Kılıçdaroğlu neredeyse göbek atıyordu, “Türkiye yalnız kalmış da, kimse Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek istetmiyormuş da, Türkiye ne hallere düşmüşmüş!”

Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu için Vaşington ziyareti öncesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kameralara bunları anlatıyordu.

Aslında bu bir tespit, bir tedirginlik, bir şüphe değil, düpedüz bir temenni idi. Yani, ah, devlet olarak bir yalnız kalsaydık da Erdoğan’ı bunun üzerinden zor duruma düşürseydik temennisi.

Ne oldu peki?

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ABD başkentinde dünyanın önde gelen ülkelerin liderleri ile günde üç, dört görüşme yaptı. Üstelik bu görüşmeler için talep büyük bir kısmı ile muhataplardan geldi.

Kılıçdaroğlu’nun anlamadığı, anladıysa kabullenemediği gerçek, Türkiye’nin yeniden bölgesinin dışına taşan gücüdür. Ülkelerin değişmez potansiyellerinin yarattığı etkinin Türkiye’ye tekabülü konusunda CHP genel başkanının bilgi fukarası olduğunu öğrenmek bizi sevindirmez. CHP’nin Atlantikçi diplomatlarına rağmen hakikatin bu olduğunu kabul etmez isek devletlerarası ilişkilerde Türkiye’nin tarihine ve milletine layık olması mümkün olmayacaktır.

Geçen gün Kılıçdaroğlu’yu dinliyorum, son BM toplantısı sürecinde dünya ülkelerinin Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gösterdikleri ilgiyi unutmuş gibiydi, hatta gibisi fazlaydı. Fazlaydı, çünkü yine, “Dünyada yalnız kaldık” şarkısını detone bir şekilde seslendiriyordu Kemal Bey.

Rusya, İran, Katar, Yemen, öncesinde Azerbaycan, Gürcistan, Ukrayna, Sırbistan gibi son bir ayda bir çırpıda aklıma gelen ülkelere resmî ziyaret gerçekleştiren, cumhurbaşkanları ile görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan değil miydi? Türkiye’ye gelen devlet başkanlarının ise haddi hesabı yok.

Peki, Sayın Kılıçdaroğlu bizim bildiklerimizi bilmiyor mu?

Ne münasebet? Elbette ki biliyor.

O zaman neden?

İnanın bunun nedenini bilmiyorum!

Türkiye bölgesinde önemli bir aktör, saygın bir devlet, önemi her geçen gün daha da artan ve değeri anlaşılan bir ülke. Türkiye’nin bölgesindeki rolü son gelişmelerle birlikte herkes tarafından kabul edildi. Aslında Suudi’yi sahaya sürenlerin Türkiye’nin bu rolünü çalmaya yönelik hamlede bulunduklarını Sayın Kılıçdaroğlu da görüyor. Süper güçlerin jeostratejilerini Kılıçdaroğlu’nun yanındaki diplomatların bilmesi lazım. Bu güçler -ki Amerika’dan söz ediyoruz- Westfalya Düzeninden kaynaklı hegemonyalarını kaybediyorlar Türkiye’nin bir başından tuttuğu “Dünya 5’ten büyüktür” düzeni emin ve kararlı adımlarla yürürken.

Konvansiyonel ilişkilerin ötesinde bölgesel ve kıtalar aşırı düzen için işbirliğine giden Türkiye, Rusya, İran bölgelerinin ve çevrenin Atlantikçi kuşatmadan kurtulması için yeni stratejileri hayata geçiriyorlar. Bugün başlayan bakanlar düzeyindeki çalışmaları, Kasım’ın son haftasında Soçi’de bir araya gelecek olan Putin, Erdoğan ve Ruhani üçlüsünün ileri safhaya taşıması bekleniyor. Amerika’nın 27 yıldır tek güç olduğu dünyada kan ve zulümden başka birşey görmedik. Bu yüzden çok kutuplu, yani “Dünya 5’ten büyüktür” düzeni için üç liderin çabaları dünya tarihini yeniden yazmaya vesile olacaktır.

Amerika prestij kaybetti, güvenini yitirdi, Amerika Türkiye’yi kaybetmekle bölgeyi kaybetti. Geçen hafta gençlerle yaptığımız sohbette bir üniversite öğrencisi, “bu gidişle AB ile de papaz olacak ABD artık DAEŞ, YPG ve İsrail ile bölgesel ittifaklarını küresel ittifaka çevirebilirler!” dediğinde, ben de buna ilaveten, Stratejik desteğini Clausewitz’i de, Van Moltke’yi de, Mackinder’ı da aratmayan ve zekasıyla herkesi kendine hayran bıraktıran cehalet ve gaflarıyla ünlü siyaset bilimci Doç. Dr. Koray Çalışkan ya da Gaziantep Oto Garı çalışanı Abuzer dayıdan alabilir demiştim.

ABD için ne kadar da endişeliyiz!

Görüyorsunuz değil mi Sayın Kılıçdaroğlu?


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.