Doğru, anlamlı ve iyi sözün etkili olması hayatını anlamlı kılmak isteyenler içindir. Nasihat dindir. Ancak nasihat dinleyenler bu pay alabilecektir.

Her söz içinde güzellikleri bulundurmamaktadır. Lakin çoğunlukla ağızdan çıkan sözler bir tecrübeye, yaşanmışlığa binaen söylenmiştir.

Söylenilen her sözün altında yaşanmış bir hayat hikayesi vardır.

Büyük hatalar yapmak istemeyenler, hayatlarına bir adım önden başlamak isteyenler öncelikle sözün en güzelini dinleyip uyanlar olacaktır.

Bilinmelidir ki; uyulmayan her bilgi sahibine yük olup iç huzursuzluğunun sebebidir.

İnsanın kendini güçlü bildiği, kendi bilgisine güvenip kimsenin bilgisine ihtiyacı olmadığını düşündüğü anlar vardır.

En çok gönül incittikleri, hata yaptığı, sözlerin etkisiz kaldığı zaman bu zamanlardır.

Her zorluğu yalnız başarabileceği düşüncesi, söylenen sözlere ve hayat tecrübelerine değer verilmediğinin sonucudur.

Sözün en güzeline uymak her yiğidin yapacağı iş değildir. Güzele uymamak için bir çok mazeretleri olduğunu kendisine bile inandırmıştır.

Güzel-çirkin, iyilik-kötülük, bilgili-bilgisiz vs. gece ve gündüz gibi bellidir. Bilenle bilmeyenin bir olmadığı gibi, dinleyenle dinlemeyen de bir değildir.

Nasihat dinlemenin ve bu nasihate uymanın yaşı yoktur. Söz dinlemek, yaşanmışlıkları değerlendirmek insanın ayağını yere sağlam bastıracaktır.

Aklı olan doğru bilgi ile hareket etmenin insanı sıkıntılara sokmayacağını, hayatını kolay kılacağını da bilmelidir. Zira toplumun insana yüklediği ön bilgiler, söz söyleyenin bilgisine güvenmeme ya da zaafları önüne kocaman bir engeldir.

Unutulmamalıdır ki; insanın imtihanı çoğunlukla bu zaafları ile olmaktadır. Zaaflarını bilen ve kişiliğini kaybetmemiş olanlar, imtihanından “gemisini kurtaran kaptan” edasıyla başarı ile çıkanlardır.

Kişiliğini kaybetmiş, öz güveni olmayan, bağımlı olan ve söz dinlemeyen yürekler büyük acılar çekmeye mahkumdur.

Sözüm o ki; sözün en güzelinin dinlenilmesi ve uyulmasıdır. Aksi takdirde büyüklerin tabiri ile; “burun pisliğin içinden” çıkmayacaktır.

“Kendi düşen ağlamaz” tabiri de pek doğru değildir. Zira ağlayan düşenin yanında, kendisini canı gibi sevdikleridir.

Büyük acılar çekmeden sağlam duruş sergilemek, güvenilerek etrafında sözü dinlenilmesini istemek ancak söz dinlemekle mümkündür.

Hak Teala güzel söze uyulmasının insanın önünü açacağını, hayatını kolay kılacağını, doğru yola ileteceğini vaat etmiştir.

İlgili ayet Zümer Suresinin 18. ayetinde şu şekilde geçmektedir;

“Sözü dinleyip en güzeline uyanları, Allah’ın doğru yola ileteceği müjdesini ver. Onlar, sağlam duruşlu olanlardır.”

Sağlam duruşlu olmak, elbette bir bilgi ve tecrübe ürünüdür. Bilgi ve tecrübe de bir gayretin devamıdır.

Emek olmadan yemek olmadığı her aklı başında olanın bilgisidir. Emek vermek, öncelikle sözü olana kulak vermekle ve hayatına bir hedef koymakla olacaktır.

Hedefli olanlar hedefi doğrultusunda gayreti olanlardır. Doğru bilgi ile hedefe giden yollar aşılmalıdır.

Hedefini başarmış insanların açtıkları yollarda yürümek, yaptıkları hataları görmek, söz dinlemek insanı amacına daha hızlı yaklaştıracaktır.

Yılmadan, bıkmadan, usanmadan, her başarısızlıkta tekrar deneyerek, düştüğünde tekrar kalkıp kaldığı yerden koşarak hedeflere ulaşılacaktır.

Unutulmamalıdır ki; karanlığın en fazla olduğu zaman, güneşin doğmasına en yakın olduğu zamandır.

Asıl mesele şudur ki; söz dinleyip uyanlar büyük hatalar yapmayacak, yaptıkları hatalardan da hemen dönmenin erdem olduğunu fark edeceklerdir.

Zira yapılan hatalar öylesine büyük yaralar açmakta, kalpler öylesine kırılmaktadır ki tamiri yıllar almaktadır.

Selam; sözün en güzelini dinleyip uyanlara, yaşanmış hayat tecrübelerine güvenenlere, kendilerine söz söyleyenlere kulak verenlere…

Selam; kalpler kırmadan hal ve hareketlerine çeki düzen verenlere, hal ve hareketlerinde yaptıkları yanlışı fark edip kendisini düzeltenlere…

Zira sağlam duruş budur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.