Önce milletimizin destanını, 15 Temmuz şehitler ve gaziler gününü kutluyorum.

“Ağlamadan

Dillerim dolaşmadan

Yumruğum çözülmeden gecenin karşısında

Şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı

Üzerime yüreğimden başka muska takmadan

Konuşmak istiyorum.”

Bugünkü yazımıza İsmet Özel’le başlamak istedim. Malum, 15 Temmuz’un yıl dönümü yaklaşıyor.

Çok duyguluyum, duygularım bendini yıkacak gibi şahlanmış…

Duygularım yer altı nehirleri gibi…

Zaman zaman dip dalga yapıyor bende. Bu hallerde nehrin akışına bırakıyorum kendimi. Üzerime yağmur yağmur dökülen anlatılmaz duyguların ağlamaklığı var içimde...

Umutlarımıza, özlemlerimize, düşlerimize ve rüyalarımıza giren şehitlerin hasreti sel oluyor bizlerde.

Sevdalarını, kutlu yeminlerini ve Allah’a verdikleri sözlerini yüreklerimizde taşıdığımız o kahramanların hasret gerdanı takılıdır boyunlarımızda. Bitmeyen ufuklara mahzun gözlerle bakıp yıkılmaz umutlarla hasretin devasını ararız onların dil ile anlatılmaz kahramanlıklarında…

Biliyoruz…

Müjdeci yarınlara sevinç gözyaşlarıyla çağlayacağız bir gün…

Büyük hedefimizdir şehadet bizim. Bu hedef uğruna cihadı kuşanırız. Davul zurnayla, güle oynaya asker uğurlamamız, koşar adımlarla din ve vatan savunmasına gitmemiz bu yüzden.

Kınalı başlarımız, kınalı ellerimiz bu yüzden…

Sonra…

Cemre olup düşeriz toprağa…

Su olup, pınar olup çağlarız yüreklerde…

Nefes olup dolarız ciğerlere. Uzun soluklarla koşarız doğumla ölüm arasında…

İçilmiş bir ant için…

Gerilmiş yay gibiyiz.

Baharı müjdeler gibi müjdeleriz zaferleri. Beklenen bir haberi almak için gideriz. Beraber güneşe yürürüz, beraber en kutsal yerine yükseliriz göğün, beraber kucaklaşırız ebediyetle…
“İman edip Salih ameller işleyenleri altından ırmaklar akan, içinde ebedi olarak kalacakları cennetlere sokacağız.” Vaadinin yılmaz süvarileriyiz.

Soy atlar gibiyiz…

Allah’a yönelmenin, O’na söz vermenin ve sözünde durmanın, özgür bir geleceğin gerçekleşme özlemidir şehadet…

Nur yüzlü sevdaları, umutları çağırır onlar. Güneş karanlığa doğar onlarla. Sancaklar dikerler kavgalarımızda, ne güzel ışımıştır sabah.

Onlar…

O nur yüzlü şafaklar, şehitler…

Gökteki yıldızlar gibidirler hiç sönmezler…

“Allah yolunda öldürülenlere sakın ölüler demeyin; hayır onlar diridirler ama siz farkında değilsiniz.”

Özlem bu…

Gözlerime bağdaş kurunca şehitler tarifsiz hasretin sağanağı yağar üzerimize. Yüreğime üşüşen sevda kuşları olurlar, ağlarım…

Hüzünler, hasretler büyür dağ gibi yüreğimde, yalnızlaşırım…

Sonsuzluğa susarım…

Onlar giderken deli dolu sevda oldular gönüllerimizde…

Sevdalarımızı, umutlarımızı ayaklandırdılar…

Koşarız, aynı namludaki kurşunlar gibi…

Gün gelir, sıramız gelir bizi de alır koynuna toprak…

Kucaklaşırız…

Sonra yepyeni, uçsuz bucaksız cenneti duyarız. Alabildiğine bir tül gibi sarar. Bir anne gibi kucaklar uzun bir hasretten sonra bizi. Biz bütünüyle onun o bütünüyle bizim olur. Henüz tatmamış olduğumuz lezzetlerin ikliminde dolaşır, yamaçlarında seyahat ederiz cennet bahçelerinin...

Yağmurun kurak topraklarla kucaklaşması gibi uzun bir aradan sonra kucaklaşırız sarmaş dolaş onlarla…

O yiğitler…

Yüreğimize üşüşen sevda türküleri gibi beste olduydular dillerimizde…

Hüzünler uçar gider o zaman. Alıp başını gider ayrılık. Bir gül açar gönüllerimizde, sevdalarımızda…

Seviniriz…

Umutlarımız kalkan olur ölüme ebedileşiriz…

Ölümsüzlüğü tatmak bu…

Ne yapsın ölüm bize.

Allah’ım…

Ayaklarımızı yolunda sabit kıl. Bu toprakları yurt edindik ebedi kıl bizi...

Aziz İslam’ın büyüleyici bahçesinde gönüllerimizi sabit kıl…

Ağızlarını eğip bükenleri, oynaşlarıyla başa kaldıklarında ‘O akılsız o ayak takımıyla sadece gönül eğlendiriyoruz, kafa buluyoruz’ diyenleri iyi biliyoruz artık.

Düşmanlarımıza karşı güç ver kuvvet ve bizlere.

Kılıçlarımızı keskinlik…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
haşim 2018-07-13 18:08:13

şehadet üzerine çok güzel bir deneme yazısı olmuş. kaleminize sağlık lokman hocam

Avatar
NIHAT ismuk 2018-07-14 15:54:55

Lokman bey
Yazilarinizi bekler ozler olduk yazilarinizin tiryakisi olduk gonullerimize hislerimize tercuman oluyorsunuz. Elinize gonlunuze saglik 25 temmuzu bu derece guzel anlatiminiz icin tekrar sagolun varolun.

Avatar
Aslı İrem 2018-07-15 11:28:50

kaleminize sağlık. lirik bir dille mükemmel bir anlatım. şehitlik ancak bu kadar güzel anlatılır