Türkiye için yeni bir gün, yeni bir sistem, yepyeni bir dönemin kapılarını aralayan 24 Haziran demokrasi zaferi kutlu olsun. Recep Tayyip Erdoğan; Erbakan’ın, Türkeş’in, Demirel’in Özal’ın, Menderes’in hayal edip de yapamadığı, çatışmalar üzerine kurulu olduğu için dış müdahalelere açık bir sisteme son vererek Türkiye’yi daha yönetilebilir, milletimizin karakterine daha uygun bir sisteme geçirdi. Bu sistem ile geleceğimize daha umutla bakacağız, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, etrafımızda çevrilen kirli dümenleri seyretmeyip bölgede yeni bir oyun kurucu olarak mazlumların umudu olmaya devam edeceğiz.

Bu seçimlere, ticaret savaşlarıyla dünyayı hegemon güçlerin çiftliği haline getiren bir konjönktürde dünya ve bölge siyasetini okuma penceresinden baktığımızda karşımızda iç dinamiklerden çok farklı gerçeklikler çıkıyor. Küresel bir güç olarak dünyayı tek başına dizayn edebileceği zehabına kapılan haydut ABD ve yandaşlarının İsrail’e bölgede alan açmak için sürdürdükleri operasyonun Türkiye ayağı 15 Temmuz’da olduğu gibi akamete uğratılmıştır. Trump’ın yüzyılın projesi diye Suudlara ve darbeci Sisi’ye yedirdiği Kudüs’ü Filistinlilerin elinden alma projesine Türk milleti daha güçlü olarak dur deme şansı yakaladı. Bunu bilen İsrail basını ilk dakikadan itibaren ‘Sultan Erdoğan’, ‘Türkiye otokratikleşiyor’ yaygaralarını pompalamaya başladılar. Milyonlarca Filistinlinin evlerini yurtlarını gasp eden, vatanlarına dönmelerini engelleyen, işgal ettiği topraklarda yaşama ve seyahat özgürlüğü dâhil insanların hiçbir hakkını kullandırtmayan bir zulüm devleti, Erdoğan ile Türkiye’nin otokratikleştiğini söylüyor! Bunlara içerde borazanlık yapan Saadet dâhil şer ittifakı ise papağan gibi söylenenleri tekrar ediyor. Ve Erdoğan’ı bu seçimlerden sonra ilk kutlayan Azerbaycan ve Filistin yöneticileri olmuştur.

Türk tipi Cumhurbaşkanlığı sistemini getirmemek için yırtınan ve Erdoğan’a haksız yere ‘diktatör’ yaftalaması yapanların da bu sonuçlarla açıkça kabul ettiği gibi Erdoğan milletinin oylarıyla seçilen 16 yılda 13 seçim kazanmış bir dünya lideridir. Erdoğan’ın meşruiyetine atılan iftiralar bu seçimle boşa çıkmıştır. İftira atanların Türkiye düşmanı birer emperyalist uşağı oldukları bir kez daha tescillenmiştir.

1994 yılında İstanbul’da başlayan Erdoğan’ın siyasi yolculuğu emin adımlarla devam ediyor. İstemezükcülerin her türlü hile, desise ve alçaklıklarına rağmen Erdoğan hayal ettiği Türkiye vizyonunu gerçekleştirmek için önüne konulan her türlü engeli aşa aşa yoluna devam ediyor. Birilerini çıldırtan Çamlıca Camii elhamdülillah bitme aşamasına geldi, tıpkı Taksim camiinin de bitme ve AKM’nin yıkılarak yeniden yapılma aşamasına geldiği gibi... Kanal İstanbul’un da bitme aşamasına geleceğinden eminim. Hayalimizdeki bir başka sembol olan ve Türkiye’nin gerçek manada özgürlüğünün simgesi Fetih Camii Ayasofya’nın da Tayyip Erdoğan eliyle özgürleştirileceğine inanıyorum. Seçilmiş liderinin öncülüğünde Avrupa’nın, Amerika’nın her türlü taş koymasına ve iç fitnecilerin de engellemelerine aldırmadan Türk milleti aydınlık yolda dünya mazlumlarına adaleti, hürriyeti, kardeşliği götürmeye devam edecektir.

Bu seçimlerle ABD ve yurtdışında organize olan FETÖ’cülerin organizasyonlarını, Türk milletinin elinin tersiyle iteceği bir kez daha görülmüştür. Bu seçimlerde dışardan kurgulanan planlar milletimizin basireti sayesinde boşa çıkartılmıştır. Saadet Partisi yüzde 1.4 oyuyla CHP’ye 15 vekil, CHP yüzde 3,5 oy transferiyle PKK-HDP’ye 66 vekil kazandırdı. CHP tarihi boyunca vekil çıkartamamış 9 ilde Saadet oylarıyla vekil çıkardı. CHP ise Nişantaşı’nın, Bağdat Caddesi’nin, Bakırköy’ün züppeleriyle terör destekçisi HDP’yi meclise taşıdı. Tıpkı SHP’nin HEP’i meclise taşıyarak askerimiz tarafından bitirilmekte olan PKK teröristlerine can suyu verdiği gibi. Türkiye düşmanlığı bunların fıtratlarında var.

Buna rağmen seçimleri ikinci tura bırakma, bu arada da dolar ve faiz üzerindeki spekülatif oyunlarla milleti Erdoğan’dan uzaklaştırma girişimi de boşa çıkmıştır.

Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye haykıranların alkışları arasında İnce’nin 2. Ordu Komutanı Temel paşanın apoletlerini sökerek Türk askerinin Kandil, Kuzey Irak ve Suriye’deki terör yuvalarına yönelik operasyonlarını İsrail, ABD/PKK lehine durdurma girişimine milletimiz pirim vermemiştir. 

Bu seçimlerde milletimiz Cumhur ittifakına 5 yıl daha bu ülkenin selameti için ortak çalışma görevi vermiştir. Kimin Nemrut’un yanında kimin İbrahim’in yanında olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Türkiye düşmanlarının bu seçimlerden de ders alarak durmayacakları kesindir. Biz karınca misali İbrahim için yakılan ateşi söndürmek için ağzımızla su taşımaya devam edelim. Rabbim Nemrutların yaktıkları o ateşleri birer gül bahçesine çevirecektir. Vesselam….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa ekşi 2018-06-26 04:30:08

ağzınıza yüreğinize sağlık...

Avatar
iyildiz 2018-07-09 12:25:23

yalancının, iftiracının.........................