Yeni anayasa şeref sözümüzdür

Yeni anayasanın 15 Temmuz ruhuyla hazırlandığını belirten Ak Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, AK Parti olarak, milletimizi vesayet sisteminden kurtaracak, ülkemize istikrar getirecek bu anayasa değişikliğinin referandumda en yüksek oranla kabul edileceğine inandığını söyledi.

Yeni anayasa şeref sözümüzdür

Yeni anayasanın 15 Temmuz ruhuyla hazırlandığını belirten Ak Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, AK Parti olarak, milletimizi vesayet sisteminden kurtaracak, ülkemize istikrar getirecek bu anayasa değişikliğinin referandumda en yüksek oranla kabul edileceğine inandığını söyledi.

31 Aralık 2016 Cumartesi 09:39
Yeni anayasa şeref sözümüzdür

İSMAİL ZELVİ/SÖYLEŞİ

AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, 15 Temmuz ruhuyla hazırlanan yeni anayasa değişikliğinin ülkede vesayet sistemine son vererek, istikrarı sağlayacağını söyledi. Temurci, 15 Temmuz Türk devriminin, İmparatorluklara son veren 1879 Fransız devriminden çok daha büyük bir devrim olduğunu, bu devrimin 200 yıllık batı hegemonyasına son vererek daha adil ve daha yaşanabilir bir dünya kurulmasına ışık tutacağını vurguladı.

Temurci ile, yeni anayasa değişikliği çalışmalarından, dolar operasyonuna, Karlov cinayetinden, FETÖ mücadelesine kadar geniş bir yelpazede sohbet ettik. Kamuoyunun merak ettiği soruları Temurci'ye sorduk, içten cevaplar aldık.

-Siyasi hayatınız nasıl başladı?

1980 darbesi sonrasında Rahmetli Özal'ın Türkiye'yi dünyaya açtığı bir dönemde yetiştik. 1985 yılında Milli Gençlik Vakfı'nda çalışarak siyasi bilinçlenme dönemimiz oluştu. Şevki Yılmaz hocamızın belediye başkanı seçildiği 1994 seçimlerinde aktif olarak çalıştım. 2001 yılı sonrasında AK Parti hareketiyle yola devam ettik. Bu siyaset serüvenimiz aynı zamanda ülkenin kaderini belirleyen bir yol oldu.

- AK Parti için İstanbul ne ifade ediyor?

AK Parti İstanbul ilişkisi Ferhat-Şirin ilişkisi gibi bir ilişkidir. Çünkü AK Parti'nin ışığının yanmış olduğu şehirdir İstanbul… Bütün hareketlerin çıkışı olan İstanbul'da siyasi ve ekonomik anlamda var olamazsanız Türkiye'de marka olamazsınız ve Dünya'ya ışık saçamazsınız. Bizim siyasi hareketimiz İstanbul'da milletle kucaklaşarak ve hizmet üreterek yol almıştır.

-Siyasi gündemimizde 21 maddelik bir Anayasa değişikliği var? İstanbul teşkilatı olarak bu değişikliği nasıl okuyorsunuz?

Bizim siyasi tarihimiz, 1960, 80, 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi darbelerle şekillenmiştir. Türkiye'nin kazanımlarının yapılan darbelerle bir gecede nasıl heba edildiğini yaşadık. 15 Temmuz sonrası artık cümleleri daha dikkatli kurmak zorundayız. Anayasa metinleri toplumsal mutabakat metinleridir bu metinlerin oluşmasında toplumun tümünü kucaklayacak bir iradeye, bakış açısına ihtiyaç vardır. 15 Temmuz sonrasında MHP'nin FETÖ paralel ve terör örgütü gerçeğini yakinen görmesi sonucu böyle bir milli anayasa mutabakatı oluştu. 15 Temmuz sonrası milletimize ve şehitlerimize siyasiler olarak büyük bir borcumuz var. Biz İstanbul teşkilatı olarak yeni anayasa değişikliğini vatandaşlarımıza anlatmaya gayret ediyoruz.

 

----------------------

Vesayet sistemi bitiyor

MHP ile mutabık olarak genel kurula sunmuş olduğumuz değişiklik teklifi inşallah bir başlangıç olur. Toplumsal ve siyasi mutabakatla vesayet sistemi artık tarihin çöp sepetine atılır. Millet kimi seçerse o seçtikleri milleti anayasada ön görülen zaman diliminde yönetecektir. Medya şunu demiş, sermaye bunu demiş, asker bunu demiş kimsenin dediği değil, milletin dedikleri bu ülkede mutlaka ve mutlaka objektif uygulanacaktır. Artık vesayetle bu millet yönetilemeyecektir. İstikrar bu ülke için çok önemlidir. Artık kimse, belli bölgelerde, mezhep, meşrep, etnik ayrımcılık üzerinden siyaset yapamayacaktır. Çünkü ortak bölgesel ve mezhebi siyaset bitecek. İki turlu bir Cumhurbaşkanlığı modelinde birinci turda meclis oluşacak ikinci turda devleti yönetecek Cumhurbaşkanı, Başkan seçilecektir. Artık istikrar için barajlara ihtiyaç kalmayacaktır.

----------------------

-Yeni Anayasa hazırlıklarının 15 Temmuz'la bir ilgisi var mı?

Son dönemde bütün yaşadıklarımız 15 Temmuz'dan bağımsız değil. Coğrafyaya Sykes Pikot, Türkiye'ye sevri dayatanlara Türk milletinin bir cevabıdır. Biz de elimizden geldiği kadar İstanbul olarak, bu işin merkezi olan bu şehirde referandum çalışmalarını arkadaşlarımızla birlikte yapacağız. Toplumun her kesimini kucaklayacağız. Bu bir kişi seçimi değil, bu Türkiye'nin geleceği için hepimizi ilgilendiren bir mesele. Onun için bütün siyasi partilere, bütün siyasi partilere gönül vermiş Kardeşlerimize tek tek gideceğiz ve Türkiye'nin önünü hep birlikte açalım görüşünü paylaşacağız,  inşallah da başarılı olacağız.

-15 Temmuz gecesi neler oldu İstanbul'da?

O gece hepimizin ömrüne bedel bir gece oldu. 15 Temmuz Cuma gecesi arkadaşlarımızla birlikte İl Başkanlığı binasındaydık. Şehitler köprüsü, tanklarla kapatılınca önce terör olayına karşı önlem alınıyor değerlendirmesi yaptık. Sn. Valimizle konuştuktan sonra resmi kavrama fırsatımız oldu. Cumhurbaşkanımızın evi, Başbakanımızın Tuzla'daki ikametgahı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri, havalimanı ve şehrin meydanları ile ilgili ne yapacağımızı çabucak kararlaştırdık. Daha sonra ilk ateşler açılmaya başladığında biz insanları meydanlara davet etmeye başladık. İstanbul'da oluşturmaya çalışılan tabloyu tersine nasıl çeviririz sorusunu sorduğumuzda, orada kendi defterimizde yazdığımız şeyleri adım adım uyguladık. Kısıklı'da birkaç bin arkadaşımızı bırakıp herkesi Boğaziçi köprüsüne yürümesini istedik. İl başkan yardımcımız orda idi. TRT ve CNN'e yönelik baskınları bertaraf etmek için arkadaşlarımızı yönlendirdik. Saraçhane, İl Emniyet Müdürlüğümüze partililerimiz gittiler. Hepsine teşekkür ediyorum.

-15 Temmuz gecesine dair unutamadıklarınız neler var?

Basında çalışan arkadaşlarımız süreç yönetiminde sağ olsunlar Başbakanımızın açıklamasından sonra birçok televizyona canlı bağlantı yapmamızı sağladılar. İstanbul'da darbecilerin oluşturdukları tabloyu değiştirmek için mücadele verdik. Beykoz'da, FSM köprüsünde, Çengelköy'de, Şehitler köprüsünde büyük mücadeleler verildi. Biz televizyonlara bağlanarak halkı ayağa kaldırdık. Ak Parti binamızı askerler geldi. Bir üsteğmen burayı boşaltmaya geldiklerini söyledi. Kimden emir aldığını sorduk. Doğru düzgün cevap veremedi. Başkomutanımızın emrini görmek istiyoruz dedim. Ondan sonra diyalog farklı yürüdü. ‘Ya buradan beraber el ele çıkacağız veya hep beraber öleceğiz' dedim. Metin Külünk ve Hayati Yazıcı beyler de destek için buraya geldiler. Darbe gecesi Cumhurbaşkanımızın 5G'ye niçin önem verdiğini bir kez daha gördük. Cumhurbaşkanımızın çağrısından sonra havaalanına gitti. Kulede çatışmalar vardı. Uçaklar sonik patlama yapıyor, sanki havalimanının her tarafı bombalanıyor gibiydi. Cumhurbaşkanımızın uçağı indi. Cumhurbaşkanımızdan çelik yelek giymesini talep ettik. Bana, “Senin gömlek giydiğin yerde, benim çelik yelek giymem yakışık almaz” dedi. Konuk evindeki yaralıları ziyaret ettik. Cumhurbaşkanımızın sürekli söylediği kefenimle beraber dolaşıyorum sözünün boş bir laf olmadığını o gece fiilen yaşayıp gördük. O gece Cumhurbaşkanımız sadece bizim değil, ona hiç oy vermemiş veya onunla farklı görüşe sahip insanlar için de çok önemli biri olduğunu gösterdi. 15 Temmuz zaferi kimindir sorusunun cevabı varsa, lider ve lideriyle birlikte sokağa çıkan insanlarındır.

-------------------------

Büyükelçi Karlov'un katili

15 Temmuz'da Erbil'deydi

Karlov'u öldüren katilin 15 Temmuz gecesi Erbil'de kimlerle görüştüğü çok iyi biliniyor. Karlov meselesi sadece bir FETÖ operasyonu değildir. Karlov meselesi uluslararası güçlerin, bölgede, Türkiye-Rusya ilişkilerinin düzene girmesinden rahatsızlık duyanların sinsi bir plandır. Sadece Türkiye-Rusya değil, Rusya-ABD ilişkilerinin de içinden çıkılmaz hal almasını isteyen güçler var. Elbette burada bölgede akan kanın durması Türkiye için çok önemli. Karlov cinayetini, Rus uçağını düşüren güçlerin yaptığı aşikar. Yalnız Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Putin'in soğukkanlı politikaları ile onların istediği olmadı. Suriye'de ateşkes sağlandı. Karlov cinayetinde üzüntümüz çok büyük, biz misafirperver bir devletin çocuklarıyız. O burada bize emanetti. Bizim burada çözmemiz gereken şu, en büyük sorunumuz da bu, bizim polis diye bildiğimiz birinin bu işi yapmış olması. Karlov'un özellikle öldürülmesi, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü politikalarda Rusya ile ortaklaşa bir takım politikaların inkıtaya uğratma adına yapılan çalışmadır.  

---------------------------

-Türkiye'ye karşı ekonomik terör operasyonunu özetleyebilir misiniz?

Biz dünyanın en önemli ekonomilerinden biriyiz. Merkez bankamızda 120 küsur milyar dolar paramız var. ABD'deki merkez bankası olarak adlandırılan FED'in kasasında 110 küsür milyar dolar varken niye Türkiye bu parayı kasasında tutuyor. Bu para ekonomik bir silah olarak kullanılıyor. Çünkü dolar karşılığı altını yok.   ABD şu anda doların senyoranj geliri dediğimiz o geliri bütün kasasında topluyor, zamanı geldiğinde küresel ekonomik ilişkileri de kullanarak, özellikle sermaye giriş ve çıkışlarıyla ekonomiyi kontrol ediyor. Cumhurbaşkanımız şunu söylüyor. Dünyada sanal ekonomi  bitmeli, reel ekonomi dönemi başlamalı, siz eğer AB'ye baktığınızda devletlerin kendi içine döndüğünü, Fransa'nın Fransa dediğini, Almanya'nın Almanya dediğini, İngiltere'nin İngiltere dediği bir ortamda Türkiye'nin de Türkiye demesi lazım.

Hamdolsun biz müteahhitlik hizmetlerinde Çin ile birlikte en öndeyiz. Dünyanın en büyük müteahhitlik hizmetlerini gerçekleştiriyoruz. İstanbul bunun merkezi, böyle bakıldığında, bizi nasıl cezalandırıyorlar. 15 Temmuz'da bu millete diz çöktüremediler, ondan sonra bizi BM'den hatta Nato'dan  çıkartmakla, AB'den çıkartmakla tehdit ettiler. Avrupa Parlamentosunun almış olduğu tavsiye kararını biliyoruz. Liderler bunu uygulamadı biz bununla birlikte gerek Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının gerekse Türkiye'deki  sermayesi olan uluslararası büyük yapıların sermaye çıkışlarına şahit olduk. Bunlar niye yapılıyor, Türkiye bir referanduma gidiyor Türkiye'yi terörle terbiye etmek istediler. Akan her bir damla kan bu milleti birbirine çok daha fazla bir araya getirdi. Ekonomi ile terbiye etmeye çalıştılar.

-Cumhurbaşkanımızın dolar operasyonu işe yarayacak mı?

Dünyanın hiçbir yerinde 15 Temmuz darbesi yaşanmadı. Türkiye'de askeri  darbeyle yapamadıklarını, silahla yapamadıklarını, Türkiye'de Avrupa ve Dünyadaki büyük kurumlardan tehditle yapamadıklarını ekonomiyle yapmaya çalıştılar. Ama başaramadılar. Cumhurbaşkanımızın çağrısı karşılık buldu. Ben artık Rusya ile Ruble olarak ticaret yapabilirim diyor. Çin ile Yuan üzerinden üzerinden  ticaret yapabilirim diyor. İran'la da aynı şey olabilir ama sonuç itibariyle bizim bir şey satabilmemiz için önce üretmek lazım, Cumhurbaşkanımız diyor ki, üretebilmek için bizim bir sanal ekonomiden çıkmamız lazım, TL'ye dönük milli paramıza değer vermemiz lazım, üretmemiz lazım. Üretmek için finansman para lazım. 

-CHP ve HDP'nin anayasa değişiklik teklifine karşı olmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir ana muhalefet partisi bu anayasa değişikliği ile ilgili kan akacağını söylerse, Türkiye'de bombalar patlarken 6-8 Ekim olayından farkın nedir? Kimin değirmenine su taşıyoruz. Onun için Türkiye'yi her anlamda gerip, her anlamda sıkıntılar oluşturup seçim sürecine sokmak istiyorlar. Biz bunun farkındayız, anlatıyoruz, bu milli mücadele kurtuluş savaşıdır diyeceğiz. Ekonomik darbeye de finansal darbeye de Allahın izniyle karşı koyacağız. Parti olarak teşkilat olarak referanduma hazırız.

Son Güncelleme: 31.12.2016 09:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.