Rusya Devlet Başkanı Putin’in önceki akşam Ankara ziyareti hem iktidara yakın medya hem de sömürgecilerin acentası olan candaş medya tarafından değerlendirilemedi.

Sömürgeci acentası medyası zaten, küfür, hakaret ve yalan üzerine bina edilmiş bir yayın politikası izlediğinden dolayı, muhakeme ve vicdanı rafa kaldırmış durumdu.

Türkiye, Osmanlı’dan beri bu medyadan çektiğini İsmet İnönü ve darbeci generallerden çekmedi. Türk medyasındaki kısır döngü maalesef ülke kamuoyunu işgal etmekle kalmayıp, gündemini de heba etmektedir.

***

Rusya Devlet Başkanı Putin’in ziyareti aslında Türkiye’ye çelme takmaya matuftu.

Putin’in önceki akşam Sayın Erdoğan ile birlikte yaptığı ortak basın toplantısında çok net bir fotoğraf ortaya çıktı:

Emperyalistler, Türkiye’yi her hal ü karda yeme/parçalamayı kafaya koymuşlar. Ve Türkiye’yi yeniden parya yapma operasyonuna Rusya’nın da ortak olduğu ortaya çıktı bu ziyaret vesilesiyle.

Şöyle ki:

Ortak basın toplantısında Sayın Erdoğan, Israrla Irak Bölgesel Yönetimi derken, Putin, Irak Kürdistan Bölgesi dedi.

Halbuki, bugüne kadar askeri olarak da Türkiye, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin hamisi ve koruyucusu iken ne oldu da bir anda Kürt adını dahi anmaz oldu? Böylesi bir tutum, karşınızda mevzilenmiş odaklara koz vermektir. Yıllarca her türlü saldırı ve tacizlere karşı hamisi olduğunuz bir statükoyu elinizin tersi ile iterseniz, başkaları da alır statükoyu kaşır ve yarayı sizin için kangren haline getirir.

Halbuki Türkiye, Kürt veya Kürdistan demekle küçülmez. Aksine, o Türkiye’nin tarihsel gücü ve ihtişamlı kimliğinin nişanesi olur. Böylesine günlük tepkisel politikalar, ülkenin elini zayıflattığı gibi dışarıda güçsüz gösterir.

***

Dikkat ettiyseniz, Sayın Erdoğan ve Putin’in toplantısından yaklaşık on saat sonra JP Morgan “Türkiye’nin ekonomik olarak kırılgan ve güvenilmez bir fotoğraf verdiğini” söyleyerek ilk kurşunu attı. Oysa ki başta JP Morgan olmak üzere yeminli Türkiye düşmanı bütün kredi derecelendirme kuruluşları, ülkemizin ekonomik büyümesine şapka çıkarıyorlardı.

Basın toplantısında Putin’in konuşmasına dikkat ettiğimizde, zoraki bir konuşma yapıyordu ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde gerçekleştirilen referanduma hiç ama hiç değinmedi. “Bu referanduma karşıyız” demedi. Klasik diplomatik “görmezden gelme” oyununu sergiledi.

***

Referandumdan birinci derecede etkilenecek olan İran’daki tepki de o kadar büyük ölçekli değildi. Bugüne kadar ne İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin ne de dini lider Hamaney’in ağzından tek kelime çıkmadı. İran’da en yüksek düzeyde ses, dışişleri bakanından geldi. İran, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin sınır köylerini bombalarken bile tek söz söylemedi.

Hatta, İran Cumhurbaşkanı Ruhani, gazetecilerin referandum ile ilgili sorularına, “dışişleri bakanım konu ile ilgili gerekli açıklamayı yaptı” diye geçiştirdi.

***

Putin’in basın toplantısındaki tavrının tefsiri eksiksiz şudur:Rusya kesinlikle referanduma karşı olmadığı gibi, o kararın arkasında olan sömürgeci devletlerden biridir.

Putin, tutumuyla “referandumda başat rol bana verilirse ben burada istediğimi yaparım” havasındaydı. “Benim istemediğim bir şeyi burada yapamazsınız” dedi resmen.

Putin, ‘Rus Enderunu’ndan yetişmişliğin hakkını vererek, sözü biter bitmez, Sayın Erdoğan’ın yüzüne dönerek gazetecilerden gelebilecek soruları taca attı.

***

Türk basınının çoğu, Rusya’nın bizim en büyük müttefikimiz olduğuna inanır. Ya da öyle düşünür. Oysa Rusya, İdlip’te BM’nin ve bütün dünyanın resmen legal güç olarak tanıdığı Muhalefetin karargahını bombalıyor, güvenli bölgede sivil ve çocukları katlediyor.

Türkiye’nin müttefiki olan bir ülke, Türkiye’nin güvencesinde olan sivil bölgede bu vahşeti yapabilir mi?

Şu bir gerçek ki RusuylaAmerikasıyla batılı sömürgeciler, Erdoğanlı bağımsız Türkiye istemiyor. Süleyman Demirellerin, Ecevitlerin Türkiye’sini; sömürge ülkeyi istiyorlar. Ve hedefleri Erdoğan’ı devirmek.

2014’ün başlarında FETÖ’nün baş teröristlerinden Süleyman Hamit Müftügil’in bir gazeteci ile telefon konuşmasını hatırlayalım; (https://www.youtube.com/watch?v=AteW5nAlw0M&t=9s)

“Yeni dönemde, Öcalan olmayacak, Erdoğan olmayacak, Barzani olmayacak.”

Gezi ve 15 Temmuz işgal harekâtı ile Erdoğan’ı imha etmek istediler başaramadılar. Öcalan’ı hendeklere gömüp bitirdiler. Barzani’ye de GORAN, YEKGIRTU ve KYB aracılığı ile devirmeye çalıştılar başaramadılar. Çünkü Türkiye, Barzani’nin yanında dik durdu.

Sömürgeciler, şimdi bu iki kardeşi referandum oyunu ile birbirine kırdırmak istiyor. Ve bu oyunun merkezinde Rusya da var. Bizim Erzurum’da meşhur sözdür:

“Ayıdan Post, Rus’tan dost olmaz.”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.