Ülkemizde örtü altında (Seralarda diye de okunabilir) 2017 yılında 7,2 milyon ton olan üretimin %94’ünü sebzeler ve %6’ını meyveler oluşturmaktadır…

Sera ürünlerinin pazar payının (Türkiye sebze üretiminin %25’i) her geçen gün artması bazı tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Bu tartışmalardan en önemlileri sera ürünlerinin insan sağlığına olan etkileri ve perakende fiyatlarının yüksek olmasıdır…

Ekonomik mi?..

Bu ürünler tamamen mevsim dışında veya turfanda olarak üretildiğinden perakende fiyatları normal mevsimdeki fiyatlarından 6-8 katı kadar daha yüksektir.  Sebzelerin mevsiminde tüketilmesi daha ekonomik bir davranış olacaktır. Örneğin domatesin 1 kg’ının perakende fiyatı yaz mevsiminde 1-2 TL iken şu mevsimde (Kışın) 5-6 TL’ye yükselmiştir. Havuç, turp vs. kışlık sebzenin ise üretim mevsimi olduğunda 1 kg’ının fiyatı 1-2 TL kadardır. Besin maddelerinin bazıları bakımından daha zengin olan mevsiminde üretilen sebzelerin  yerine yüksek perakende fiyatı olan sera sebzelerin tüketilmesi ile nasıl bir fayda beklenilmektedir?..

Sağlıklı üretim…

Sera ürünlerinin tüketiminin sağlıklı olup olmadığı sıkça tartışılmaktadır. Tartışmalar hormon kullanımı, tarımsal ilaçlar ve bitki beslemesinde kullanılan kimyasallar (gübreler vs) konusunda yoğunlaşmaktadır. Bu tartışmayı yapanların konunun uzmanı olmamaları da sorunu daha karmaşık hale getirmektedir.

-Hormon kullanımı: Geçmiş yıllarda sera üretiminde döllenmeye yardım amacıyla hormonlar yaygın olarak kullanılmıştır. Bu durum kamuoyunda sera ürünlerin tüketilmesinin sağlık üzerinde olumsuz etki yapabileceği iddia edilmişti. Ancak günümüzde bambus arılarının kullanımı hormon kullanımını oldukça azaltmıştır…

-Tarımsal ilaçlar: Aynı seralarda aynı ürünün (Ör. Domates) yıllarca yetiştirilmesi (monokültür) yoğun bir hastalık/zararlı sorununu ortaya çıkartmaktadır. Çözüm olarak sera üreticileri hastalık/zararlı mücadelede tarımsal ilaçları sıkça kullanmaktadır. Son yıllarda Gıda ve Tarım Bakanlığı elemanlarınca sera üreticilerine yönelik bitki koruma ürünlerinin (BKÜ) uygulanması eğitimin verilmesi, BKÜ’nün reçeteye bağlanması, uygulanması için belge istenmesi ve biyolojik mücadele yapan üreticilere destek verilmesi gibi tedbirler gereksiz ilaç kullanımını ve önemli bir kontrol sağlamıştır. Ayrıca, Bakanlığın hasat öncesinde seralarda, hasat sonrası paketleme birimlerinde ve perakende satış noktalarında (market vb.) sıkı denetimi tüketici sofrasına kadar gelen pestisit (tarımsal ilaç) kalıntıları önemli ölçüde azaltılmıştır…

-Bitki Beslemesinde Kullanılan Kimyasallar (Gübreler vd.): Seralarda monokültür ve birim alandan elde edilen yüksek verim nedeniyle yoğun bir bitki besin maddesi kullanılmaktadır. Bu besinlerin tüketilen kısımlarda birikmesi sonucu tüketenlerin sağlığını olumsuz etkileyeceği iddia edilebilir. Ancak bu iddiaların gerçekliği çok düşüktür…

Sağlıklı mı?..

Birçok tüketici ve bazı uzmanlar (!) sera sebzelerinin tüketiminin sağlık üzerine riski olduğu düşüncesindedir. Bu düşünceyi taşıyanların önemli yanlışlığı; sera sebzelerinin yeterli güneş ışığı, sıcaklık vs. eksikliğinden ortaya çıkan gelişme ve kalite sorunlarını (renk açıklığı gibi) hormon/tarımsal ilaç kullanımı ile izah etmeye çalışmalarıdır. Örneğin domates meyvelerinin yaz aylarında ki gibi aromalı ve kırmızı renkte meyveleri olması için günde 6 saat yoğun güneş ışığına maruz kalması gerekir. Bu şartlar olmadığında rengi daha açık, asitliği yüksek domatesle oluşmaktadır… Sera ürünlerin erken hasat edilmesi de kalite düşüklüğünün bir başka nedenidir…

Tüketicilerin mevsimindeki kalitede ürünleri sera ürünlerinden bekleyerek değerlendirme yapmaları doğru değildir. Yine geçmişte sera üretiminde yoğun girdi kullanımına bağlı hormon/ilaç kalıntısı sorununun günümüzde her üründe var olduğunu düşünmeleri de önyargılı bir yaklaşımdır. Tüketicilerin ürün kalitesi ve güvenliği konusunda hassas olmaları; ürünler ile ilgili laboratuvar sonuçlarını dikkate almaları gerekir…

Sonsöz: Ekonomik, sağlıklı ve kaliteli sebze tüketimi için mevsiminde taze sebze tüketmek en garantili yöntemdir… 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müh.Avni Toprak 2017-12-07 14:33:30

Kışın domates gibi sera ürünlerini istemeden de olsa tüketiyorduk. Yazı benim için aydınlatıcı oldu. Ben mevsiminde olan sebzeyi tüketmeye daha fazla önem vereceğim. Limon, muz gibi ürünlere değinilmemiş.

Avatar
Berkay Nohutcu 2017-12-07 20:43:52

İnsanlar hastalıklar gittikçe artıyor. Suni yiyeceklere bağlanıyor. Bu tür yazılar daha sık yazılmalı. Yazıda sera sebzelerinden yazın bulunan lezzeti bulamamamızı ilaç, hormon kullanımına değil çevresel şartlara bağlanmış. Sebzeler arasında fark varsa değinilmemiş.

Avatar
arzu karataş 2017-12-11 05:47:26

Guzel ve aydinlatici bir yazi, tesekkur ediyorum. Bu bilgiler icin. Okurken farkettim insanlar az bilgi sahibi oldugu icin on yargili oluyorlar.Hangi sebzede veya meyvede hangi uygulamalar yapiliyor ve nasil bir sakincasi olabiliyor bununla ilgili bir bilgilendirme gerekiyor.mesela kısin hiyara hormonlu diyorlar. Oysa serada partenokarp cesit kullaniliyor dollenme icin kullanilan hormona zaten gerek yok. Bunu bilseler oyle dusunmezler.