Hayat bize verilmiş bir armağan mı yoksa çile mi, acı mı, mutluluk mu? Kusura bakmayın ama hayat bize bağışlanmış felan değil ödünç verilmiştir.. İçinde acıda, mutlulukta vardır bunun % 55 i bireyin kendisine/ yaşayış tarzına, farkındalığına, bakış açısına bağlıdır. Diğer yüzde irademiz dışı olan kaderimize bağlıdır..

Kaderimizin yaşattığı kötü, acı bir yaşam tarzıyla yinede mutlu bir hayatımız sürme bilecektik yada bütün acılara yenilip mutluluğu unutacaktık.

İnsanın dünyaya gelmesi mucizevi bir olay evet ama bana göre en mucizevi şey ölüm..Ben hayatımda onun kadar kararlı, onun kadar acımasız ama bir kadar da kurtuluş yolu olarak seçilen birşey görmedim..

Düşünsenize her yaşa, her cinse, her canlıya hitap eden, zengin/ fakir veya makam- mevki asla dinlemeyen, dünyadaki varlığını kabul ettiren, inkarının imkansızlaştıran mucizevi birşeydir. ‘Ben hiç ölmeyeceğim ‘diyen var mı? Bu kadar aklı selimliğini kaybetmiş insan var mı? Vardır belki olsa bile emin olun oda ölmüştür.

İnanın ne kadar korksakta dünyadaki en adil şey herkesin ölecek olmasıdır, kabul edelim bu gerçeği bence. Korku demişken bende her insan gibi korkuyorum, aslında ben ölümden değilde ölüm korkusuyla ölmekten korkuyorum. Oda ayrı ilginç!

Korkunun acele faydası yok, eninde sonunda onu tadacağımız için ölümle iyi anlaşmak gerekir. Geçen senelerde ‘dünyada sadece ben ölmüş olsam ne olurdu’ diye bir düşünün dedim. Ya herkes sadece kendisinin öldüğünü, dünyada bir tane mezarlık olduğunu düşünün. Bana bir kişi haklı olarak tepki gösterip ‘hiç reel bir yaklaşım değil’ diye tepki göstermişti.

Gerçekten haklıydı evet hiç gerçeğe hitap etmiyordu ama ben gerçeğe hitap eden düşünce görmedim ki. Herkesin hiç ölmeyecekmiş gibi yaşaması, her cenazede ölüm sadece o ölen kişiye hasmış gibi davranması çok mu reel bir düşünceydi?

Dünyada tek kişinin ölme fikri hayali bir üründü ama herkesin ölümü kendisine uzak görmesi gayet gerçekti. Demekki gerçek hayatta da reel olmayan birçok düşünce vardır değil mi? Verdiğim cevap beni kurtarmıştı, hak bile vermişti ama durum gerçekten vahimdi. Yaşlıların gittikçe hayata tutunmaları, gençlerin ölümün yaşlılara ait olduğunu düşünmeleri durumu içinden çıkmaz bir hale sokuyor. Unutmayın tekrar ediyorum; ölüm , her canlıya, her yaşa hitap eder. Yani yaşılık ölüme çocukluktan daha yakın değildir.

Bitiremedim yazıyı, bir doğduk konu nerelere geldi. Kısaca söyleyeceklerim o ki; Araştırmalara göre her 100 insandan yüzüde ölüyor o kadar uzak durmak için uğraşmayın. Ölümü selalarla, cenazelerle hatta hata oldumumuzda da analım. Çünkü hastalık ölümün hizmetçicisidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.