İsrail Filistin kanı akıtmaya devam ediyor. Esat kendi halkını katletmeyi sürdürüyor. Batılı hormonlu ülkeler, bu soykırımı ve vahşeti önleyeceklerine yine İslam’la ve Müslümanlarla uğraşıyor. Sicili kirli Fransa’nın alçak aydınları, Allah’ın kelâmı Kur’an-ı Kerim’e dil uzatarak güya Yahudilerin aleyhinde olduğu yalanını yayıp bazı ayetlerin Kur’an-ı Kerim’den çıkarılmasını küstahça teklif ediyorlar. Bu ne hadsizlik, ne edepsizliktir? Bugün yeryüzünün bir çok ülkesinde, en çok da Filistin’de, Kudüs’te, Suriye’de, Irak’ta, Cezayir’de ve Türkiye’de, Haçlı güruhunun yaptığı zulümlerin izleri var. Bu insanlık suçları dolayısıyla günah çıkaracaklarına, Müslümanlardan özür dileyeceklerine, hesap vereceklerine, hergün Filistinli çocukları/gençleri katleden İsrailin soysuz yöneticilerine destek çıkıyorlar. Bu ahlâksızlıkta ABD, Fransa ve İngiltere yarış halinde. Siyonizm tarafından güdülen bu emperyalist ülkeler hiç utanmıyorlar.

Dünyanın bu suçlu, günahkâr devletleriyle mücadele eden, “İslam’ın son kalesi” bir Türkiye var. Şükürler olsun ki, “İsrail’den iki cihanda davacı olacağız.” diyen yiğit bir Cumhurbaşkanına sahibiz. Mertçe, kahramanca, cesurca “Dünya Beşten Büyüktür” diyerek zalim ülkelere rest çeken, onlara meydan okuyan, hayasız yüzlerine Osmanlı şamarı aşkeden ‘Dünya Liderimiz’ var. Onun yanında olacaklarına, gücüne güç katacaklarına bazı nâdânlar can düşmanlarıyla birlik olmuş “Cumhur İttifakı”na eblehçe saldırıyorlar. Erbakan Hoca’ya ‘zararlı’ diyen gazetecilere vicdanları sızlamadan ödül verebiliyorlar. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun son nefesine kadar desteklediği Recep Tayyip Erdoğan’a mesafeli kalıyor, onu devirmeye yeltenen FETÖ kumpasına kanarak farklı partilere destek oluyorlar. Bu, esasında şuursuzluktur. Allah herkese mümin basireti, Müslüman feraseti versin, onu ‘celladına âşık’ etmesin, amin.

Ve rehavete kapılanlar, gevşeyenler, işin ehemmiyetini idrak edemeyen safdil kişiler mevcut. Bakıyorsunuz hâlâ FETÖ ihanet örgütüyle iltisaklı olan bazı eski şair ve yazarlara gazetelerinde, dergilerinde sayfalarında yer açıyorlar. Vakıf ve derneklerine davet ediyorlar. Onlarla irtibatlarını kesmiyorlar. 15 Temmuz’dan önce FETÖ okullarını yere göğe sığdıramayan bazı şairler, örgüte yazılarıyla destek olan kimi aydınlar yine ‘bizim’ dergilerde, gazetelerde arz-ı endam ediyor. Hiç bir pişmanlık eseri göstermedikleri, hiç bir nedamet gözyaşı dökmedikleri ve ‘milletlerinden af dilemedikleri’ hâlde! Efendiler uyanık olun, artık intibaha gelin. “Acırsanız, acınır hâle gelirsiniz.” Bir 15 Temmuz daha mı yaşanmalı uykudan uyanmanız için? Bu ne derin gaflet uykusudur yahu, anlamak kabil değil. Hâlâ o kanlı, kirli, katil örgütün gizli mensupları, kitap fuarlarına çağrılabiliyor. Şiir ve sanat toplantılarına davet edilebiliyor, çeşitli mahfillerde onlara konuşma yaptırılabiliyor. Bazı belediyelerin düzenledikleri faaliyetlerde el üstünde tutulabiliyorlar. 15 Temmuz’a dair kitap yazan bazı yazıcılar, bir şey olmamış gibi onlarla objektife sırıtabiliyor. Bu ne aymazlıktır?

Efendiler! Sahip çıktığınız veya çıkmaya heves ettiğiniz o kimseler, gazeteciler, yazarlar canhıraş şekilde destekledikleri, yanlarında oldukları örgütün kanlı kalkışmasından ve Türkiye’yi parçalama teşebbüsünden sonra nedamet gözyaşları döktü mü? “Aldandık, aldatıldık” dedi mi? Yoksa onlar da mı o geceyi ‘senaryo’ veya ‘tiyatro’ olarak görüyorlar? Acaba siz de mi hakikati tam olarak göremediniz, farkedemiyorsunuz? Fırsat bulunca, kendisine mikrofon uzatılınca, eski itibarını gördüğü mahfillerde yine devlet adamlarımıza kinini kusan şair ve yazarları ‘yerli’ ve ‘millî’ saymıyoruz. Geçmişte Türkçenin müdafiiliğini yapmış olabilirler. Şu anda Türkiye’mizi, ihanet örgütlerine karşı, dış düşmanlarımıza karşı savunuyorlar mı? Yoksa Cumhurbaşkanımızın aleyhinde konuşmak, onu yıpratmak için fırsat mı kolluyorlar? Önemli olan budur. Unutmayın, bazen “Merhametten maraz doğar.” Vatanına sahip çıkmamış kişilere gösterdiğiniz merhamet, şehit ve gazilerimize ezadır. Bu günaha ve vebale girmeyin. Allah şahit olsun ki, sizler gevşeklik gösterseniz de bu aziz millet, hiç bir zaman rehavete kapılmayacak, ihanetleri unutmayacak ve İslam’ı yücelten Türkiye sevdasından da asla vazgeçmeyecektir, bunu bilesiniz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.