“Kaldı ki Ferdinand gerçekten modern bir zekânın gözünde artık her şey birbirine denk sayılmıyor mu? Artık ak yok! Kara da yok! Her şey darmadağın!... Yeni tarz bu! Moda bu! O halde neden bizler de deli olmayalım değil mi?… Derhal! Yarından tezi yok! Yetmiyormuş gibi bir de göğsümüzü kabartalım! Büyük manevi keşmekeşin başladığını ilan edelim! Çılgınlığımızla övünerek reklam yapalım! Kim bizi durdurabilir ki? Soruyorum size Ferdinand? Nihai ve beyhude birtakım beşeri vicdan kırıntıları mı?… Daha hangi fuzuli ar damarı? Ha?”

Yukarıdaki cümleler Louis Ferdinand Celine ait. Yayımlanmasından yetmiş yıl sonra dilimize kazandırılan “Gecenin Sonuna Yolculuk” adlı muhteşem yapıtında… Uzun zamandan beri kütüphanemde okunmayı bekliyordu. “Taksitle Ölüm” ise hala bekliyor.

“İşte böyle başladı”…

Celine, insanın anlam dünyasında fırtınalar kopartan başyapıtına bu cümle ile başlıyor. Sonra her okur gibi beni de Birinci Dünya Savaşı’ndan Afrika’daki Fransız sömürgelerine, oradan Amerika’ya, daha da ötesi Paris’in ürpertici varoşlarına ve gecenin sonuna kadar bir yolculuğa çıkardı. Ürperticiydi. Her cümlesiyle çarpıldığımı itiraf etmeliyim. Sokağın diliyle, hakikatin kıyısına yapılan yolculuk gibiydi. Bazen inadına kahkaha atmak bazen de acıdan ve öfkeden kusmak isteği oluştu içimde. İnsanı, bizzat insanı, kendi hakikati ve hoyratlığı ile yüzleştiriyor Celine.

Peki, ben bunları neden söylüyorum ve niçin kitabım bazı cümleleri beynimin içinde feveran ediyor? Şunu biliyorum; niyetim, Louis Ferdinand Celine’in “Gecenin Sonuna Yolculuk” adlı başyapıtını tanıtmak da değil.

Bu başyapıtı okurken, zihnim sürekli 24 Haziran seçimlerinin sath-ı mailine giren Türk siyasetine takıldı. Sık sık siyasetin girdabına kapıldım; gidip geldim. Siyaset, her şeyin darmadağın olduğu o politik oyun… Acımasızlığı, sahteliği, yalanı ve dolanı gördüm.

Garip değil mi?

Öncelikle; ideolojik duruşun veya ideolojinin ne kadar anlamsız ve tutarsızlıklarla dolu olduğunu gördük. Örneğin Milli Görüş çizgisinde politika yaptığını iddia eden Saadet Partisi’nin kendi düşmanları ile aynı masa etrafında oturduğunu ve bir dönem yol arkadaşı yaptığı insanlara karşı “eski düşmanları” ile nasıl birlikte hareket ettiklerine tanıklık ettik. “Erbakan Ödülleri” adlı oyunda Saadet Partisi’nin kimlerle iş tuttuğunu gördük.

Sen ey Erbakan! Ne bitmeyen, tükenmeyen bir sermayesin.

Hele bir düşünün; “Erbakan Ödülleri” gecesini ve katılımcılarını… Yıllarca Milli Görüş Hareketini gerici, yobaz veya şeriatçı olmakla suçlayan “28 Şubatçılar” Saadet Partisi’nin yanında ve Temel Karamollaoğlu ile kol kolaydılar.

Hatırlayacaksınız; Mustafa Kamalak, 28 Şubat post-modern darbe sürecinde darbecilerin yanında pozisyon alan FETÖ’cülere göz kırpmış, ilkeli olmayı unutmuştu. Temel Karamollaoğlu da hem 28 Şubat zihniyetine sahip olanlara hem de kendi partisinin ideolojik duruşuna karşı olanlara göz kırpıyor…

Daha da trajik olanı ise Saadet Partisi’nin yıllarca “hocamıza ihanet ettiler” veya “Kraliçenin adamı” diye itham ettikleri bir adamı, Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterme çabaları… Geldiler, gittiler; döndüler, dolaştılar; oyunlar oynadılar, tuzaklar kurdular, ödüller dağıttılar. Ancak olmadı, başaramadılar; tuzakları boşa gitti.

Haksız mıyım?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AHMET 2018-04-27 00:44:49

kardeş, "baş yapıt, baş yapıt" demiş durmuşsunuz. ona "şaheser" denir. böyle bir gazetede böyle bir uydurma kelimecilik hiç uymamış.

Avatar
zubeyde 2018-04-27 09:16:30

Haksızsın sırf birilerine yaranmak için hakikatten şaşıyorsun Erbakanın adam ettikleri Erbakanına en başta ihanet edenler değilmi sendemi bürütüs buraya tam uymuyormu uğur dündarın yeri belli ya gül rte bunları kim buldu çıkardı sonra bunlar tvlerde neler dediler partisini başına yıktıkları Erbakana ALLAHTAN KORKUN ALLAHTAN HAKKIYLA KORKUN O GİZLİYİDE AŞİKARIDA BİLİR HESABI ONA VERECEKSİNİZ

Avatar
Muhammet Raşit 2018-04-27 18:11:00

Kanal 7,hocamızı çıkarmazken bu arkadaşlar hem ekrana çıkartmışlar hemde hakkını vermişler. Saadet partisi güçlendikçe birileri rahatsız olmaya başladı. Başladınız camur atmaya Allah hidayet versin sizlere

Avatar
AHMET 2018-04-29 08:36:30

edi̇tör kardeş............................. bi̇lgi̇sayardan yorum yazarken büyük harf kullanamiyoruz, otomati̇k küçü oluyor. bi̇r çare lütfen. kafayi yi̇yeceği̇z.

Avatar
Süleyman Hoca 2018-05-05 18:51:31

maalesef...