18 Mayıs 2018 Cuma 00:01
Medeniyetimiz ilim, irfan, bilgi ve hikmet medeniyetidir

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ramazan’ın ilk iftarını İstanbul Sultanahmet Vakfı (İSVA) yöneticileri ve öğrencileriyle yaptı.  Vakfın tarihi binasında verilen iftarın ardından konuşan Erbaş, "Cenabıhak ramazan ayının bu ilk gününde tutmuş olduğumuz oruçlarımızı makbul eylesin. Ramazan ayını en güzel şekilde değerlendirip bayrama ulaşmayı hepimize nasip eylesin" dedi. Ramazanın aynı zamanda Kur'an ayı olduğunu belirten Erbaş, "Mübarek günler, geceler, aylar yeniden kendimizi hesaba çekmemiz, ruhi bir dirilişe tabi tutmamız için birer kurtuluş vesiledir. Bu mübarek zamanların sultanı da ramazan ayıdır" ifadelerini kullandı.

Bizim medeniyetimiz ilim ve hikmet medeniyetidir

Ramazan ayında inen Kur'an'ın ilk ayetlerinden okumanın ve yazmanın öneminin anlaşılacağını vurgulayan Erbaş, şunları kaydetti: "İlim yolunda olan kardeşlerimizin bu ayetlerin hikmetini düşünerek ilme daha çok sarılmaları gerektiğini anlamalarının önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizim medeniyetimiz ilim, irfan, bilgi ve hikmet medeniyetidir. İlim, irfan, bilgi ve hikmet olmayınca maddi ve manevi olarak gerilerde kalırız ama ilim, irfan, bilgi ve hikmete sarıldığımız sürece maddi ve manevi olarak en önde olan bir millet oluruz."

İlim anlatıldıkça gelişir ve kalıcı olur

En güzel öğrenme şeklinin öğreterek öğrenme olduğunu anlatan Erbaş, "İlmi ve bilgiyi başkaları ile ne kadar çok paylaşırsanız, ders halkası kurar ve başkalarına ders anlatırsanız ilminiz o kadar gelişir ve kalıcı olur" değerlendirmesinde bulundu.  İftara, Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Fatih Kurt, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Hafız Osman Şahin, İSVA Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Tavman, İSVA'nın yönetim kurulu üyeleri ve öğrenciler katıldı.

Kutsal mekanlarda sahur yoğunluğu

Şanlıurfa ve ilçelerinde yaşayan vatandaşlar çoğunlukta olmak üzere, kenti gezmeye gelen birçok ziyaretçi orucunu açtıktan sonra tarihi yerleşkede sahura kadar vakit geçiriyor. İnanç turizminin önemli mekanlarından Şanlıurfa'da vatandaşlar Ramazan dolayısıyla sahur vaktine kadar tarihi Balıklıgöl Yerleşkesindeki kutsal mekanlarda vakit geçirmeyi tercih ediyor. Üç semavi dinin mensupları için kutsal kabul edilen ve dünyanın en büyük doğal akvaryumu olarak adlandırılan Balıklıgöl, her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor.

Sahurun olmazsa olmazı ciğer kebabı

Balıklıgöl, yanı başındaki Rızvaniye Cami ve Urfa Kalesi ile ramazan ayında mekanın manevi havasını solumak isteyenlerin en çok ziyaret ettiği mekanların başında geliyor. Şanlıurfa ve ilçelerinde yaşayan vatandaşlar çoğunlukta olmak üzere, kenti gezmeye gelen birçok ziyaretçi de orucunu açtıktan sonra tarihi yerleşkede vakit geçiriyor. İmsak vaktine kadar dergah, Halilürrühman ve Aynzeliha göllerini gezen kimi ziyaretçiler, tarihi mekanda bol bol fotoğraf çektirip ziyareti ölümsüzleştirirken kimileri de balıklara yem atıp dua ediyor. Bazı vatandaşlar da sahurunu kent ile özdeşleşen ciğer kebabı yiyerek yapıyor.

İftardan sonra Şanlıurfa ayrı bir güzel

Yerleşkeyi gezenlerden Memduh Bitik yaptığı açıklamada, gündüz oruçlu oldukları için gece saatlerinde dışarıya çıkmayı tercih ettiklerini söyledi. Bitik, şehirdeki ramazan atmosferinin farklı olduğunu belirterek, "İftardan sonra şehir ayrı bir güzel oluyor. Hz. İbrahim'in makamını ziyaret ediyoruz. Bizim için de bir değişiklik oluyor. Hem de hava almış oluyoruz" dedi. Kadri Ensari de arkadaşlarıyla yerleşkeyi gezdiğini dile getirerek, havaların ısınmaya başlaması dolayısıyla kentteki gecelerin daha fazla hareketlenmeye başladığını kaydetti. Ensari, herkesin özellikle gece saatlerinde Balıklıgöl'ün güzelliğini görmesini önerdi.

Ramazanın özeli Antalya kabak tatlısı

Hafif ve son derece leziz olduğu için her mevsim tüketilen, özellikle Ramazan sofralarının vazgeçilmezi kabak tatlısı, her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği Antalya'da yabancıların da gözdesi.

Yapılışı ve sunumu ile diğer bölgelerde yapılan kabak tatlılarından farklı olan Antalya kabak tatlısı yapılırken kabak özenle doğranıp, içine limon sıkılarak bir gün toz şekerde bekletiliyor. Dolaptan çıkarılan kabak, közde saatlerce pişirilip, kuzinede fırınlanıyor.

Manda kaymağı, tahin, ceviz, Antep fıstığı, acı, Hindistan cevizi eklenerek sunulan kabak tatlısı ilgi görüyor. Antalya kabak tatlısı, tercihe göre sıcak veya soğuk olarak da servis edilebiliyor.

Bal kabağından yapıldığı için hafif olan ve çok tercih edilen bu tatlı, Antalya'da her evde hazırlanarak Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yerini alıyor.

Nöbet başında sahur

Nöbetleri mesleklerinin gereği olan çalışanlar, sahurlarını görevli oldukları bölgelerde yapıyor.

Kentin asayişini sağlayan polisler, olası bir yangına müdahale etmek için bekleyen itfaiyeciler, kaza ve hastalık gibi sağlık sorunu yaşayanları hayatta tutabilmek amacıyla saniyelerle yarışan 112 Acil Servis ekipleri ile hastalara şifa olacak ilaçları satan eczacılar, oruçlarına çalışma alanlarında, iş yerlerinde niyetleniyor. Kırklareli Emniyet Müdürlüğü, itfaiye, 112 Acil Sağlık Komuta Merkezi ile eczacıların, gece çalışmaları ve yoğun koşuşturma arasındaki sahurlarını yapmanın mutluluğunu yaşıyorlar.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.