Okuyanlar hatırlar! Geçen hafta Soçi görüşmelerine dair olabilecekleri, önceden tahmin ettiğim bir yazı kaleme almıştım. İlerleyen saatlerde ise tahminlerimizde hiçte YANILMADIĞIMIZ ortaya çıktı. Nitekim görüşmelerde Suriye’ye yönelik yeni anayasa, adil seçim ve istikrar söylemleri, siyasi açıdan öne çıkan maddeler arasında yer aldı. Kademeli olarak insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yeni inşa çalışmaları ve mültecilerin evlerine dönmesi ise kimsenin itiraz etmediği/edemeyeceği diğer hususlardı.

Bu manada üst üste koyarsak BAŞARILI BİR ZİRVE olduğunu söylemek mümkün… Lakin buluşmada; tıpkı tahmin ettiğimiz üzere, net sonuçlar üretilemeyen muğlak alanlarda yok değildi. Mesela planlanan Ulusal Diyalog Kongresi için; PYD üzerinden bazı tartışmaların yaşandığı malumunuz. Sn. Cumhurbaşkanımızın Suriye’deki PKK/PYD unsurlarına dikkat çekerek, “kimse aynı çatı altında bulunmamızı beklemesin” sözleri bu minvalde okunabilir.

Anlayacağınız Sn. Cumhurbaşkanımız; Devletimizin kırmızı çizgilerini, gayet net bir tavır sergileyerek dile getirmişti. Tabi buna rağmen Kremlin Sözcüsü Peskov’un; "Katılımın kapsayıcı olması gerekir" şeklinde bir yaklaşımı var ki, niyetlerini adeta deşifre ediyor. Kaldı ki bölgede yaprak kımıldasa avazı çıktığı kadar bağıranların, bu noktada ise karnından konuşması fazlasıyla şüpheli…

Belli ki ilerleyen süreçte, buradan türettikleri benzer sloganları kamuoyunda fazlaca kullanacaklar. PYD’yi Astana’da masaya oturtabilirler mi, bilmiyorum. Türkiye’nin açık duruşu varken bence biraz zor görünüyor. Lakin bu işin birde Cenevre ayağını hatırlatmak isterim. Orada ne filimler döndüreceklerini tahmin etmek şimdiden güç sayılmaz.

O cihetle Devlet olarak KARŞI BİR TEZ geliştirmekten daha doğal bir şey olamaz elbette. Özellikle Suriye’de ki PYD/PKK örgütünün, tüm Kürt gurupları temsil ettiği algısını kırmak bu açıdan önemli. Hatta bölgede terörden uzak Kürtleri temsil edecek, yeni bir alternatif üzerinde çalışılması da aynı kapsamda değerlendirilebilir. Neticede Suriye’nin toprak bütünlüğünü sindirmiş, terörden uzak ve stabil bir siyasi yapının bölgeye yansıması tartışmasız pozitif olacaktır. 

***

Bu noktada Rusya ve İran’ın bir samimiyet testinden geçtiğini söyleyebiliriz. Oysa Soçi’de verilen fotoğraf hangi bölgesel problemi çözemezdi ki? Aslında Amerika’nın PYD üzerinden bölgede olmaya devam etmesi, her iki ülkenin menfaatleriyle de çelişmektedir. Fakat “bizimle beraber açık bir tavır alabilirler mi” diye sorarsanız, buna kesin cevap verememek oldukça üzücü. Bırakınız karşı çıkmayı, “gölge etmeseler başka ihsan istemez” demeden edemiyor insan.

Hal buyken silah yardımını kestik gibi şeylere inanın karnımız tok. Hele de bu; YPG’nin, Fırat’ın batısından çekileceği teminatı havada kalan, ABD’den geliyorsa… Yunanistan’ın NATO ya 2. Kez kabul edildiği 1980’li yılları hatırlayın. Yunanistan’ın üyeliği için sadece bizim onayımız eksikti hani. 12 Eylül hadisesi tamda bunun üzerine gerçekleşmişti. Sonra da ABD’li General Rogers’ın, Cunta yönetimine “siz onaylayın, biz Kıbrıs sorununu çözeceğiz” dediğini yazdı tarih sayfaları. Ne var ki Ragers hiçbir taahhüdünü yerine getirmeden emekli oluverdi. 

Diyeceğim o ki söz konusu akıl, işlerini sağlama almak için her şeyi denemekten çekinmiyor/ çekinmeyecektir. Zira üzerimizde estirilen EKONOMİK MANİPÜLASYONLARI, bahsettiğimiz hadiselerden ayrı görmek saf dillik olur. Bir de mutfakta pişirdikleri Reza zerrab faktörü var elbette. Ve içerde bunu fırsat belleyen bir takım odakları da unutmamak elzem.

Bu temelsiz yüklenmelerin, İdlip ve Afrin’e operasyon gerçekleştirmememiz için SADECE ZAMAN KAZANMAKTAN İBARET seyrettiği ortada.  Sonuçta askeri bir seçeneğin, uygun ekonomik ve siyasi konjonktür sağlanmadan vuku bulmayacağını sanıyorlar.  Buna ise en güzel yanıt, Sn. Cumhurbaşkanımızın çalışma arkadaşlarıyla verdiği malum fotoğrafta gizli.

 Yani çoğunluğu şehit olsa da, cepheyi terk etmeyen 57. Alayın değerli sancağı, Devletimizin bugün nereleri göze alabileceğinin kısa bir özeti.

Vesselam…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.