Muharrem İnce…

Parti rozetini çıkarınca, artık CHP’li değilmiş gibi göründüğünü sanan ama tüm kampanyası CHP tarafından organize edilen, dinlediğinizde insana “şaka ediyor olmalı” dedirten bir aday.

TV’de canlı yayında, karşısında üç tecrübeli gazetecinin olduğu programı izledim. Ne söylüyor, bize ne vaatlerde bulunuyor, diğer adaylara karşı ne fark yaratıyor merak ettim ve sonuna kadar dinledim.

Aklıma geçmiş yıllardaki seçim söylemleri geldi. Hani, bol keseden atılan, karşılığı hiç olamayan vaatler…

Fakat, şimdi geçmiş yıllara göre bir fark var. Ekonomi, daha dirençli hale gelmiş, GSMH artmış ve rezervde para da var. Borçlar da nasılsa büyük oranda özel sektöre ait. AB ülkelerine kıyasla, kamu borcu en düşük olan ülke de Türkiye üstelik.

Hem satacakları “saray”, uçaklar ve hızlı tren gibi pahalı ürünler de var!

Fakat, önemli kaynaklarından birinin de mülteciler için harcanan paranın olduğunu duyunca, vicdansızlıkları karşısında şok oluyor insan. “Burası aşevi değil!” diyebilmek için, nasıl bir ruh ve kafa yapısı gerekiyor acaba? Ya da onlara harcanan para ile kaç bin konut yapılırdı diyebilmek için!

İdeolojilerinin yan etkisi olsa gerek, acayip bir kafa karışıklığı, çelişkili ifadelerle sanki karşınızda kimlik kargaşası yaşayan bir ergenin travmatik hallerine şahit oluyorsunuz.

Nasıl bir cumhurbaşkanı adayı, onu yıkarız, bunu yaptırmayız ve çok sayıda kamu projelerini durdururuz diyebilir ki.

Döviz kurunun anormal hareketlerinde, bu tür söylemlerin etkisi de bilinir.  Böyle bir kafanın seçimi kazanma ihtimali, zaten güvenli liman arayan yatırımcı için ciddi sorun değil mi?

Ekonomi vizyonları, 16 yılda yapılanları kötülemek, yıkmak veya yeni projelere engel olmaktan ibaret. Gerişi boş ezber. Hiç dilinden düşürmedikleri demokrasi, hak ve özgürlük kavramlarını da lafta kullandıklarının delili, daima darbecilerin yanında durmaları değil mi.

En son iki darbe kalkışmasında da yine onlarla bir olmadılar mı? 27 Nisan ve 15 Temmuz’daki duruşları ortada değil mi? Onlara yakın duran gazeteci Nedim Şener, defalarca CHP’nin kullandığı dilin FETÖ’cülerle örtüştüğünü yazıp, söylemedi mi?

Belediyelerindeki çalışanlarının dahi haklarını yiyenlerin emekten bahsetmesi de hayli gülünç olsa da CHP seçmeni için aslında hiçbir şeyin önemi yok. Yeter ki, “Tayyip gitsin!” diyen histerik güruha neyi anlatabilirsiniz ki! Çünkü, zaten hiç ötekileştirilmediler ve hep ayrıcalıklı oldular. Geri kalanın canı çıksın, ne önemi var.

Bu yüzden, İnce hangi konuda ne demiş, ülkede ne olmuş ve neye ihtiyaç varmış, bu kitlenin ilgi alanına girmiyor. Yeter ki, Erdoğan’a sıkı laf soksun, nefret yüklü yürekleri azıcık ferahlasın kâfi!

O kitlenin temsilcisi de aynen böyle yapayım derken, öyle hallere düşüyor ki; insan gülmekten kendini alamıyor.

M. İNCE: Osman Gazi Köprüsü'nden 40 bin geçiş olacaktı, 20 bin oluyor; ne gerek vardı bu köprüye...

GAZETECİ: Sanırım sizin en çok kullandığınız köprü de bu köprü, değil mi?

M. İNCE: Evet, ben o köprüyü çok kullanıyorum; benim için sorun yok.

Şaka gibi değil mi!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yasar 2018-05-27 09:52:52

Şaka bile bu kadar uzun sürmez, bağnazlık diyelim

banner624