Beklenmedik ve olağanüstü büyük bir siyasi veya ekonomik kriz olmadığı sürece kesin olan şey; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da geçen hafta vurguladığı gibi “erken seçimin olmayacağı, tüm seçimlerin belirtilen tarihlerde yapılacağı” hususudur. Herkes hesabını buna göre yapsın! Ak Parti tarihi öneme sahip 2019 seçimleri öncesi özellikle 2018 yılını; “ekonomi, istihdam, AB ile ilişkileri düze çıkarma ve demokrasi alanında şahlanma ve reform yılı” olarak geçirip, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde 2019 yılına yüksek moral, güçlü bir halk desteği ile kötülüklere bulaşmamış taze kanlarla girmek istiyor.

SON NOKTAYI LİDERLER KOYACAK

Geçen gün basın mensuplarıyla yapılan toplantıda Sayın Bahçeli, “MHP 2019’da Cumhurbaşkanı adayı göstermeyecektir. Yenikapı ruhu ile genel seçimde ittifak olsun olmasın Sayın Erdoğan’ı destekleme kararı alır. Genel seçimlerde bir ittifak olursa bunun da yasal olması lazım gelir” diyerek Cumhurbaşkanlığı seçimindeki tartışmaları bitiren ancak genel seçimlerde ittifak arayışında olunduğunu belirten bir açıklamasıyla gündeme damgasını vurdu. Ak Parti, “MHP ile zaten 15 Temmuz sonrası bütün yerli ve milli unsurlarla olduğu gibi ülkenin birliği, bütünlüğü ve bekası konularında doğal bir ittifakları olduğunu, seçim ittifakının ise teknik ve ayrı bir konu olduğunu, ittifak konusunda kamuoyuyla bir fikir paylaşımı içerisine girmek için teknik bir hazırlığın bitmiş olması gerektiğini, en son noktanın da iki liderin bir araya gelmesiyle konacağını” ısrarla ifade ediyor. MHP seçim ittifakını “cumhur ittifakı” diyerek sürekli gündemde tutmaya çalışsa da anlaşılan o ki Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bunun teknik alt yapısı bitmeden konuşulmasından yana değil, “kimse sürece limon sıkmasın, liderler buna karar verecek” söylemiyle belli bir hazırlık olduğunu, bir formül arayışı içerisinde bulunulduğunu ve bunun şimdilik bir siyasi malzeme yapılmasının doğru olmayacağını net bir şekilde dile getiriyor.

ÜÇ HİLAL OLMAZSA TRAVMA YAŞANACAK

MHP seçmeni için partileri barajın altına düşse de yüzde yirmilere dayansa da en önemli sevgileri“üç hilal”amblemidir. MHP tabanı seçim pusulasında “üç hilali” görmeyince sandık başında muhtemelen travma yaşar. Bu yüzden Sayın Bahçeli ortak ittifakta MHP’nin “üç hilal” ambleminin pusulada olması gerektiğini ısrarla dile getiriyor. Ancak Ak Parti kulislerinde seçim ittifakında, özellikle “parlamento dışında olan rakip küçük partilere daha çok avantaj ve meclise girmelerine olanak sağlayacak” ortak çatı ancak ayrı amblem olması yerine Ak Parti amblemi altında MHP’ye makul bir sayıda seçilecek yerde milletvekili verilebileceği formülüne sıcak bakıldığı konuşuluyor. Yani açıkçası bir oyun dahi çok kıymetli olduğu, 50 artı 1’in baraj olduğu 2019 Cumhurbaşkanı seçiminde aday göstermeyip Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleyecek bir MHP’nin meclis dışı kalma riskini bertaraf etmek için bir ittifak formülü aranıyor ama bunun adı ne olacak ve nasıl olacak?

AK PARTİ KÜRT OYLARINI DENGEDE TUTACAK

Özellikle 7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasındaki farka, 16 Nisan referandumunda Ak Parti ve MHP’nin güçlü olduğu İstanbul, Ankara, Adana, Mersin gibi illerden gelen düşük oylara karşın, Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Doğu ve Güneydoğu’dan gelen oyların artmasının sonuca Ak Parti lehine etki ettiği, eşiği geçirttiği net bir şekilde görülecektir. Net olan husus şu ki “Cumhurbaşkanı Erdoğan MHP ile seçim ittifakına girebilme konusunda formül arayışında olmasına karşın Kürtlerin destek ve oyunu kaybetmemek için de hassas bir denge ve söylem ortaya koyacaktır. Çünkü tüm gelişmelere ve krizlere rağmen Ak Parti halen de Kürtlerin yüksek oranda oy ve destek verdiği bir partidir.” Ak Parti kurulduğu günden bu yana tüzüğünde halen de belirtilen “muhafazakâr demokrat” kimliğiyle, söylem ve yaklaşımlarıyla hep yükselmeyi bilmiş, halktan büyük teveccüh görmüştür. Özellikle 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası ülkenin bütünlüğü, birliği, güvenliği ve bekası konularında Ak Parti ile MHP arasında doğal ve faydalı bir ittifak oluşmuş olsa da son tahlilde her ikisi de tabanları ve kimlikleri farklı iki ayrı siyasi partidir. “Ne Ak Parti yüzde 10 bandında dolaşan MHP’leşebilir, ne de MHP yüzde 50 bandında dolaşan Ak Parti’leşebilir.”

İTTİFAK OLMAZSA DÜNYA DURMAYACAK

“Ak Parti, MHP ile teknik anlamda seçim ittifakı yapmazsa 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamaz, mecliste çoğunluğu yakalayamaz veya çok büyük risk alır” gibi peşin kabul, fobi veya dayatma; tüm seçimlerde hep birinci çıkmış ve halktan büyük teveccüh görmüş Ak Parti için sonun başlangıcı, çöküşün ilk adımları gibi tehlikeli bir peşin kabul olacaktır. “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’lı Ak Parti, hep zirveye, liderliğe oynamış, zor günlerin ve zor dağların adamı olmuştur.” Yeter ki Erdoğan meydanlara insin, halkla kucaklaşsın, Ak Parti kötü ve kötülüklerden arınarak iç çekişmelerle enerji ve güç kaybetmesin, Ak Parti teşkilatları ve milletvekilleri yük olmayı değil yük almayı daha layıkıyla bilsin. Tabi ki bu kelamlarımızdan MHP ile ittifak olmasın gibi bir sonuç çıkmasın. Olsun ama velev ki olmadığı zaman da Ak Parti için sonun başlangıcı olarak peşin kabul görmesin. Unutulmasın ki 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek başına “yüzde 51,80” gibi bir oy alıp, birinci turda seçilmeyi başarabilmişti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.