İnsan ve toplumların asıl amacı kötülüğün yok edilmesi, iyiliğin varlık kazanması için mücadele etmeleridir. Bunu yapan yeryüzünde tek bir millet var, o millet de İslam Milletidir. Yani Yaratıcısının farkında olan, Yaratıcısına nankörlük yapmaktan korkan insanların birlikte olduğu topluluk.

Böyle bir topluluğun bir ferdi olduğumuz için ne kadar şanslı olduğumuzun da farkında olmalıyız. Bu farkındalığımızı aksiyona geçirip iyiliğin yayılması, kötülüğün yokedilmesi için ölümüne mücadele içinde olmak varlık gayemiz olmalıdır.

28 Şubat bir post modern askeri darbe gibi ortaya çıkmış olsa da, hakikatte bir zihniyet meselesidir. Zâlimin mazlumlara yaşam hakkı tanımak istemedikleri, bir bakıma Firavun ruhluların Musa kalplileri yeryüzünden silmek, onların değerlerini kökten yoketmek istemelerinin anlayışıdır.

Yaratılış gayesinin farkında olan her şahsiyetin asırlarca yüzleşmesi gereken bir mücadeledir bu. Bu mücadeleyi Peygamberler “Tevhid Mücadelesi” olarak isimlendirmişler. Yüzyirmidörtbin ulvi şahsiyet bu davayı omuzlamış Peygmaber Efendimiz’e (sav) kadar getirmişlerdir.

Aynı dava onun özü ile sözü ile aksiyonu ile bir dostları olan Sahabeler tarafından omuzlanmış dünyanın herbir kıtasına çoşkuyla ulaştırılmış, sonra aynı mücadele İslam Milleti’nin farklı şahsiyetleri tarafından bayrak yarışıyla devamettirilmiştir.

Sonra savaşçı ruhları ile yeryüzüne adaleti getirme sevdasıyla Türkler çıkmış sahaya. Aynı mefkureye farklı bir boyut katarak Asya’dan Anadolu’ya kadar taşıyıp getirmişler, adına da “Kızılelma Mevkuresi” demişlerdir. Zâlime kılıç, mazluma umut olmak için Peygamber müjdesine mazhar olup Konstantinopol’u İslam diyarı kılmışlardır. Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’dan sonra hedefini Roma’ya dikmiştir. Onun evlatları bayrak yarışını devamettirip hem doğudan gelecek tehlikeleri bertaraf etmişler, hem de Batı’ya açılarak Viyana kapılarına dayanmışlardır.

Kızılelma bir mefkuredir. Ne sınırları vardır ne de boyutu. Adaletin tesis edilmeye ihtiyacı olan heryer Kızılelma için bir hedeftir. Bugün Afrin’dir, Yarın Musul olur, ertesi gün Roma olur. Birgün gelir Washington olur. Madem ki Kızılelma için belirli bir sınır yok, öyle ise Kızılelma sonsuzluk yurdunun kazanılması için gerekli olan aksiyon merkezi bütün yeryüzüdür. Yeryüzünde Firavun ruhluların denizde boğulup yokoluncaya kadar devametmesi gereken ulvi bir mefkuredir.

Bu mefkureye inanmış şahsiyetlerin düşmanlarının da çok olması kaçınılmazdır. Nasıl ki Musa’nın düşmanları Firavunlar’ın yanında Samiriler, İsrailoğullarından âsiler ise, Kızılelmayı amaç edinmiş yürek erlerinin düşmanları da bu davayı baltalamaya çalışan herkestir.

Bu dava öyle bir davadır ki düşmanları kadar dostları da çoktur. Sadece gerçek inananların kazanacağı kıyamete kadar devamedecek bir davadır.

28 Şubat, Kızılelma mevkuresine vurulmak istenen bir baltaydı. 21 yılını doldumuş olan bu baltalamayla bir çok girişimler oldu. 2007’de 27 Nisan e-muhtıra darbe girişimi oldu; 2012’de 7 Şubat özel yetkili savcı operasyonu oldu; 2013’te 27 Mayıs, 16 Haziran Gezi çapulcularının meydanları ateşe verip mağazaları yağmalaması oldu; yine 2013’te 17-25 Aralık yargı müdahalesi havası estirildi; ve bütün bu girişimler 15 Temmuz 2016 ile zirveye tırmandırıldı.

Bunların ortak noktasyı hepsinin dış kaynaklı güçler tarafından yönetiliyor olmasıydı...

Kızılelma mefkuresini baltalamak için yapılan bu girişimlerin bitmiş olmasını beklemek büyük yanılgıdır. Fırsatını buldukları her an, farklı kisvelerdeki bu İnsan şeytanları yeniden saldırıya geçmekten kaçınmayacaklardır.

Başa gelenler üzülmek, kendini koyuvermek için değil, bilakis yeniden silkelenip dirilişe geçmek, mücadele etmek içindir. 28 Şubat kimileri için gelip geçmiş ve bitmiş olabilir. Ama davasına inanların 28 Şubat’ı hâlâ devametmektedir. Kıyamete kadar da devamedecektir. Bunun en büyük delili El-Ezher mezunlarının haklarının hâlâ birçoğunun iade edilmeyişi, YÖK ve UAK’ta madurların haklarına burun kıvırılmaların devamedilmesi, 28 Şubat’ın babasız büyüyen çocuklarının yürek acılarının dindirilmemesi, 28 Şubat’la içeriye alınanların hala özgürlüklerinin verilmeyişi...

Kızılelma mevkuresine inananların varlığı devamettikçe Tuzukurular’ın farklı kisveler içinde fırsat kollamaları da devamedecektir.

Sizce de 28 Şubat biter mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.