Adı şiirlere en çok yakışan şehirlerdendir Sakarya. Benim içinse baştan sona bir şiirdir bu şehir. Çocukluğumun, gençlik yıllarımın şahidi bir şehirde şiir okumak da ayrı bir mutluluk oldu benim için.

17. sine ulaşan Sapanca Şiir Akşamları için Sakarya’daydık Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından gelen şairler ile.

Adı Sapanca olan bu etkinlik artık Sapanca’yı aşmış ve birkaç yıldır Sakarya’nın birçok yerinde yapılan etkinliklerle şehri tam anlamıyla temsil eder hale gelmiş, bu değişim güzel de olmuş.

Sakarya Üniversitesi’nde yapılan açılış ile başlayan etkinlikler okullardaki okur-yazar buluşmaları, Ofis Sanat Merkezi, Taraklı ve Sapanca’da şiir okunmaları ve final programı ile şiir dolu vakitleri hem şairlerin hem de Sakaryalıların yaşamasını sağlamış oldu.

Ben okul programlarını çok önemsiyorum. Şiir programlarının sadece şiir okumaktan ibaret olmadığını göstermesi anlamında okul programları çok önemli. Biz Adem Turan, İtalya’dan Giovanna Mulas ve Arjantin’den Gabriel Impaglione ile Sapanca’da Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle buluştuk. Son derece keyifli bir programdı.

Öğrencilerin programa sıkı hazırlanması, programı ilgiyle takip etmeleri, sordukları birbirinden değerli sorular bizleri ziyadesiyle memnun etti. Okul idaresini, öğretmenlerimizi ve öğrenci kardeşlerimizi can-ı gönülden tebrik ediyorum. Giovanna Mulas’ın şu itirafı ise Sapanca Şiir Akşamları’nın bir kazancı olarak kayıtlara geçmeli; “Türkiye’ye gelirken birçok önyargım vardı. Tedirgindim. Buraya geldim ve gördüm ki Türkiye İtalya’dan daha özgür ve yaşanası bir yer.”

Taraklı’daki program doğal bir sessizliğin ve güzelliğin ortasında, Sedat Anar konseri ile başladı. Ardından şairlerin şiir okumaları ile devam etti.

Sapanca Şiir Akşamları, adına yakışır bir güzellikte Sapanca Gölü’nün kıyısında şiir okumaları ile sona erdi.

Benim için elbette Sakarya’da şair olarak bulunmak çok anlamlı. Başka yerde şiir okumaya benzemiyor çünkü. “Bu şehir benim” değdim bir şehirdir Sakarya. Aslında her Sakarya deyişimde içimden bir şeyler kopuyor, o da ayrı bir mesele. Biz bu şehre hiç Sakarya demezdik. Adapazarı idi bu şehrin adı bizde. Sakarya adı çocukluğumda hiç telaffuz etmediğim bir addı. Ne olduysa büyük şehir olduktan sonra oldu.

Kardeşler olarak buluşup hasret gidermek, gençlik yıllarımın iki İbrahim’inden biri olan dostum Çaltıcaklı İbrahim ile kısa süren ama geçmişin kulağını çınlattığımız bir muhabbete kendimizi kaptırmak, aramıza katılamayan Çınardibi’nin Çerkez’i dostumuz İbrahim’in kulağını çınlatmak şiir tadında anlar yaşattı bana.

Şiir gecelerini birileri karalamaya, yok görmeye çalışsın. Biz dopdolu bir program sonunda birçok genç kardeşimizle şiir üzerine sohbet ettik. Şair dostlarla hasret giderdik. Bu da bizim için yeter de artar bile.

Ben bu etkinlikte başta Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu olmak üzere Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk’e, bizleri bir an olsun yalnız bırakmayan genç arkadaşlara ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Elbette bir aralık bulup Mehmet Aycı ve Adem Turan ile Fahri Tuna’nın davetiyle katıldığımız Ada Fikir Kulübü sohbeti, küçük ve hızlı şehir turu da bütün güzelliklere bir dost selamı tadı kattı.

Bir şehri kültür şehri yapmak, ortaya konan faaliyetleri topyekûn sahiplenmekten geçer. Sakarya bunu başarmış bir şehir olduğunu Sapanca Şiir Akşamları’nda göstermiş oldu. Darısı diğer şehirlerin başına.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Güler 2017-10-19 23:04:53

SAKARYA mıza gelip bizleri onurlandırdığınız ve şiir ziyafeti yaşattınız için çok teşekkür ediyorum.