Dünya’da fakirin kalmaması, açlığın bitmesi için İslam’ın insanlığa armağan ettiği mükemmel bir çözümdür zekat. Zengin ile fakir arasında muhabbetin yeşermesine vesile olacak olağanüstü bir dayanışma yöntemidir.

Reis her zaman olduğu gibi yine damardan meseleye daldı ve dedi ki: “Özellikle Müslüman ülkelere, petrol zengini Müslüman ülkelere sesleniyorum. Salt zekatlarını tespit edip bu fakir, gariban ülkelere verseler dünyada herhalde fakir kalmaz.”

Bu zengin Müslüman ülkeler zekatlarını verseler, başlarına bela olan sömürgeci devletler fırsat bulup onları korkutacak gücü kendilerinde bulamayacaklar. Çünkü zekatı verseler arkalarında Allah’ın yardımını görecekler. Zalimler bütün güçleri ile saldırsalar bile O’nun görünmez orduları ile yardımlar gelecektir.  

Ama zekatlarını vermedikleri için Allah onların başına düşmanlarını bela ediyor. Kedinin fareyle oynadığı gibi düşmanları da bu zengin Müslüman ülkeler ile oynayıp onların bütün değerlerini esir aldıkları yetmezmiş gibi biriktirdiklerini sandıkları trilyon dolarların üzerine abanıyorlar. Modern tanrıları haline gelen dolarlarının ellerinden gitmemesi için düşmanları ne derse yapmak zorunda kalıyor, şeref ve haysiyetlerini dolarları karşılığında sattıklarının bile farkında olmuyorlar...

İnsan ferasetini kaybetmeye görsün, dostu düşman, düşmanı dost zannetmeye başlar. Kendi isteği ile canavarların önüne kendini kurban eder, celladına aşık bir mahkum haline döner...

Birleşmiş Milletlerin (BM) insani yardım raporuna göre 2018 yılı için dünyada fakir insanların ihtiyaçlarının giderilmesi için sadece 23 milyon dolara ihtiyaç varmış. Buna rağmen İslam ülkelerinin modern sömürgeci devletlere yaranmak için tek seferde ödedikleri rüşvet neredeyse 200 milyar dolar.

Bu rakamı göz önünde bulundurursak, 200 miyarın yüzde iki buçuğu beş milyar dolar eder ki BM’nin raporuna göre ihtiyaç duyulan miktar ise sadece bu zekatın yirmide biri. Yani değil zekatlarını tam olarak vermek, sadece rüşvet olarak verdikleri miktarın zekatının bile yirmide birini bir defaya mahsus olarak verseler yeryüzünde fakir kalmayacak.

“Asra yemin olsun ki muhakkak insan kesin bir ziyan içindedir” diyor Rabbimiz...

Gerçekten insanoğlu kaybetmeye mahkûmdur. “Ancak iman edip de sâlih (sevaplı) amel (ve hareket)lerde bulunanlar, hem de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariçtir...”

Bu yüzden kaybetmeye mahkûm insanlar arasında olmamak, Allah’ın hışmından kurtulmak için Reis hakkı söylemeye devam ediyor ve diyor ki: “Aynı benzetmeyi şöyle de yapabiliriz. Batının ortalığı karıştırmak, terör örgütlerini kışkırtmak için harcadığı parayla dünyanın kalanını asgari refah seviyesine ulaştırmak mümkündür. Silahlanmaya harcanan paralar, dünyanın değişik yerlerindeki yağdırılan bombalar... Sadece şu Orta Doğu'da harcanan paralar. Sadece savaş için harcamalar dünyadaki o garip halkları ihya eder...”

İnsanların birbirlerini “korku” ile silahlandırma yarışına girmeleri ise ayrı bir trajedi. Dünya devletlerinin silaha yaptıkları yatırımlara bir bakarsak durumun vehametini daha iyi anlarız. Her yıl gittikçe artan silahlanmaya ayrılan bütçe bu yıl daha da artmış. Savaşlar için harcanan bütçelerin sadece zekat miktarı barış için harcansa, inanın yeryüzünde kavgalar biter, göz yaşlarının yerini tebessümler alırdı.

Dünya Savunma Bütçeleri raporlarına göre, 2018’de dünya çapında savunma harcamalarının 1.67 trilyon dolara ulaşması bekleniyormuş. Silahlanma yarışını 700 milyar dolarlık bütçe ile ABD önde götürüyormuş. Bütün bu devasa harcamalar ne için yapılıyor?

Bu Batılı ülkelerin zekatlarını vermelerinden geçtik. Zaten onların öyle bir yükümlülükleri de yok. Yeryüzünü güzelleştirmek Müslümanların görevi, çünkü bizler insanlığın sigortası olarak yaratılmış bir milletiz. O yüzden Batılıların yeryüzünü felakete götürmek için kaç trilyon dolar harcadıkları pek de önemli değil. Tarihten biliyoruz, onlar bir gün gelecekler bu devasa bütçeleri, trilyonluk silahları ile birlikte yerin dibine kendi yaptıkları yüzünden batacaklar.

Şimdi biz kendimize bakalım, 57 İslam Ülkesi olarak silahlanmaya harcadığımız bütçe yaklaşık olarak 180 milyar dolar. Sadece bu miktarın zekatı verilmiş olsa inanın ne İslam Alemi’nde ne de yeryüzünde fakir kalırdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.