Geldi Ramazan derken ne de çabuk bitti. Kapanan kepenkler gibi bitti. Daha buraya gidecektik, iftar verecektik, iftara gidecektik. Sahura kadar sohbet edecektik uzaktan gelenlerle ve uzağa gidecek olan dostlarımızla. Ayrılıklar nereye yaklaşır, bilinmez.

Bir bulut oldu, bir gölge gibi geçti. Anlattıkça cümleler karışıyor birbirine ve duygular. Eyvah ki ne eyvah. Bu Ramazan iklimi de ne çabuk geçti. Bir diriliş muştusu gibi çok yaklaşmıştık. Yine uzaklaştık bu mübarek aydan. Sanki bir yakının ölmüş ya da en değerli eşyan kaybolmuştur. Annen, tesbihin ya da telefonun...

Şimdi buradaydı. Daha dün oruç tutuyorduk. Önümüzde su, önümüzde hurma, önümüzde türlü nimetten vardı. Ama yememiştik, tatmamıştık. Vakit olan saati, iftar saatini beklemiştik. İşte bu ibadet, Ramazan ibadeti demiştik. Nasıl da anlamıştık günahlarımızın affa layık olduğunu. Ve açmıştık yüreğimizi ellerimizle beraber. Bizi affet, bizi affet nidaları camilerimizde, mescitlerimizde eksik olmuyordu.

Oruç vaktinde iftarı beklemek ve önümüzdeki türlü nimetlere bakmak Leyla’nın çölde Mecnun ile karşılaşması gibi bir şey. Hani Leyla demişti ya “Ey Kays! (Mecnun’un çöllere düşmeden önceki hali) sen benim için çöllere düştün işte benim ben geldim. Artık senin yanındayım.”… Buna Mecnun’un cevabı ise “Çekil önümden Leyla, Leyla’mı buldum. Ona gidiyorum…” olmuştu.

Evet, oruç bizim için bir Leyla oldu bir heyula. Daha düne kadar beraberdik.  Şimdi o, samanyolunda bir ziyafet oldu, biz ise yeryüzünde avare. Ayrılık düştü hissemize oruç namına. Memleketinden uzak, garip insanlarız şimdi.

Şair için tamamlanmamış bir şiirdir oruç. Ya da askerdeki eşine yazılmış bir mektup ve o mektupta söylenmemiş duygular. 

Ramazan ayı, memlekette esen uhrevî bir rüzgâr gibi bizi gül kokularına gark eder. Kül kokularından ırak eder. Ramazan ayı sadece oruç ayı değil aynı zamanda Kur’an ayıdır da. Oruç ve namaz gibi Kuran-ı Kerim de en çok bu ayda okunur. Hatimler en çok bu ayda yapılır. Oruç, namaz, Kuran-ı Kerim bir bereket ve takva gemisi gibi yanaşır limanımıza. Şimdi bu gemi kalkıyor buradan ve hüzünlü gözlerle el sallıyoruz.

Ramazan gitti. Hayatımızda kayıp bir hazine gibi gitti. Ramazan gitti, Halep’e, Hama’ya, Kahire’ye, Bağdat’a, Gazze’ye uğrayarak gitti. Orada zülüm altında şehit olanlara cenneti muştulayarak gitti. Ve geride kalanlara sabır dileyerek, bizden selam söyleyerek gitti.

Ramazan gitti, cıvıl cıvıl Mahmutpaşa esnafının “gidiyor, gidiyor” demesini beklemeden gitti. Ramazan gitti. Endülüs’te arda kalan gemileri yakarak gitti. Yürek fethini bizlere bırakarak gitti. Ramazan gitti, şimdi Yusufça rüyalar görmenin vakti geldi. Ramazan gitti, yolun kenarındakilere bakarak gitti. Ardından bakakaldık. Biz inananlar da üzülüyoruz, inkârcılar ve inançsızlar da üzülüyor. Bu ne hikmettir ya Rabbim.  Onlar “ah keşke” nidaları içerisinde. Bizler ise uhrevi havanın bozulmaması peşindeyiz.

Oruç, bize iyi bir yol arkadaşlığını da hatırlatıyor. Eskiler, birisiyle arkadaşlık yapmadan önce yolculuk yap, derdi. Açlık ve susuzluk namına çok sıkıntı ve meşakkat çektik. Bir an da olsun bırakıyorum demedik, bırakmadık da. Şimdi oruç samimiyetimizi test etti. Evet, iyi bir yol arkadaşı ve iyi bir arkadaş da olabiliyormuşuz. Artık ödülümüzü vererek gitti. Bayram…

Bütün bu duygular ve düşüncelerden sonra düşünüyorum. Eğer Ramazan, bizi iyi bir insan olma anlamında güzelleştirmiyorsa tuttuğumuz oruç, ya aç kalmak ya da birilerinin yaptığı gibi zayıflama diyeti olacaktır.

Bütün bu cümlelerden sonra tek cümlelik bir dua için ellerimizi kaldıralım.

Yüce Mevla, bize önümüzdeki Ramazan’ı görmeyi nasip eylesin.

Not: Alem-i İslam’ın Ramazan ayı ve bayramı mübarek olsun. Sevdiklerinizle kazasız ve belasız bir bayram geçirmeniz dileğiyle hoşça kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624