“Erdoğan,  Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanlığı’na sadece bedelli askerlik ile ilgili değil; askerlik sürelerinden, ordu yapılanmalarına kadar yeni bir modeli çalışmaları talimatı verdi.”

Bu kapsamda;

1-Askerlik süreleri,

2- İller ve bölgelerde ordu yapılanmaları,

3-Ücret politikaları,

4-TSK’nın, teknik personel, sivil personel, mühendis, doktor, teknisyen gibi ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanma modelleri,

5-Profesyonelleşmenin tamamlanması,

6-Zorunlu askerlik yöntemleri,

7-Bu işlerin terörle mücadeleye en küçük bir zarar verilmeden halledilmesi…

Vs. hususlar değerlendirilmekte…

(Milliyet’ten Kıvanç El)

Güzel haber, beğendim.

Efendim;

Bunların bir kısmı üzerinde fikirlerimizi muhtelif vesilelerle dile getirmiştik…

Mesela…

MİLAT’ta şunları yazmıştık:

Milli Savunma Bakanı ‘bedelli askerlik’ tartışmalarının er ve erbaşlarımızın morallerini bozduğunu söylüyor.

Doğrudur.

Lâkin, her seferinde ‘Gündemimizde yok’ diyen siyasi iktidarları, eninde sonunda ‘razı olmaya’ mecbur eden bir durum varsa ortada, görmezden gelmek olmaz.

‘On iki aylık’ askerlerin terörle mücadelede kullanılmaması güzel bir adım…

Devamı gelebilir.

Mesela…

Mükellef, askerlik vazifesini hayatının (diyelim ki) 20 ile 40 yaş arasındaki herhangi bir diliminde, ‘bir-iki ay’lık sürede ifa edebilir.

Böylece…

Her sağlıklı vatan evlâdı o şerefli üniformayı giymiş olur…

Bu süreç iyi bir şekilde değerlendirilirse, bol bol ‘atış tâlimi’ de yaptırılır.

Öyle, “patates, soğan doğrama, çay getirip götürme” işlerine vakit kalmaz!..

Bol bol…

“Atış talimi”…

Bol eğitimli bir askerlik!..

Bir iki ayda çakı gibi olur insan, çakı gibi!..

‘SİGORTA PRİMİ DEVLET’TEN!..

“Evet, askerlik zorunlu olsun, her vatan erkeği o şerefli üniformayı giysin amma, 6 ay ve 12 ay çok.

Bir iki aylık süreler, sıkı bir eğitimle değerlendirilir ve bu iş halledilir.”

Bir de…

Mehmetçik'in ‘sigorta primlerini’ devlet ödesin, yani biz ödeyelim.

Elbette askerlik vatan borcundan…

Pekiii…

Askerlik borcunu ifa ederken, sigortaya DÜNYANIN PARASINI borçlanmak da ‘vatan borcun’dan mı?..

“Vaktinde” emekli olabilmek için, “askerlikte geçen sürenin prim borçlarını” ödüyor vatan evlâdı.

Çok para çok…

Yok böyle olmasın..

Askerlikte geçen süre ‘sigortalılıktan’ sayılsın.

“MESLEK YÜKSEK OKULU MEZUNLARINA KISA DÖNEM!..”

Bir de…

“Meslek Yüksek Okulu Mezunları”na da “kısa dönem” askerlik imkânı getirilse…

Bunu gündeme taşımıştık ama araya bir şeyler girdi ve tartışma kesildi.

Şimdi…

Bu yapılabilir…

“Meslek Yüksek Okulu” mezununa askerlik süresinde -bir miktar- avantaj sağlanabilir…

Bir başka teklifimiz:

“Dört Yıllık Üniversite” mezunları için -ihtiyaca göre-  “Yedek Subaylık” var ya…

“İki Yıllık Üniversite” mezunlarına da…

“Yedek Astsubaylık” gelsin..

Ordunun “teknisyen, tekniker” ihtiyacının karşılanmasına katkı olur.

Bir süre de maaş alır bu gençler, belki de “teskere bırakmak” isteyenler olur…

Meslek eğitimine bir miktar cazibe kazandırılmış olur böylece…

Fena mı?..

Bedelli Askerlik, Bedel Meselesi değildir yalnızca!..

Memleketin değişmez gündem maddelerinden “Bedelli Askerlik” mevzuu ile yakından ilgilendiğimiz bilinir.

Mum dibine ışık vermez, terzi söküğünü dikemezmiş..

Bedelli uygulamalarının hayata geçirilmesinde, çorbada tuz misali katkımız oldu ama kendimiz istifade edemedik bu imkândan.

Bize “denk” gelmedi, 8 ay boyunca kısa dönem askerlik yaptık.

Anılar, anılar…

Geçelim…

Biz bedelli askerlik uygulamasından faydalanamadık ama…

“Öyleyse kimse istifade edemesin, biz yaptık onlar da yapsın!” demedik.

Memleket sürekli olarak bu konuyla meşgulse, her iktidar bu işe bir şekilde girmek mecburiyetinde kalıyorsa, ortada  “problem” var demektir.

Bedelli Askerlik talep eden herkese, “Asker Kaçağı” muamelesi yapmak ve meseleyi “Her Türk Asker Doğar!” sloganında boğmak bir işe yaramaz.

Bedelli Askerlik çok gerekli olmasaydı, yurt dışında çalışan vatan evlâtlarımız için bir “hak” olarak dâimi hâle getirilir miydi?..

“Efendim o başka, orası dışarısı!”

Niye?..

El diyarında çalışan kardeşimize kolaylık var da… (ki olmalı tabii)

Bizim diyarda çalışan, bizim diyarda üreten…

Bizim diyara vergi ödeyen, istihdam sağlayan kardeşimize yok mu?..

Efendim;

Önünde askerlik engeli olan adamı kolay kolay daimi işe almıyorlar…

Aldıklarına da, “Git, gel, işin seni bekler!”  demiyorlar.

Ev sahibi, dükkân sahibi, “Vatan hizmetidir, 12 ay kira almasam ne olur!” demiyor…

Vergiler, faturalar, cezalar durmuyor…

Yani…

Mesele şu:

“Giderek dikleşiyor hayat yokuşu!”

Denebilir ki;

“Sen de askere gitmeden evlenme efendim!”

Yok olmuyor her vakit o.

Bazen evlenmesen hiç olmuyor!..

Problem var bu alanda, bu belli…

GBT’ye yakalanmamak için “Burnunu camdan çıkartamayan” nice vatan evlâdı varsa, problem de var demektir!

Sayın Başbakan’dan sonra Sayın Cumhurbaşkanı da bunun altını çizdiğine göre…

“İhtiyaç” dediğine göre…

Bu sefer de çıkıyor demektir.

Ya sonra…

Birkaç yıl sonra…

Yine mi “bedelli” talepleri olacak gündemde?

“Palyatif” tedbirleri bırakıp, “kökten çözüm”e bakmak gerek.

Ki…

Bu işi de yine Sayın Recep Tayyip Erdoğan yapacak…

Cam filminden, motorlu taşıt vergisine kadar her işi çözüme kavuşturan Sayın Cumhurbaşkanı, bu meseleyi de halledecek inşallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet saygaz 2018-06-19 15:16:06

yazı çok güzel. bedelli çıkmalı.alınan paralardan askerlik yapanlara mmş verilmeli. ailedem para beklememeli bedelliden faydalanmayanlar.