Şayet Fuzûlî “Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.” Demeseydi belki de şair sözünün muteber olup olmama meselesiyle uğraşmayacaktım. Şairin sözü şiir. Şiir ki kalbimizi ısıtır, gönlümüzü ferahlatır. Kış uykusuna yatan yüreklere ilk cemre gibi düşer. Uyku tutmayan gecelerde gergef işleyen genç kızların rüyasıdır. Hayat ve hayal imbiğinden süzülen güllerdir şiir. Gâh Kâşân gâh Isparta kokar bu şiirler ki en güzel güllerin ve güzel kokuların şehirleridir.

                İşte böyledir şiirin yazanı yani şair… Muhabbet demini Muhammed deminde bulmuşlardır. Mecnun’un Leylâ’yı gördüğü vadide şiir yazmaya başlamışlardır. Kalemlerinin sinesinde kömür ve şiir yazmak için onlara yetmez bir ömür. His yordamıyla erguvanî bir dünya kurar kendilerine ve okurlarına. Tek kusurları son noktalarını genelde mısralar arasında rehin bırakıp dışarı çıkarlar. Ve pazardan biraz alıp ilhamı geri dönerler Yedd-i Emin hanesine.

                İşte bu haller içinde şairin sözü muteber midir sorusuna şu cevabı verebiliriz. Şairin sözü muteberdir ama Allah’ın kitabından ama peygamberin sözlerinden sonra… Yıllar önce biz büyüklerimizden sözün derecelerini şöyle öğrenmiştik. Bunu ara ara dostlarıma ve öğrencilerime hatırlatırım. Sözün en alt derecesi küfür, onun bir üst derecesi laftır. Lafın da üst katında saf halde söz durur.  Söz burada havanın ve suyun sıfır derece mesabesindedir. Yani burada söz, söz olur. Sözün üst katmanında kelâm-ı kibar başlıyor. Kelam-ı kibar ise şiirdir, hikâyedir, menkıbedir. Kelâm-ı kibarın üstünde ise peygamber efendimizin mübarek sözleri, yani Hadis-i şerifler var. Bütün bunların üstünde ise Allah’ın kelamı olan Kuran-ı Kerim gelir.

                İşte böyle bir Kur’an iklimde yetişen Fuzûlî, çoğumuzun bildiği bir gazel yazar:

 “Can verme gam-ı aşka ki aşk, afet-i candır.

Aşk, ateş-i can olduğu meşhur-ı cihandır…”

diye başlayan gazelinin son mısraında ne de oluyor bir terslik ortaya çıkıyor. Gazelin içeriğiyle meselemiz yok. Şairin bu kadar güzel söz söyledikten sonra “Aldanma ki şair sözü elbette yalandır demesi onu bu çıkmaz sokağa iten nedir diye düşünülebilir?

                Burada Fuzûlî ilk olarak şunu söylemiştir. Ne kadar konuşursam konuşayım boş. Çünkü sonuçta ben bir şairim ve şair işi de hayalleri süslemek. Süslediğim bu hayalleri de tesbih taneleri gibi ipliğe dizmek olacak. Şair her ne kadar uyarıp da aldanma bizim şairlere dese de söylemekten vazgeçmez. Nedeni de diğer bir mısrada açıklamış.

“Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.

Çektiğim âlâmı bir ben bir de Allah’ım bilir.”  

Tek teselli var bu dünyada şair olan için: Şiir yazmak… Kalbi olan bilir. Kalbi olan sever.

Şiirleriyle bam telimize dokunan şair Fuzûlî’nin  “Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.”  Mısrasını bir kısım üdeba şöyle bir yorum getirir. Kuran-ı Kerim’de şairler hakkında söylenen ayetlerin etkisinde yazılmıştır bu mısra. Şuara suresindeki ayette “Şairlere gelince onlara da sapıklar uyar. Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?(Şuara Suresi)

Hayal gücü engin bir deniz gibi olan şairlerin sosyal meselelere çözüm üretip ve çözüm sürecinde buna liderlik yapacak gücü yoktur. Yine bunun yanında vahyi dikkate almayıp modern egolarla çağa hitap eden şairlere uyanlar vardır ve bunlar yanlış yoldadır.  

Kuranî bilgiye vakıf olan Fuzûlî’nin söyledikleri elbette ayet ya da hadis mesabesinde değildir. O, biliyorki Kuran-ı Kerim indiği dönemde Cahiliye Arapları, peygamber efendimize şair diye iftira etmişlerdi. Kuran-ı Kerim için de şiir külliyatı diye küçümsemişlerdi. Fuzûlî, biliyordu vahiy güzelliğiyle karşılaştırıldığında elbette şiir basit kalıyor. Bu nedenle şiir Hz. Muhammed’e yakışmaz.

Son sözü başta ifade ettiğimiz gibi tekrar yazalım. Şairin sözü muteberdir ama Kuran-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerden sonra.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Harun 2018-02-13 23:50:58

Mesela sezai Bey yazdıkları ile bir çok şey söylüyor çözüm mahiyetinde. Şiirin kendisi çözüm üretmez diyorsan o başka
yoksa şiiri dışında çözüm üretiyor sair.

banner624