan kaçan mazlum insanları hedef göstererek oy toplayabileceğini zanneden aciz bir Prof. ve partisi. Özdağ, bu uyduruk rakamlarla hem kendisinin hem de partisinin ırkçılığını, yabancı düşmanlığını ortaya koymuştur. İyi Parti, bu ırkçı paylaşımlarla belki aynı fikirlere sahip azgın bir azınlığın oyunu ve sempatisini kazanmış olabilir ancak büyük çoğunluğun tepkisini çekmiş, öfkesini kazanmış ve gelecek olan oyları da kaybetmiştir. Bu halk, Ümit ÖZDAĞ ve partisinden Suriyeli mülteci kardeşleri adına özür bekler. Suriyeli mültecilere karşı ifade edilen bu ırkçı ve nefret içeren söylemler, Türkiye halkının merhamet ve vicdan anlayışıyla bağdaşmaz. Son tahlilde Rakamlarla Ümit Özdağ: “ İnsanlık: yüzde 0, ırkçılık: yüzde 100”

DEVLET CAYDIRICI TEDBİRLER ALMALI

Benzer nefret diline ve zihin dünyasına sahip bazı karanlık odaklar geçtiğimiz hafta Malatya’da bir mahallede bazı Alevi vatandaşların evlerine işaretler koyarak, kirli, tehlikeli ve karanlık bir oyun oynamaya çalışmıştır. Son kozları; halkı Suriyelilere karşı tahrik, Türk-Kürt, Sünni-Alevi çatışmasını körüklemek. Düşman ağzıyla konuşan ve düşman azığıyla karnını doyuran bu güruhun, “2019 seçimlerine kadar, özellikle Kürtlere, Alevilere ve mülteci kardeşlerimize karşı hükümeti zora sokacak, iç çatışmayı körükleyecek ırkçı ve nefret söylemleri ve eylemleri artarak devam edecektir.” Devletin yetkili birimleri, özellikle sosyal medyada paylaşılan ve kirli algı operasyonlarına dönüşen ırkçı söylem ve eylemlere karşı, caydırıcı tedbirleri mutlaka almalı, yapanlar yakalanmalı, yapılan provokasyonlar ve hakaretler kesinlikle cezasız kalmamalı.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.