Dağların eteğinde…

Şöyle bir  “durum tespiti yapayım” dedim.

Hal ve gidiş…

Bizce:

  1. “Beka” mücadelesi veriyoruz… Ya “Muhteşem Osmanlı” gibi olacağız ya da “Parçalanmış Suriye” gibi!..
  2. Vahşi Kapitalizm, Siyonizm, ‘‘Malûm Aileler”… Rahmetli Erbakan’ın işaret ettiği “Piramit”teki unsurlar… Ne derseniz deyin… “Şer odakları” memleketi bitirmeye karar vermiş!..
  3. Memleketin son 16 yılına “tek başına” damgasını vuran Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı,  öyle sıradan bir indirişle de değil, “itibar suikastları” ile indirmek için ellerinden ne geliyorsa yaptılar, yapıyorlar ve yapmaya da devam edecekler!.. Bu da bir gerçek, var mı şüphesi olan?..
  4. Milletimiz, olan bitenin “kısmen” farkında. 12 Eylül öncesinde ve 28 Şubat sürecinde kolayca dolmuşa bindirilen vatan evlâdı, “arka plânı” kısmen görebiliyor artık.
  5. Payitaht Abdülhamit Filmi, “günümüze mesajlar” veriyor… Orada, “Osmanlı Düşmanları”nın “yora yora bitirme” taktiğine atıflar var.  Bugün de “yormaya” çalışıyorlar!.. “Ringdeki Şampiyon”u  iyice yıpratıp, günün birinde “indirme” tezgâhı!..
  6. Şunu da görüyoruz;

15 Temmuz bir aşamaydı sadece!.. İşi bitiremediler ama bırakmış, bırakacak değiller. “En azından iyice yorduk!” diyor ve plânın farklı aşamalarını icra ediyorlar!..

“Hassas” gözler, ince stratejiyi görüyor!..

  1. Bu süreçte “kurum”lar mecburen öne çıkıyor. Bu “kurum”larda Recep Tayyip Erdoğan Ruhu’nun etkisi son derece sınırlı. Güvenlik öncelikli politikalar, 28 Şubat zihniyeti tarafından “geri dönüş”ün zeminini hazırlamak için kullanılıyor!..
  2. Bu zihniyet, yani 28 Şubat zihniyeti şimdilerde “Bütün gelişmeler bizi haklı çıkardı!”nın propagandasını yapıyor… “Laiklik meselesinde haklı çıktık, AB meselesinde haklı çıktık, Ergenekon meselesinde haklı çıktık… Vesaire…”  Türkiye’yi uçurumun kenarına getiren 28 Şubat zihniyeti, “Camları aşağı indiren camcı” pozisyonunda… Kırdıkça kazanıyor!..
  3. Ekonomiden anlamam ama, esnafın ses tonunu çok iyi yorumlarım. Piyasada yaprak kımıldamıyor, üretim sürecindeki “büyük” ve bir kısmı da “boşuna yük” niteliğindeki masrafların altında ezilen esnaf, varlık mücadelesi veriyor. Bu da bir gerçek. Şu “Faiz Lobisi”ne karşı ne yapılacaksa yapılmalı artık!
  4. “Eğitim ve Kültür İşleri”ndeki sıkıntılar… Ortak derdimiz. “Akademisyen Cinayetleri” dikkatleri buraya çekmişken ifade edelim; nice “muteber kılınmış” üniversite yönetiminin,  “FETÖ” ve “28 Şubat” bağlantılarına dair çok ciddi iddiaları adeta görmezden geliniyor. Görmesi gerekenlerin görmeleri adeta engelleniyor. Rahmetli Hasan Celal Güzel ağabey, bunlarla uğraştığı için az sıkıntı çekmemişti!.. Anlaşılmaz işler var, anlaşılamaz!..
  5. Arkadaş, “kaset tezgâhı” kurulduğunda “bağırdık bağırdık” sesimizi duyan olmadı.  O kaset tezgâhından bu yana, bunların nerelerden nerelere geldiğine bir bakın!... Sakat, çok sakat!.. Türkiye, böylesine bir “sıkıntıyı” taşıyamaz. Atatürk’ün Partisi, bu hallerde olamaz!.. Sonuna kadar muhalefet yapsın ama… Bazı meseleler var ki, bunun muhalefeti olmaz! ABD-İsrail himayesindeki terör örgütleri hep birlikte ülkemizi hedef almışken, Afrin Operasyonu’na gölge düşürmeye çalışmak da nesi!.. One Minute!..
  6. Saadet... Evet, “Cumhur İttifakı”na katılmaya mecbur değil ama katılsa çok iyi olacak. Milli Görüş Camiası’nın genel arzusu da bu yönde. Saadet, “FOKS’un MOKS’un” dolduruşuna lütfen gelmesin!..  Suret-i Hak’tan görünen birileri, Sayın Temel Karamollaoğlu’na “belden aşağı” saldırılarda bulunmak suretiyle, “bir amaca” hizmet ediyor!.. Görmüyor musunuz!.. Görmenizi mi engelliyorlar!..
  7. Her ağzını açan “Ak Parti tek kişilik bir parti mi?” diyor. Tam olarak böyle değil elbet ama, “Algı operasyonunu etkisiz kılabilmek” de mühim bir iştir!.. “Ekip” görüntüsünü oluşturabilmek şart!..
  8. Teşkilât iç meselelere kilitlenmiş durumda, her yerde “dedikodu” var!.. Hani siyasette bu hep vardı ama bu sefer durum başka. Şu FETÖ işi çok fena oldu çok, niceleri bu mevzu üzerinden “kariyer ayarlaması” yapıyor!.. Bütün kavramların içini boşalttı FETÖ; ne yaşarsak yaşayalım, şaşırmayacak hale getirdi bizi!..
  9. Goygoycular meselesi… Sabahtan akşama kadar “övgüler düzerek” destek veremezsiniz!.. Hoş, goygoycuların çoğu da 28 Şubat sürecinde ortada olmayan ya da darbecilerin yanında olan tipler!.. Ne oluyor, nasıl bir oyun oynanıyor?!..  Üst Akıl, kurarsa yaman kurar tezgâhını!..
  10. Memleket büyük yatırımlara imza atıyor. Bu yatırımların ne anlama geldiğinin, sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi halinde, Türkiye’nin ne büyük kazanımlar elde edeceğinin vatandaşa iyice anlatılması lâzım. Bir de bazı “kritik” sorular karşısında güç duruma düşülmemesi lâzım. Bugüne kadar yokladığım teşkilât yöneticilerinin kahir ekseriyeti, sağlıklı bilgilendirme yapabilecek kadar bu konulara hâkim değiller. Bir de “Parti İçi Eğitim” mühim. Eksiklikler çok.
  11. İl ve İlçe Başkanlıkları ile Belediye Yönetimleri arasında çekişmeler var, bazı yerlerde. Bunlar biliniyor mu?.. Sayın Cumhurbaşkanı sağlıklı bir şekilde bilgilendiriliyor mu?.. Takım oyunu önemli!  
  12. “Yerli ve Milli” olan ya da “Yerli ve Milli Takılan” sivil toplum örgütleri ile ilişkilerin arttırılması lazım. Buralarda “gaz birikmesi” var!..
  13. “Din ve Cemaatler” alanı çok hassas. Bu konular kaşınıyor. Bu konular üzerinden derin tartışmalar yapılıyor.

Birilerinin her “Cemaat”i aynı kefeye koyması… Birilerinin de bu “aynı kefeye koyuş”u istismar etmesi çok dikkat çekici. Bu işleri derinlemesine bilmem ama FİTNE’nin ne büyük bir belâ olduğunu çok iyi bilirim!.. Dikkatle tâkip edilmesi ve kaşınmaması gereken alanlar!..

  1. Muhalefet maalesef çok zayıf, o taraftan beklenebilecek bir şey yok. Ne yaparsa, iktidar ve ona destek veren milyonlar yapacak!..
  2. Ak Parti’nin ve Ak Partililerin tek rakibi AKP’liler!..

Türkiye, AKP’lilerden kurtulabilirse, “bekâ” mücadelesini kazanır!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.