Organ bağış haftasını kutlarken bu hususta bizzat tanık olduğum ve organ (böbrek) nakli için iihtiiyaç içinde kıvranan bir arkadaşımla karşılaştım. Nerede ise bir hafta boyunca hep birlikte olduk. İki günde bir dört saat süren diyaliz makinesine bağlı kalıyordu. Adeta hayatı zehirlenmişti..

Yukarda bahse konu arkadaşım böbreklerinin iflas etmesinden dolayı iki defa organ nakli yapma imkânını bulmuştu. Ancak böbrekler beşer yıl ara ile iflas ettiğinden üçüncü bir defa daha organ nakli yapmak için çırpınıp durmaktadır. Tabii bu arkadaşım gibi belki binlerce hasta böbrek nakli için sıraya girmişlerdir.

Nakil ihtiyacını karşılamak için bir başka insanın böbreğine ihtiyaç vardır. Bu durumda hasta böbreği nereden ve nasıl temin edecektir. Ya bir yakını veya bir tanıdığının fedakârlığıyla bunu gerçekleştirebilir. Uzman doktorlar iki kişi arasındaki nakil işleminin yapılması uygundur raporu verse de doktorların verdiği raporun önüne ve adeta bu raporu yok sayan, sağlık müdürlüğüne bağlı “Etik” kurulu devreye girmektedir Bu kurul . bir böbreğini hastaya bağışlamak isteyen kişi hakkında inceleme yaparak acaba arada maddi bir bağ var mı şüphesiyle hareket ettiğinden böbreğini vermek isteyen insanlar hakkında olumsuz görüş bildirmesi halinde hastayı hayati bir mesele olan organ naklinden mahrum etmektedir.

Bu yanlışın bir an evvel düzeltilmesi ve hastaların lehine karar verilmesi insan hayatıyla alakalı olduğundan etik kurulunun ortadan kaldırılması halinde binlerce hasta sıhhat ve huzura kavuşacaktır . Uzman doktorların verdiği raporla amel edilmesi insanidir ve hukukidir.

Komşumuz İran da diyaliz hastası olmadığını işitiyoruz. Devlet böbreğini bir hastaya vermek isteyene bizzat bir miktar ödeme yaparak hem suiistimali önlemekte ve hem de hastaları rahata kavuşturmaktadır.

Böbrek nakil ihtiyacı olan hastalarla irtibata geçip onlardan bilgi alınması daha sağlıklı olacaktır.. Bilhassa hayati konular da büyük bir engel teşkil eden bürokrasi işlemlerinin ortadan kaldırılması ve İnsan hayatının bürokrasiye feda edilmemesini hastalar sabırsızlıkla beklemektedir .Bu hususta yapacağınız hizmet unutulmaz hizmetler arasında yerini alacaktır.

Saygılarımla


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSIZ 2017-11-06 00:27:52

Yazarımıza katılıyorum.Iran daki modeli bizde uygulamalıyız. Engelli birisi olarak Türkiye genelinde Engelli kaderarkadaslarimin bir sorununu gündeme getirmek istiyorum ilgililere duyurulur:Yonetmelikler değiştirilerek 2008 den önce %40 raporu olan bir engelli suan uygulamada olan yönetmeliğe göre bu oranı alamıyor en basiti 2004 de e vergi indirimiyle emekli olmus biri SSK şuan bir hastaneye kontrol için gönderebiliyor o engelli kişi yeni yönetmeliğe göre raporu alamayınca emekliliği iptal oluyor.o kişi dava açarak yasal hakkini alıyor çünkü raporu aldığı tarihteki yönetmelik geçerli. Bir başka konu şuan poliosekeli birisi değneksiz yürüyen biri %40 alamadığından engelli konumunda degil sağlam raporu da alamıyor bu konuda önerim 4.grup engelli olmalı buda hafif engelli statusu olmali buna göre değerlendirilmeli.