Türk halkı birbirine daha da kenetlendi

Ülke olarak bir yeniden yapılanma süreci yaşadığımızı ifade eden Doç. Dr. Ömer Bolat, “FETÖ, PKK, DAEŞ, DHKP-C ve diğer tüm örgütlerin arkasında küresel emperyalist güçler ve ülkeler var. Terör saldırıları Türk halkını daha da çok bir araya getirdi. Yine teröristlerin amaçlarının tam tersi oldu” dedi.

Türk halkı birbirine daha da kenetlendi

Ülke olarak bir yeniden yapılanma süreci yaşadığımızı ifade eden Doç. Dr. Ömer Bolat, “FETÖ, PKK, DAEŞ, DHKP-C ve diğer tüm örgütlerin arkasında küresel emperyalist güçler ve ülkeler var. Terör saldırıları Türk halkını daha da çok bir araya getirdi. Yine teröristlerin amaçlarının tam tersi oldu” dedi.

19 Aralık 2016 Pazartesi 10:33
Türk halkı birbirine daha da kenetlendi

SÖYLEŞİ: ÖZLEM DOĞAN

Kısa süre önce yaşadığımız ve gencecik canlarımızı kaybettiğimiz Beşiktaş saldırısının ardından geçtiğimiz günlerde de terör örgütü Kayseri'de hain bir saldırı gerçekleştirdi.  Türkiye bir yandan terör örgüleriyle mücadele ederden diğer yandan da Halep'te yaşanan insanlık dramının son bulması için adımlar atıyor. Üst Aklın her koldan sıkıştırmaya çalıştığı ülkemiz dimdik yolunda ilerlemeye devam ederken büyük proje ve atılımlarla da teröre teslim olmayacağı mesajını veriyor.

Türkiye rol model oldu

Önce Beşiktaş saldırısı, ardından Kayseri'deki terör eylemi. Küresel güçler ve maşası terör örgütleri Türkiye'yi neden hedefine aldı?

Türkiye 2002'den beri olağanüstü bir gelişme yaşadı. Demokratikleşme, temel hak ve hürriyetlerin en geniş anlamda kullanılması, baskıların yasakların ortadan kaldırılması, dış politikada bölgesel bir süper güç rolüne ulaşmamız, birçok ülkenin Türkiye'yi model ülke olarak almasına neden oldu. Lider ülke konumunda görülmemiz, bu dünyaya şekil veren küresel güçler açısından çok rahatsız edici bir tablo meydana getirdi. Aynı şekilde komşu ülkelerin yöneticileri tarafından da kıskanıldık.

Üst Akıl Türkiye'nin birçok alandaki gelişimini terör saldırıları ve yapay kriz söylentileriyle engellemeye mi çalışıyor?

Türk Cumhuriyetleri ile artan ilişkiler, Orta Doğu'da Türkiye'nin artık sözü dinlenen ve halklar tarafından Türkiye'nin ve liderliğinin çok sevilmesi birilerinin işine gelmedi. Ekonomik açıdan baktığımızda tam bir istikrar ve kalkınma döneminin başarılması, halkın refah seviyesinin hızla yükselmesi ekonomideki büyük gelişme, Türkiye'nin ilerlemesinden, yükselmesinden rahatsızlık duyan çevreleri harekete geçirdi.

Kalkınma projelerine operasyon yapıldı

Özellikle Türkiye'nin ekonomik refahının artması malum çevreler tarafından Gezi kalkışmasının planlanmasına neden oldu diyebilir miyiz?

2013 Mayıs ayı Türkiye ekonomisinin son 110-120 yıllık döneminin en iyi ekonomik göstergelerin elde edildiği dönemdi. Devlet tahvili gösterge faizi yüzde 4,62 ye kadar düşürülmüştü. Enflasyon oranı yüzde 6 civarına kadar indirilmişti. IMF'ye son borç 14 Mayıs 2013'te 400 milyon dolar olarak ödendi ve 1999 Aralık ayından bu yana kesintisiz devam eden IMF borçları sona erdi. Türkiye'nin kalkınması için anahtar projeler olan İzmit Körfez geçiş köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Üçüncü Havalimanı, Avrasya ve Marmaray boğaz geçişi gibi dev projeler imzalandı, ihaleleri yapıldı. Kanal İstanbul için de hazırlıklar başlıyordu. Bir hafta sonra Gezi olayları başladı. Ağacı bahanesiyle hükümeti devirmeye kalktılar.

Gezi kalkışması ve ardından yaşanan darbe teşebbüslerini nasıl okumalıyız?

Geziciler Türkiye'nin tasarladığı büyük projelerin hepsinin durdurulmasını istiyorlardı. Gezi başarısız olunca 17-25 Aralık'ta FETÖ örgütünün darbe teşebbüsü yaşandı. Hükümet buna da güçlü bir direniş gösterdi ve halkı da arkasına aldı. 30 Mart ve ardından Cumhurbaşkanlığı seçimlerini başarıyla atlattı. Bu sefer de 6-8 Ekim olaylarında Kobani bahane edilerek Güneydoğu'da bir ayaklanma başlattılar. 50 vatandaşımız PKK'lı teröristler ve darbe taraftarlarınca şehit edildi.

Muhalefet ve malum medya kuruluşları HDP'yi şirin göstermek ve ona oy kazandırmak için ellerinden geleni yaptı. Bu çabanın sebep ve sonuçları nedir?

HDP'ye barajı  atlatmak ve AK Parti'nin tek başına hükümet olabilme çoğunluğunu kaybetmesi için harekete geçildi. Bu projenin arkasında yine küresel güçler vardı. Piyon olarak kullandıkları medya grupları ve FETÖ yapılanması da onlara emredileni yapıyorlardı. 7 Haziran seçimlerinde AK Parti tek başına iktidar olamadı. Ama  1 Kasım 2015'te Türkiye tekrar istikrarı yakaladı. Fakat dikkat edersek 7 Haziran seçimlerinden sonra geçiş hükümeti adeta bölücü terör örgütleriyle aynı merkezde hareket ettikleri için düğmeye basıldı. Suruç ve Ankara katliamları seçimlere kısa süre kala meydana geldi.

Halk sağduyulu davrandı

Türkiye'nin her alanda kıskaca alınması halka nasıl yansıdı?

 Amaç Türkiye'de bir güvensizlik ortamı meydana getirerek kaos çıkarmaktı.  Ekonomiye darbe vurarak turizm ve yatırımları engellemekti.  Rus uçağının düşürülmesi krizi de FETÖ'nün ve efendilerinin bir oyunuydu. Türkiye bir anda Rusya'yla kanlı bıçaklı duruma geldi. Gergin ve sıkıntılı bir süreç yaşadık. Bu olanlar bir başka ülkenin başına gelseydi bunların birinde bile ayakta kalmaları mümkün olmazdı. Ama halkımız ülkesinin birliğini, bütünlüğünü kaybetmek istemediği için soğukkanlılığını kaybetmedi. Ayaklanmalar, iç savaş girişimleri, darbe teşebbüsleri karşısında son derece sağduyulu bir tutum sergiledi.

FETÖ'nün darbe planları hangi dönemde başladı sizce?

FETÖ 1 Kasım seçiminin ardından AK Parti hükümetinin kendisini bitireceğini gördüğü için seçimlerin hemen ertesinde darbe operasyonun çalışmalarına başladı ve ardından 15 Temmuz'u yaşadık. Milletimizin kahramanca direnişiyle darbeciler püskürtüldü. FETÖ'cü yapılanmanın silahlı kuvvetler içerisinde uzantıları temizlendi.

Türk halkı daha da kenetlendi

Arka arkaya yaşanan terör saldırılarına Türk halkının verdiği tepkiyi nasıl yorumluyorsunuz?

Bir yeniden yapılanma süreci yaşıyoruz. Güvenlik güçlerimiz içindeki kirlerden arındığı için terörle mücadelede çok daha etkin. PKK kırsal ve silahlı mücadelede başarılı  olamayınca İstanbul'da ve Kayseri'de arka arkaya terör eylemi gerçekleştirdi. Bu elim hadiseler halkı daha da çok bir araya getirdi. Yine teröristlerin amaçlarının tam tersi oldu. FETÖ, PKK, DAEŞ, DHKP-C ve diğer tüm örgütlerin arkasında küresel emperyalist güçler ve ülkeler var.

Darbe teşebbüsleri başarısızlıkla sonuçlanıyor. Halk artık algı operasyonlarına prim vermiyor?  Bunun nedeni nedir?

Eski Türkiye geride kaldı. Artık yepyeni bir Türkiye var.  Bu yeni Türkiye'de güçlü, kararlı ve halkı için çalışan bir yönetim var. İnsanlar kazandıkları temel hak ve hürriyetlerin bilincinde. Suriye, Irak, Ukrayna, Gürcistan, Mısır, Libya ve Yunanistan'da yaşananları görüyor. Bu yüzden de elde ettikleri refah seviyesini kaybetmek istemiyorlar.

 

Üst aklı arkasına alan FETÖ'nün en büyük yanılgısı ne oldu?

Onlar kendi dar iç dünyalarında yaşadıkları için toplumdaki gelişmeyi göremediler. Halkın böylesine şiddetli bir direniş gösterebileceğini hesap edemediler. Hala 12 Eylül ve 27 mayıs darbesinde olduğu gibi halkın evinden çıkmayıp darbecileri alkışlayacağını sandılar. Oysa Türk milleti tankların önüne yattı.

Bir tek banka bile batmadı

15 Temmuz sonrası ekonomik süreç nasıl işledi?

Türkiye ekonomisi böyle tarihi bir süreçten geçerken bile dimdik ayakta durdu. Bankacılık sistemimiz sapasağlam. 2002'den bu yana batan bir tane banka yok. Bu şartlara binaen insanlar Türkiye'nin eskiye dönmesini asla istemiyor.

Bir süre önce Dolar üzerinden bir kriz yaşadık. Bu zorlu süreci atlatmamızdaki en önemli etkenler nelerdir?

Dolar operasyonuyla Türk Lirasına değer kaybettirmeye çalıştılar. Kasım ayında yaşadığımız türbülansın adı buydu. Ama Merkez Bankası yönetimi, hükümet, Cumhurbaşkanı ve halk paniğe kapılmadı. Doları yükselterek ekonomiyi yıkmak istediler. Fakat hükümet bu operasyon karşısında Merkez Bankası'yla uyumlu hareket etti. Merkez Bankası sadece yarım puanlık bir artış yaptı. Yine halk, operasyonun haksız ve sinsi bir oyun olduğunu görerek dövizlerini bozdurup Türk Lirası'na çevirdi. Recep Tayyip Erdoğan'ı yıkma çabaları yine sonuçsuz kaldı. 

Güneş balçıkla sıvanmaz

Üst Akıl özellikle ekonomi üzerinden spekülasyonlar yapıyor. Ekonomi gerçekten kötü bir seyir izleseydi halk hükümete bu kadar destek verir miydi?

Güneşi balçıkla sıvayamazsınız. Güven ortamı ve istikrarın halk bilincinde. Gezi olaylarından bu yana Türk halkı çok sağlam duruyor. Türkiye'deki bazı medya kuruluşlarının algı operasyonları da artık işe yaramıyor.

 

ABD'nin PYD'ye desteği, AB ülkelerinin terör örgütleri ve elemanlarına kucak açmasında nasıl bir menfaat ilişkisi yatıyor?

Düşmanımın düşmanı dostumdur politikası izliyorlar. Türkiye düşmanı bölücüleri kendilerine dost ediniyorlar. Şimdi Türkiye'ye açıkça savaş ilan edemeyecekleri için içerideki huzuru bozmak, ülkenin bütünlüğünü parçalamak istiyorlar. Bunun içinde PKK, FETÖ, DAEŞ'i kullanıyorlar. 15 Temmuz'un arkasında ABD istihbaratının, AB'nin ve NATO'nun olduğunu artık çok açık. Yıllardır bize karşı dost maskesi takan bu ülkelerin aslında Türkiye'ye kötü gözle baktıkları ortada.

 

Müslümanlar küresel projeyi gördü

Türkiye Halep'li sivillere yardım eli uzattı. Halep'te yaşananlara ve Türkiye'nin sağduyulu yaklaşımına dünya neden kör?

Suriye'de yüzbinlerce insan öldü.  Halep'te dünya savaşı yaşanıyor. ABD ve Batı, sırf muhafazakar kitlenin iktidar olabilme ihtimali yüzünden Suriye'nin bölünüp parçalanmasına ve masumların katledilmesine sessiz kaldı. Rusya'nın kesintisiz hava bombardımanı, silah, İran'ın bölgeye on binlerce Şii milis göndermesi Suriye'deki denklemi değiştirdi. ABD de DAEŞ'le mücadele adı altında Kuzey Suriye'de çok geniş bir alanda Türkiye'yi kuşatacak bir bölücü Kürt projesi için çaba sarf etti. Halep'teki sivillere yardım etmeyen ABD, PYD'ye para ve silah yağdırdı. Müslümanlar bu küresel projeyi uygulamalı olarak görüyor ve vicdanlarında bu barbarları mahkum ediyor.

Son Güncelleme: 19.12.2016 10:33
Anahtar Kelimeler:
PkkTerör
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.